Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '20

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
37
 

Hatay Gezilecek Yer Önerileri

Hatay Gezi Rehberi

Akdeniz’in doğu şeridinde yer alan Hatay Şehri kardeşliğin ve birlikteliğin şehri olarak bilinir. Her bir köşesinde güzelliğini barındıran bu şehri gezmek için kendinize ayırdığınız her bir dakika insanın aklını almaya yetiyor ?? . Üç büyük dinin bir arada hoşgörü ile yaşadığı bu güzel şehrin gezilecek yerlerinin yanı sıra yemekleriyle de bizlere zengin sofralar sunuyor.

Hatay’ın bu güzelliklerinden bahsetmeden önce yapmanız gereken ilk ve önemli olansa planlama yapmaktır. Planlama yapıldığı takdirde Hatay’ın zengin tarihini ve kültürel dokusunu görerek bu şehri daha yakından tanımak pek mümkün.

Hatay’da Gezilecek Yerler

1. Hatay Arkeoloji Müzesi: Dünyanın en büyük ikinci mozaik koleksiyonu ve Türkiye’ninse en büyük mozaik müzesidir.2014 yılından beri ziyaretçilerine hizmet vermektedir. Paha biçilemez tarih eserlerinin yer aldığı bu müze Antakya ilçesinde bulunmaktadır. Girişte müze kartı geçerlidir.

2. Habib-i Neccar Camii: Anadolu’da inşa edilmiş ilk camii ve Hatay’ın en önemli dini yapılardan biridir. Sadece Müslümanlar için değil Hristiyanlar içinde oldukça önemli bir tarihi yapı niteliği taşımaktadır. Habib-i Neccar Camii Antakya ilçesinde yer almaktadır.

3. Aziz Simeon Manastırı: Samandağ’ı yolu üzerindeki bir tepe üzerine inşa edilen tarihi bir manastırdır. Oldukça eski olan bu yapı bütünlüğünü koruyamamış ve günümüze kalıntıları kalmış olsa da rüzgâr güllerinin eşlik ettiği eşsiz manzara hayran kalmamak pek mümkün değil. Aziz Simeon Manastırı Hatay-Antakya yolunun 19. km’sinde yer alır.

4. Pierre Kilisesi: Asi nehrin batısında Haç dağının eteklerine oyulmuş tarihi bir kilisedir. Katolik inancın dünyaya yayılmasında merkez olarak kabul edilen bu kilise Hristiyan âlemi için büyük önem taşımaktadır. St. Pierre Kilisesi Antakya ilçesinde bulunmaktadır. Girişler ücretlidir. Müze kartı geçerlidir.

5. Antakya Otel Müzesi: 

The Museum Hotel Antakya‘nın hikâyesi en az tarihi bir belge kadar destansı ve günümüzün çağdaş klasikleri kadar merak uyandırıcı. 2.300 yıllık geçmişi bağrında saklayan bu eşsiz yapı, dünün küllerinden yükseliyor ve insanlığın dünü, bugünü ve geleceğine yepyeni bir solukla hayat veriyor.

İlk buluntular öylesine ilginçti ki, koruma kurulu 2 aylık bir ön araştırma kapsamında 29 noktada elle kazı yapılmasına onay verdi. Kazılan bölgedeki hazineler gün yüzüne çıktıkça, Türkiye’de 1930’dan bu yana yapılan ilk sistematik kazı alanı olan bölge, 17.132 metrekareye kadar genişledi.

2010 yılı Mayıs ve Aralık ayları arasında 35 arkeolog, 120 hafriyat çalışanı, 3 kazı makinesi ve 10 kamyon gece gündüz çalışarak söz konusu alandan 100.000 metreküp toprak çıkartarak 21. yüzyılın en hayret verici buluntularından birine ulaştı.

2012 Temmuz ayına gelindiğinde, 312 parça güçlendirilmiş ve yalıtımı tamamlanmış betonarme duvar, inşaat alanı etrafında yerini almıştı bile. Artık inşaata başlanabilirdi. Takip eden yıllarda Eyfel Kulesi’nde kullanılanın yaklaşık 4 katı ağırlığında 20.000 ton inşaat çeliği, İstanbul bölgesinde yer alan, konunun uzmanı bir tesiste el kaynağıyla üretildi.

M.Ö. 300’den bugüne kalan bir duvara, 30.000 tarihi esere; dünyanın en büyük tek parça zemin mozaiğine, Roma hamamlarına ve 2. yüzyıldan kalan nefes kesici Pegasus tasvirine; şehrin en büyük sağlık merkezine ve ilk balo salonuna ve dünya ölçeğinde 5 seçkin restorana ev sahipliği yapan bu otelde; insanlık tarihinin düne, bugüne ve yarına ait öyküleri yeniden yazılıyor.

Müze olarak Türkiye’deki en garip ve sıra dışı müzelerden diyebiliriz :). Gidip görmenizi kesinlikle öneririm. Müze kartı da geçerlidir.

Kaynak : http://www.themuseumhotelantakya.com/

6. Titus Tüneli: Roma imparatoru Vespasian’ın sel baskınlardan korunmak amacıyla yaptırdığı tüneldir. Tamamen dağ içine oyulan bu tünel dönemin kalıntılarını oldukça korumaktadır. 7 metre de yüksekliği, 6 metre genişliği ve 1380 metre uzunluğu bulunan bu tünel gezmeye değer bir nokta. Titus Tüneli Samandağ ilçesi sınırları içerisinde yer alır.

7. Beşikli Mağara: Titus tüneline kadar gelmişken Beşikli mağaraya uğramadan dönmek olmazdı. ?? Tirtus Tüneli’nin hemen yakınında bulunan bu mağara gezmeye değer güzel bir adres.  Tamamen kaya üzerine oyularak yapılan tarihi bir mezarlıktır.

8. Eski Antakya Evleri: Dar ve ortasından su kanalları geçen sokaklarda bütün evler birbiri ardına inşa edilmiş. Her ne kadar klostrofobi hissi uyandırsa da sokaklarında avlu duvarlarının arkasına gizlenmiş şekilde kendine has dünyaya sahip olan evler antik kentin tüm karakteristik özelliklerini yansıtıyor. Yaklaşık olarak 350 adet olan bu evler ise Antakya ilçesinde yer almaktadır.

9. Vakıflı Köyü: Türkiye’nin geride kalan tek Ermeni köyüdür Vakıflı. Köyün bütün nüfusu Ermenilerden oluşmuş. Farklı din ve mezhepleri bir araya getiren bu köyde gelenekler de yüzyıllardır bozulmadan süregelmektedir. Hatay‘ın Samandağ ilçesine bağlı köye gelip defne ağaçlarının saldığı kokuyu içinize çekmelisiniz.

10. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi: Tarihi ve kültürel zenginliği yanında hoşgörü kenti Hatay doğal güzellikleriyle de önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde bulunan yaklaşık 10000 bitki türünün 3300 kadarı endemik, Hatay da ise 2000 den fazla tespit edilen bitki türünden 300 kadarı endemik bitkiden oluşuyor. Buna göre ülkemizde yetişen endemik bitkilerin %10 u Hatay’da yetişmektedir. Bu bölgede 2000den fazla tespit edilen bitki türlerinden birçoğunun tıbbi ve aromatik bitki olduğu saptanmıştır. Giriş bedavadır. Bence kesinlikle buradayı da 15 dakikanızı ayırarak görmelisiniz.

Kaynak : http://www.hatay.gov.tr/tibbi-ve-aromatik-bitkiler-muzesi

Ayrıca Antakya Merkezde çok güzel bir Türk Kilisesi  bir Sinegog bulunmakta sinegog ziyarete açık değil maalesef ancak kilise açık. Oraları da ziyaret etmenizi kesinlikle öneririm.

Bu şehirde gezilip görülecek, keşif edilmesi gereken daha o kadar çok yer var ki bahsettiğim kısım bilinen turizme kazandırılan yerler. Ünlü yapıları görmeden, tarih kokan eski Antakya evlerinin bulunduğu sokaklarda kaybolmadan, muhteşem plajlarında güneşi batırmadan dönmeyin!

Küçük olan bu şehirde hemen her yere yürüyebilirsiniz. Eğer yürümek size göre değilse de her yere ulaşım tek bir otobüs veya minibüsle sağlanıyor. Kişisel aracınız olmadığı durumlarda yakın ilçelere olan ulaşımda taksilerin tercih edildiğini söylemek mümkün.

Gezilip, görülecek yeri ve Türkiye’nin en iyi müzesi burada. Sadece müze de yok bu şehirde tünel, cami, kilise görebileceğiniz turistik açıdan göz doyurucu bir şehir. Halkının barış içinde yaşadığı kimsenin kimseye karışmağı, hemen herkesin aradığını bulabileceği bir şehri görmek için geç kalmayın.

Bir sorunuz olursa ve benimle iletişime geçmek isterseniz dilediğiniz zaman profilimdeki sosyal medya linkleri üzerinden iletişime geçebilirsiniz. 

Yazımı okuduğunuz için teşekkürler :).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 25
Kayıt tarihi
: 17.12.20
 
 

Merhaba, Ben Yarkın Güloğlu. Gezmeyi, insanlarla tanışmayı ve yeni hobiler edinmeyi çok seviyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster