Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '16

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
724
 

Hatay kurtuldu, yaşa varol Atatürk

Hatay kurtuldu, yaşa varol Atatürk
 

Bugün (23 Temmuz 1939) Cumhuriyetimiz askerlerinin Hatay'a barışçıl bir şekilde giriş günüdür. Bugün Hatay ili Türkiye Cumhuriyetine bağlandı. Bunu sağlayan Mustafa Kemal Atatürk'tür. 1930'lu yıllarda Hatay Fransa'ya bağlıydı. Aynı yıllar Hitler Faşizminin yükselme dönemiydi. Türkiye'nin batılı devletler açısından eski müttefiki Almanya ile ne yapacağı belli değildi. Bunu değerlendiren Atatürk çoğunluğu Türk olan Hatay'ın Türkiye'ye bağlanması için girişimde bulundu. Fransa da bir iyi niyet gösterisi olarak -aynı zamanda Almanya ve Türkiye'den korktuğu için- Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmasına razı oldu.
.
Biz Hataylılar, Mustafa Kemal Atatürk sayesinde Türk vatandaşı olduk. O olmasaydı, Hatay şimdi Suriye'nin bir parçası idi. Atatürk ömrünün son yılında, hastalığı ilerlemiş olmasına rağmen Adana'ya gidip ayakta durarak orduları denetlemiş ve Fransa'ya karşı bir gövde gösterisi yapmıştır. Hatay'a ismini Atatürk vermiştir. Türklerin Anadolu'da ve Hatay'da 1071 yılından çok önce geldiğini vurgulamak üzere "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz" demiştir.
 
Hataylılar Türkiye'ye bağlanmaktan çok mutlu olmalarına rağmen, verimli topraklara sahip olan bölgede toprak ağalığının devam ettirilmesi, zamanla çoğunluğun Demokrat Parti tarafına geçmesine neden oldu. Bugün oylar yaklaşık yarı yarıya bölünmüş durumdadır. Belediye Başkanı AKP'lidir.
 
Hatay'da Ermeniler, Rumlar (katolik ve Ortodoks kiliseleri) , Araplar, çok az sayıda Musevi, Kırıkhan köylerinde Kürtler, Afganistan göçmenleri, ve Türkler uyum içinde yaşarlar. Henüz hiçkimse onların aralarını bozmayı becerememiştir. Çünkü kökeni ne olursa olsun Hataylılar birbirlerine benzerler. Antakya'nın Uzun Çarşısı bin yıldan fazla süredir çalışır. Taş evleri 400-500 yıldır oradadır. İskenderun'un adı zaten Büyük İskender'den gelir. Harbiye'nin defne ağaçlarının tarihi Grek Mitolojisine dayanır.
 
Suriyelilerin 1. Dünya Savaşında ve daha sonra Türklere neler yaptıklarını herkes bilmez. Bir Suriyeli Arabın ağzından:"Türk askerleri gece sokaklarda yatardı. Biz kapıyı açar, en yakında uyuyan askerin boğazını keser, içeri kaçardık."
Bugün süren askerlerin boğazını kesme alışkanlığı oradan geliyor.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hatay Türkiye'ye bağlanmamış olsaydı siz şimdi Suriye vatandaşı mı olacaktınız?

Kerim Korkut 
 25.07.2016 19:54
Cevap :
Evet. Atatürk'ün girişimi olmasaydı. Şimdi Suriye vatandaşı idim. Belki de hiç olmayacaktım. Çünkü annem Anadolu'dan geldi. Aradan sınır geçtiği için annemle babam hiç tanışmayacaklardı.  26.07.2016 15:15
 

Mehmet bey, konuyu özetleyen nitelikli bir blog yazısı okudum, ancak boğaz kesme geleneği çok daha eski tarihsel döneme denk geliyor, yaşasın var olsun Atatürk, selamlar

Nizamettin BİBER 
 25.07.2016 10:14
Cevap :
Boğaz kesme konusunu bugünü vurgulamak üzere yazdım, kimlerle dans ettiğimiz daha iyi anlaşılsın diye. Darbe sırasında rütbesiz bir eri hırpalayanlardan dördünün Suriyeli olması ve bunlara vatandaşlık verilecek olması geçmişi bilen bir Antakyalı olarak içimi acıtıyor. Teşekkür ederim katkınız için. Selam ve saygılar.  25.07.2016 13:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 316
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 18896
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Antakya 1955 Doğumluyum. O.D.T.Ü. Mimarlık Fakültesi 1982 Mezunuyum. O zamandan beri firmalarda m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster