Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '06

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
437
 

Hatice sen ne güzel kızmışsın oysa...

Hatice sen ne güzel kızmışsın oysa...
 

Özür dileriz Hatice! Bizi affedebilecek misin?

Yıllar yılı seni, öz kardeşin Netice ile aldatmaktan hicap duymadığımız için. "Haticeyi bırak, Netice'ye bak." diyerek seninle kendi çapımızda alay ettiğimiz için. Garip hezeyanlar içinde Netice'den bir fenomen yaratıp, denizin bittiğini fark edemediğimiz için. Netice'ye iç güveysi gitmek uğruna, paraya pula tamah ettiğimiz için. Ve seni yüz üstü bırakıp, kardeşinle "Dimyat'a pirince" gittiğimiz için.

Söyle şimdi bize ; tüm bunlar için bizi affedebilecek misin?

Kiminanırdı ; Hatice bir gün karşımıza Dünya Kupasında çıkacak ve diyecek ki : "O idolünüz Netice'yi öyle bir sallayacağım ki, yeniden benim farkıma varacaksınız. Adıma yeniden methiyeler düzecek, ismimle sarhoş olacaksınız."

Hatice'nin sözünü tutması uzun sürmedi dostlar! Brezilya - Fransa maçını öyle bir salladı ki, Parreira'nın da, "kontrol futbolu" şakşakçılarının da dünyalarını başına yıktı. Deprembilimci Charles Richter'e selam olsun.

Eline dünya yıldızlarından bir buket tutuşturulan Parreira'nın koklamaktan bile imtina ederek, kupa başından beri kulübede soldurduğu yıldızları ne acıdır ki, kendisine yardım edemediler. 1-0'lık maçların baş aktörü Parreira, bu kez "hep yek" attığını fark ettiğinde dakikalar çoktan 80 olmuştu bile...

Peki ne oldu da, Netice'nin değil de Hatice'nin peşinden koşan kazandı bu sefer? Ne oldu da Fransızlar üç günlük arada "samba" öğreniverdiler? Cevap aslında basit. Oyunu iki yönlü oynayabilen kazandı. Güzel futbol oynamayı isteyen kazandı bu kez.

Maçtan önce, iki takımın da ataklarını orta sahada olgunlaştırdığını bilenler bu mücadeleyi kazanmak için sadece oyunu kontrol etmenin yetmeyeceğini de hesaplıyorlardı aslında. Mühim olan baskın orta sahalardan topu en verimli şekilde hücum bölgesine geçirmeyi düşünmekti. Bunu da "Zizou" ve arkadaşları başardı. Ronaldinho yapamaz mıydı sanki? "Kontrol futbolu" aşıklarına, Netice sevdalılarına böbürlenecek bir fırsat daha vermez miydi? Elbette yapabilirdi. Brezilya'nın olmayan forvetinin arkasında oynatılsaydı eğer. Ama orta sahanın ortasında oyunu çift taraflı oynamasını beklemek onu, bir "Lampard" bile yapmadı. Yapamazdı da... Ne Parreira'nın müthiş ön liberoları Vieira ile mücadele edebildiler, ne top cambazı dünya yıldızları yarı-tekaüt Zidane ile başa çıkabildiler.

Neticede; "önce gol yememeyi" düşünen taraf, "sürekli golü düşünen" taraf karşısında ezilirken, bir yandan da yazarın içinin yağları erdidi durdu tüm gece boyunca. "İyi mi oldu?" derseniz :

Şşşşt! Kimseler duymasın, ben zaten uzun zamandır Hatice'ye aşığım!

NOT : Bu yazı, "Arjantin, Hollanda, Fildişi ve Gana iyi futbol oynamaya çalıştılar da ne oldu? Şimdi hepsi evinde." diyen saygıdeğer Sven Goran Eriksson'a ve ülkemizdeki goygoycu tayfasına ithaf edilmiştir. Yazar, evine doğru giden yolda Sven'e başarılar diler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster