Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1705
 

Havaalanında kayıp eşya bulanların...!

Geçen pazar, bayramın son günü İzmir Adnan Menderes Havaalanı. Peder ve valide umreden gelmişler, karşıladık. Allah kabul etsin. Belki bize de nasip olur.
Eve geldik.. Fazla dinlenmek yok. Ne de olsa az sonra konu komşu, dost ve akrabalar gelecek peder valideden hayır duası alacak. Eeee onlara ikram etmek için de hurma ve zemzemleri hazıretmek lazım. Anne zemzem nerde, baba hurmayı nereye koydunuz. Eyvah o da ne? Hurmalar boy boy da zemzem yok. Turkuaz renkli bir poşet içinde bulunan zemzem ve 2-3 hediyelik seccade. Havaalanında bantın yanında unutulmuş. Hediyeleri boşver de zemzem nolacak? Ne diyecez gelen konu komşuya.

Gerçi ben su Allahın suyu dolduralım şu terkos suyundan dedimse de, ne mümkün dinletemedim. Peder valide tutturmuş: "Oğlum insanların duygularını istismar edemeyiz.."

Biliyorum başıma gelecekleri... Sarıldım telefona internetten bulduğum Adnan Menderes numarasını aramak için...
Alo orası havalaanımı ? Press nine for english... Buyrun danışma.. (Sakın danışma!)
- Hal mesele böyle efendim...
- Lütfen şu numarayı arayın
..0232... Hal mesele tekrar...
- sizi şu numaraya yönlendireyim ....
Bu şekilde yedi sekiz numara ile konuştuktan sonra bu şekilde misafirlere zemzem içiremeyeceğimi anladım.

Altı üstü 100 kilometre değil mi? Bastım gittim İzmir Adnan Menderes Havaalanına... İçeri girince TAV danışmada bir bayan... Hiç bir şey anlamaz ve hiç bir şey dinlemez ve her şeyi de bilir türünden.

Konuşurken: önce beni başından savmaya çalışıyor. Ben ısrar edince bir iki telefon ediyor. Konuşurken: "Burada bir bey var, şööyle diyo, , bööyle diyo...oha falan oluyorm yani.. " tarzında konuşuyor tam karşımda. Bana göz altından bakarak telefona: "Yani ne biliim bi türlü anlamıor ki byfendi" diyor. Ben "hanımefendi" diyorum "ben biraz kalın kafalıyımdır. zor anlarım" telefonu eliyle tutup "Sözümü kesmeyin beyfendi" diyor demesine de 45 dakikadır ordayım daha ne bir adım öte gidebildim ve ne de "Bant yanında unutulan bir poşetin" " NEREDE OLABİLECEĞİNİ" bilen bi havaalanı görevlisine rastladım.

Sonra kayıp eşya görevlisi geldi, siz biraz oturun dedi. Bir saat oturdum. Sonra da kusura bakmayın bulamadık. dediler. "Bulursak arayalım" derken "Hadi artık gitsen de bizde hiç bir zaman hiç bir şekilde hiç bir yerimizle yapmadığımız görevimize dönsek" der gibi idiler. Ben de ensemi kaşıya kaşıya geri döndüm.
Misafirlere ne mi ikram ettik? Bir akrabada 3 yıl öncesinden kalma zemzem vardı. Onu getirttik. Bayat mayat ama gerçekten zemzem.
Hoşçakalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biz 18 kisilik bir ekiple geldik Turkiye´ye. Kopenhag tan Istanbul aktarmali Ankara. Ankarada 1 kisinin valizi gelmedi. Sorduk ucaktan cikmadi. Bir sonraki ucakla gelir ediler, 3 sonraki ucakla hala gelmedi. Sorduk cevap suydu" bagaji dogru durust verdiyseniz kaybolmaz" yani kabahatli biz olduk. Sonra bagaj Kopenhagtan cikti. Eh biz vermeyi beceremedik ya ondan.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 22.10.2007 11:08
 

Bir iğne',bir araba,uçakta kaybetseniz,yada akılda sorsanız,Yardımseverlik zihniyetinden çok,memuriyetlik ve maaş olgusu içerisinde olanların kendini birşey sanması sonucu ne yazıkki sinirler bitiyor.Geçmiş olsun.Sonuçta anne-babanızın Umre'sini Allah kabul etsin...

yekruseha 
 19.10.2007 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2928
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

İstanbul Hukuk 1990 mezunu. Hukukçu. 1997 T.o.d.a.i yüksek lisans başlama yetkinliğine sahip.&n..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster