Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '19

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
99
 

Havadaki Mikroplastikler

Soluduğumuz havada bile artık mikroplastikler var!

Prof. Dr. Hamdi Temel
www.hamditemel.com.tr

Gün geçtikçe mikroplastik kirliliği artmakta ve çevremizi kirletmektedir.

Peki, bu mikroplastikler sağlımızı ne derece etkiler? Bu gün ki köşe yazımda biraz ondan bahsetmek istiyorum.

Okyanuslardaki ve denizlerdeki plastik kirlilik derin endişeler uyandırmakta ve okyanusta ve denizde yaşayan tüm canlıların yaralanmalarına ve ölümlerine neden olmaktadır.

Öncelikle mikroplastikler nedir? kısaca tanımlayalım. Mikroplastikler naylon giysilerden ve diğer sentetik tekstillerden elde edilen küçük liflerden oluşur. Ayrıca, doğal ortamda parçalanan daha büyük plastik parçalardan da gelebilirler. 5 milimetreden küçük plastik parçacıkların genellikle mikroplastik olduğu kabul edilmektedir. Bazı çalışmalar plastik parçacıkları 10 nanometre (veya 0.00001 milimetre) kadar küçük olarak tanımlamıştır.

Mikro plastiklerin 10 nm'yi bile geçmeye devam etmesi muhtemeldir. Plastikler biyolojik olarak parçalanamaz, bu yüzden muhtemelen sadece daha küçük parçalara parçalanmaya devam edeceklerdir.

Bu parçacıkların küçük olması çok büyük bir problemdir. Çünkü plastik parçacıkların boyutu ne kadar küçük olursa, biyolojik engelleri (hücre zarları gibi) geçmeleri ve doku hasarına neden olma olasılıkları o kadar fazladır.

Plastik veya sentetik tekstiller kirlendiğinde, fiziksel ve kimyasal olarak bozulmaya başlarlar. Güneş, rüzgâr, yağmur ve diğer doğal faktörler bu sürece katkıda bulunur.

Bu parçalanmış plastik parçacıklar yağmurla göllere, nehirlere, lağımlara, vb. süpürülür. Sonunda, mikro plastikler okyanuslara ve denizlere kadar gider.

Son yapılan çok ilginç bir çalışma ise, soluduğumuz havada bile mikroplastiklerin bulunması.

Mikroplastiklerin havaya girmesinin bir yolu da kıyafetlerimizden geçmesi. Kumaş lifleri sentetik kumaştan ayrıldığında havada mikro düzeyde asılı kalabiliyor ve böylece solunum ile bizlere geçebiliyor.

Evlerimizdeki sulardan da mikroplastikler sularımıza geçebiliyor.

 Örneğin…

Bir çamaşır makinesinde, her yıkamadan sonra kıyafetlerden küçük parçacıklar ayrılır. Bu parçacıklar, evimizin atık sularından çevremize geçiyor.

Bazı hijyen ve kozmetik ürünlerinden de (vücut yıkama gibi) evsel atık sulara karışabilir.

Problemimiz nedir?

Küçük boyutlarından dolayı, tüm mikro plastikler arıtma tesisleri tarafından yakalanıp temizlenemez. Bu şekilde, mikroplastikler her yere girecektir. Musluklarımızdan mikro plastikler akacaktır.

Mikroplastikler canlılara zarar verir mi?

Mikroplastiklerin gerçekten zararlı olup olmadığını kestirmek zor. Bu günümüz toplumundaki “bilinmeyenlerden” bir örnektir. Bu konuda araştırmalar ise hala çok sınırlı.

Bunun ile birlikte sağlımızı tehdit eden ipuçları ise şunlar olabilir.

Örneğin, mikro plastiklerin toksik kimyasalları emebileceği ve daha sonra bunları bir hayvanın sindirim sistemlerinde serbest bırakabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Bu tabii ki sağlığımız için kötü.

Potansiyel olarak toksik olan plastik nanopartiküllerin sindirim sırasında bağırsak duvarından geçebileceğine dair kanıtlar da vardır. Ancak kan akışına girip girmedikleri belli değildir.

Sinir bozucu başka bir çalışma, balıkların beyinlerine yerleştirilen nanoplastik parçacıkların davranışlarını etkilediğini de göstermiştir. Bununla birlikte, şu anda nanoplastiklerin insanlarda beyin dokusuna nüfuz ettiğini ve davranışları etkilediğini gösteren bir kanıt yoktur.

Mikroplastikler ile ilgili sağlık sorunları çok ciddi ve daha fazla araştırmaların yapılması gerekiyor.

Yararlandığım kaynak:

https://get-green-now.com/microplastics-health-guide/

 

jale kasap, Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Balıklar artık kanıtlandı Hocam bildiğin plastik...emeğinize sağlık

jale kasap 
 30.09.2019 21:22
Cevap :
haklısınız, bu konu ile de ilgili köşe yazım vardı  01.10.2019 10:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 188
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 176
Kayıt tarihi
: 12.12.13
 
 

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun'da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun'da tamamladı v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster