Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '14

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
685
 

Hay dilinizi eşek arısı soksun !

Hay dilinizi eşek arısı soksun !
 

 

“Sinem Hn, lütfen keşfulov tablosunun pirint autunu alır mısınız?”

“Pirintırın toner boksu boş Hamdi Bey! Zaten sabahtan beri de aypedimde data erör mesajları uçuşuyor!"

“Bana ne kızım senin ayından pedinden! Bord miiting pirezenteyşını da hazırla bireykten önce. Çok biziysen autsors edebilirsin.”

“Ayşe’den örcınt help isteyeyim diyorum da ne titaymı bitiyor ne de lançtaymı Hamdi Bey!”

“Çünkü pırayriti listin yok ve arkadaşlarını puş etmesini bilmiyorsun! Tugedır vi ar sutrong demedin mi?”

Nating vörks in e förm if tiimvörk dazınt bile dedim!”

“O ne dedi?”

Yemişim tiimvörkünü dedi.”

“Keserim ovırtaymını, görür gününü! Saat 14:00’te ool menecmınt sıkayfol ruumda toplansın. Kimseden eksqüuz filan istemiyorum.”

“Tamer beyin de şort miiting dimendi vardı.”

“Gelsin hemen. Bu arada, dünkü toplantının hard kopilerini bekliyorum.”

“Hamdi Bey biliyorsunuz, törd kuartırda personel absensleri nedeniyle ovırlood oldum. İşin vördingi dahi başlı başına taym hangri keys! Davn halim lütfen kafanızda kuesçın marklar yaratmasın!”

“Tamer Bey, keys bay keys gidelim lütfen! Siz riteyl markıt ekspekteyşınsını benden iyi bilirsiniz; ama nedense son projeyi hendıl etmekte zorlandınız. Ekibinizi liid edemiyor musunuz? Böylesine simpıl bir keysi aut of işu hale getirmek de greyt sakses yani.”

“Aslında, bizim tiimle yaptığımız deyli bireynsıtorminglerde herkes imidiıt şortıcıza ve först deliveri dedlaynına takılıyor!"

“Anlaşılan, falovaplarınızdan da beklediğiniz riekşını alamıyorsunuz! Neden genel bir ivent set edip de sistır deptlerin partisipeyşınını sağlamıyorsunuz?”

“Bunu bir kere denedik hatta pavırpoint sabmiti de yaptık. Korpıreyt esetlerimizin minimizeyşın çartlarını koydular masaya!”

“Siz bunları puroses ederken de apır levıla atlamada sıkecıl gerisine düştük! Çünkü işin yapılabilitesini biriflemiyorsunuz, diskas etmiyorsunuz!"

“Biz yine de her ihtimale karşı törd partiisi kol bek ettik!”

“Peki, kaçı esembıl oldu?”

“Şu anda fiidbekleri kılaynt bekgıraundlarına göre kompayl ediyoruz, yarın size pirezente edeceğiz.”

“Nasıl bir imoşınıl bond var aranızda? Sizin yaptığınız densing on ays. İnoveyşın adına hiçbir çelıncınız yok! Teskleri küuladınız mı?”

“Evet; ama henüz esayn edilmemiş dıraftlar var ve tüm enaunsmıntlarımıza rağmen piar fors etmiyor!"

“Tamer Bey, inlayn olamıyorsunuz ve sasteynıbilitiyi menıc edemiyorsunuz! Bu konuşmayı şimdilik holda alıyorum. End of mant rizaltını görmeden de diliit etmeyeceğim. Ayrıca, bu ayki ekspens voçırlarınızı da epruuvlamadım, haberiniz olsun. Purojekt taym şiitini Orçun Bey’e forvırd edin lütfen. Beni de bisisi yapın! Sinem Hanım, bana layt sütlü bir latte maçiato, litıl şugır lütfen.”

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selamlar, blogunuz harika ekleyecek söz yok. Bu konuşma türü sınıf atlama psikolojisi ile besleniyor. Bu tarzı, modernleşme, çağa ayak uydurma sanıyorlar. Peki ya anlı şanlı TV lerde "......start verdi" dendiği zaman ne hissediyorsunuz. Sevgi ve selamlar,

Bülent Selen 
 19.11.2014 21:25
Cevap :
Kesinlikle öyle! İlk uygulayıcısı da Ajda Pekkan'dır! Siyah beyaz TV zamanında Aziz Üstel'in bir programında izlemiştim ve kullandığı her iki kelimeden biri İngilizceydi. Böyle konuşan halkın TV'si de "Start verdi. Finish'e geldi." der tabii:( Teşekkürler Bülent Bey, sevgiler.  21.11.2014 8:10
 

Benim data error verdi Ata Bey. Resetlemek lazım sanırım.İyi ki emekli olmuşum yoksa her gün böyle konuşmak da vardı hele de garibim sigortalılara! Adam çıkıp gelmiş tekel deposundan ayağının, üstünün başının kaplandığı tütün tozuyla. Ben adama diyorum ki ''error var senin dosyanda!'' Küt kafama bir balya! :)))Bak Newyorklu nasıl anlamış hepsini harfi harfine. Nerde bizde öyle? Selam ve sevgiyle...

Ay Şen 
 13.11.2014 4:31
Cevap :
E bir de format atın bari:) Elin adamı kültürüne, diline, ülkesine nasıl bağlı; bizde ise sadece çıkar ilişkisiyle beslenen çakma yaşam formları hakim! O insan için tabii ki ne ülkesi ne de dili önemlidir! Batı'nın iyi yanlarına değil, kötü yanlarına özenilir! Chicago'da montunun kolunda Türk bayrağı olan bir Abraham göremezsiniz, ama Ankara'da çantasının üzerinde ABD bayrağı çıkartması olan bir İbrahim görebilirsiniz! 700 yıllık Büyük Türk Ulusu 250 yıllık ABD'ye özenir. Haklıdır da; ancak kendi ülkesini ABD kadar güçlü yapmakla değil, o kültür ve dille kendi ülkesini sıvamakla ilgilidir!! Düzelir mi, düzelmez! Teşekkürler Ayşen Hn, sevgiler.  13.11.2014 6:35
 

Türkçe güme mi gidiyor hiç bir şey anlayamadım Sayın Yazarım.Dünyaya geç mi geldik hızına yetişemiyoruz,yoksa yabancılaşıyor muyuz? Selam ve sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 09.11.2014 9:29
Cevap :
Tabii ki bir İngiliz ya da Amerikalı kendi dillerinde konuşurken aralara Türkçe kelimeler serpiştirmiyorlar! Bu bize has bir Batı özentiliği. Yabancı kelimeler hızla yerleşiyor Türkçemize ve ben umudumu yitirdim Şennur Hn:( Teşekkürler, sevgiler.  10.11.2014 12:48
 

Merhabalar Atabey! Bilgisayarla ilk tanıştığım 1994 yılındaki işletim sisteminin adı 'DOS' idi. Tüm komutlar ve işletim sisteminin tamamı İngilizce idi. Tam Türkçe karşılıkları olmayan bazı komutları maalesef bizler de ancak Türkçe'ye uygun bir okunuşla telaffuz ediyorduk. Ama sizin yazınızda geçen komut ve terimler kadar zengin bir telaffuz değildi. Bu yanlışlık ya da eksikliği teknolojiyi ülkeye transfer eden yetkililerin hatası olarak kabul ediyorum. Ben bu durumu yersiz özentiler sonucu oluşan bir durum olarak değerlendiriyorum. Sizin de yazı başlığınız gibi ben de "Hay dilinizi eşek arısı soksun !" diyerek bu güzel ve yararlı paylaşımınız için sizi kutluyorum. İnternete girme fırsatını bulunca sayfanızı ziyaret ettim. Çünkü henüz kendime ait bir internet bağlantım yok. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 06.11.2014 15:43
Cevap :
Artık uzun sürelerle kaybolmanıza alıştık dostum:( Sağlığınız, keyfiniz yerinde olsun da… İtiraf etmeliyim ki ben DOS’u severdim. Seksenli yılların sonunda da 16 bit Windows 1.0 ile tanıştı Türkiye. Excel’den önce hesap tabloları “Multiplan”le yapılırdı. 10 MB hard disk’e yüzlerce dolar, 50 MB optik disk’e 3000 dolar verdiğimiz günlerdi. Şimdi 16 GB flash belleği 25 liraya alıp cebimizde taşıyoruz:) Zamanında önlemi alınsaydı önlenebilir miydi bu durum, doğru karşılıklarla belki. “CD” ye kim “Tekerçalar” der !! Teşekkürler dostum, sevgiler.  08.11.2014 16:50
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8314
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1118
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster