Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
679
 

Hayâl kırıklıkları

Hayâl kırıklıkları
 

Hayâl kırıklıkları; yaşamın bizimle oynadığı - canımızı büyük oyunlarına göre daha az yakan - küçük, tatsız oyunlardır. Hepimizin başına gelmiştir bu tatsız oyunlar. Benim yaşamımda da böyle küçük çaplı pek çok hayâl kırıklığı vardır.

Yıllar önce Manyas Kuş Cenneti'ne gittiğimde toplam 10 kuş bile göremeyince çok hayâl kırıklığına uğramıştım. Bizim sitenin ağaçları üstünde bile oradakinden çok kuş vardı. Dürbünle bir çift kuş kanadı görmek için ne çok çaba sarfetmiştik.

Geçen ay ailecek gittiğimiz, Antalya'nın en eski, en ünlü lokantalarından birinde; içtiğimiz çorba ve salata da dahil, diğer yemeklerde uğradığımız hayâl kırıklığının üstüne ödediğimiz hesap da tuz biber ekmişti. Oysa dün, Antalya - Alanya yolunun üstündeki bir Karadeniz Ekmek Fırını'nda yediğimiz güveçte kuru fasulye son yıllarda yediğimiz en güzel fasulyelerdendi.

Eleştirilerden etkilenmemek adına sadece konusunu ve oyuncularını bildiğiniz bir filme gittiğimizde de hayâl kırıklığı bizi bekliyor olabilir. Kevin Costner'in ' Su Dünyası' filmine ' Acaba 2. yarıda güzel bir sahne var mıdır? ' düşüncesiyle katlanmış ' Film bir an önce bitse de kendimi dışarı atsam ' diye karabasanlarımı başımdan kovalamıştım.

Cumartesi akşamı yaşadığım hayâl kırıklığı ise, geçmişte yaşadıklarımdan daha beter sıktı canımı.

11. Antalya Uluslararası Piyano Festivali kapsamında sahne almak üzere şehrimizde olacaktı Igudesman & Joo ikilisi. Üç hafta önceden biletlerimizi almıştım, ki o kadar erken almama rağmen arkadan 5. sıradaydı biletlerimiz. Sanat adına çok güzel bir durum olduğu inkâr edilemez.

Klasik Batı Müziği'nin Kavuklu ve Pişekâr'ıydı benim için bu müthiş ikili. Koreli Piyanist Hyung-ki Joo piyanosuyla, Rus keman sanatçısı Aleksey Igudesman da kemanıyla klasik müziğin başyapıtlarını mizahla ustaca birleştirerek yapıyorlardı gösterilerini. Bu ikili 12 yaşında Yehudi Menuhin'in okulunda tanışmışlar. Ne güzel bir dostluk! Gösterilerinin adı da Mozart'ın ' Eine kleine nachtmusik - Küçük bir gece müziği ' ne gönderme yaptıkları ' A little nightmare music - Küçük bir karabasan müziği ' ydi.

Biletleri üç hafta önceden aldığım için bir aksilik olmasın diye dua ediyordum bir yandan. Igudesman & Joo ikilisinin internetteki - neredeyse - bütün gösterilerini zaten seyretmiştim. Ama takdir edersiniz ki canlı olarak seyretmek bambaşka bir zevktir. Bir tiyatro oyununu televizyonda seyretmekle sahnede seyretmenin arasındaki farkı bilirsiniz. Alkış ve kahkaha sesleriyle çınlayan bir salonda, yüzlerce kişinin yarattığı o olağanüstü sinerjiyi hiçbir şeye değişmem doğrusu.

Cumartesi akşamı geldi çattı, seyirciler arasındaki yerimizi aldık. Ve işte son zamanlarda yaşadığım en büyük hayâl kırıklığını haber veren anons; Piyanist Hyung-ki Joo'nun son anda hastalanması üzerine, keman sanatçısı Aleksey Igudesman gösteriyi geçici olarak kendisine eşlik eden Sabina Hasanova ile yapacaktır.

Doğru bir benzetme olur mu, bilmiyorum ama; Metin Akpınar - Zeki Alasya ikilisini seyretmek için gittiğiniz oyunda ikisinden birinin sahne alamayacağı anons ediliyor. Oysa siz oraya o ikilinin ustaca paslaşmalarını seyretmek için gitmişsinizdir. Tadınız kaçmaz mı böyle bir durumda, kaçar tabii, benim tadım da kaçtı. Doğrusu Igudesman kemanı konuşturan, konuşturmakla kalmayıp kemanıyla horultular, araba sesleri bile çıkartan, espri anlayışı müthiş bir virtüözdü. Gösterisini ingilizce olarak sundu. Tabii bu sunumun çok az bir bölümünü çevirdi Hasanova ve ingilizce bilmeyenler için üzücü bir durumdu bu. Hasanova'nın çeviri yaptığı anlarda da en sevimli haliyle Türkçe sözcükler söyledi Igudesman.

Ve fakat! Pişekâr'sız Kavuklu seyretmeye şartlanmamıştım ki ben. Hep eksiklik duygusuyla seyrettim gösteriyi. Gösteri güzel miydi peki, çok güzeldi. Ama eksikti işte! Keşke bir filmi seyretmeye giderken yaptığım gibi hiçbir şey bilmeden gitseydim; yani internetteki gösterilerini hiç seyretmeden. O zaman hayâl kırıklığım bu denli üzücü olmazdı.

Kendim için bu olaydan çıkaracağım kıssadan hisse ise şudur; ' Aksilik olabilir ' hesapları yaparken sanatçıların da hasta olabileceği gerçeğini unutmamalıymışım! İşte o zaman hayâl kırıklığı diye bir durum söz konusu olmazdı.

Not; Yorum bölümünde vereceğim linki seyretmenizi diliyorum

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayal kırıklıklarımız hep bu kadarla kalsa keşke:) İnsanoğlu işte, bak şimdi tezata ; Koskoca piyano festivalinde sadece Andante Gecesinde, "Muhittin Dürrüoğlu ve Borusan Yaylı Çalgıları"nı izleme olanağı buldum...Yenimahalle Semt Evinde ve ücretsiz üstelik...Benden mutlusu yoktu:) Ha...Linki izledim, bayıldııımm:)) Sevgilerimle...

fatma iyibilgin 
 11.12.2010 14:34
Cevap :
Fatmacığım, bugün ne oldu biliyor musun?:) Cep telefonumdaki mesajları siliyordum. Bilirsin, sayısız yerden mesaj gelir telefonlarımıza. Çoğunu okumuyorum bile inan. Biletix yazan mesajı silmeden önce açıp okudum ve bingo! Joo konsere katılamayacak, biletlerinizi ayın 4'üne kadar iade edebilirsiniz yazıyordu:) Hoş, gününde okusam da iade etmezdim merakımdan:) Sen de çok şanslıymışsın:) Sevgilerimle...  13.12.2010 15:31
 

Hayal kırıklıkları da yaşamımızın bir parçası sevgili Tülin. Üzülme, seneye tekrar geleceklermiş. Hadi asma yüzünü, biraz tebessüm:))

Melek Koç 
 09.12.2010 18:34
Cevap :
Hayâl kırıklıklarımı o anda derin yaşıyorum ama, kolayca da atlatıyorum sevgili Melek:) Kısmetse seneye tabii:) Sevgilerimle...  10.12.2010 0:14
 

Sevgili Aksoy, öyle içtenlikle anlatmışsınız ki... Bir öykü okur gibi okudum yazdıklarınızı. Sonu benim "tuhaf öyküler" gibi olmuş. Üzülmedim desem yalan olacak, üzüldüm desem o da yalan olacak... En iyisi "çok da üzülmedim" demekti.:-) Evet çok da üzülmedim, çünkü siz (eminim) mutlu olacak bir şeyler bulmuşsunuzdur... Yanılıyor muyum? :-) Sevgi ve saygılarımla...

Haluk Seki 
 08.12.2010 21:22
Cevap :
En doğrusunu yazmışsınız Haluk bey:) Elbette mutlu olacak şeyler buldum. İnternetteki gösterilerini ailecek seyrettik çünkü:) Beni az çok tanıyorsunuz; insanların öyle onmaz dertleri varken böyle bir hayâl kırıklığını yazmış olmam, okuyanları bir parça da olsa gülümsetebilmek içindir:) Yıllar önce harika bir kitap okumuştum. Orada şöyle bir cümle vardı; bir çift yeni ayakkabı alamadım diye üzülüyordum, tek bacaklı bir adam gördüm...Saygı ve selamlarımla sevgili Seki...  08.12.2010 22:08
 

Konu ne olursa olsun, beklenti içinde olmak, her türlü hayal kırıklığını da beraberinde getiriyor maalesef. Ancak siz yaşadığnız olayda beklenti içinde değil, olması gerekeni görmek istemişsiniz sadece :) Kıssadan hisse, devamlı anda yaşayap, ileriye dönük hiç bir beklenti ve düşünce içinde olmayacağız... ve sonuç ne olursa olsun hayal kırıklığı yaşamayıp, mutlu olacağız diye bağlıyor bu güzel yazı için teşkkürlerimi sunuyorum. Saygı ve sevgilerimle...

A.Nilgün Aktaş 
 07.12.2010 12:19
Cevap :
Sevgili Nilgün, hayâl kırıklığımın acısını çıkarmak için en sevdiğim gösterilerini üstüste seyrettim bu yazımdan sonra:) Mutlu olmak da kolaydır benim için:) Bu olaya çok üzülüşümün nedeni yılda bir kez düzenlenen bir etkinliğin içinde olmasıydı. Kısmet, seneye inşallah:) Sevgilerimle...  07.12.2010 14:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2176
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster