Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
758
 

Hay yam yam...!

Hay yam yam...!
 

Sevgili Erkin Koray'ın (Erkin baba); bir dönemler, hangi albümünde olduğunu hatırlayamadığım bir şarkısıydı... Hay yam yam...O dönemlerde pek bir anlamsız geliyordu bana. Kendi kendime, '' Yau bu Erkin Baba'da kafayı yedi galiba böyle de şarkı mı olurmuş ?...'' derdim ama, Sevgili Erkin babamızın; o dönemin yamyamlığına sığınan kişileri anlatmaya çalıştığını anlayamıyorduk...O dönemlerden kastettiğim, benim de sabi sübyan olduğum dönemler yani...Ufacık bir çocuğa; ''...Hay yam yam...'' şarkısını dinletirseniz, pek tabiiki anlamaz...Ve hatta geceleri rüyalarımıza yamyam kabileleri bile girerdi.
- Heeey kuzucuğuuum, gel bakiiim bak, sana ne vereceeem..Hihohohohaaa....Tabi bu arada fonda çatılmış odunların üzerinde duran ve fokur fokur kaynamakta olan kazanı da unutmamak lazım...! Kara kara adamlar ellerinde satıra benzer pala bıçaklarıyla, yüzlerine sürmüş oldukları boyalarıyla, hiç bir küçük çocuğun rüyasına girmemesi gereken bir durum yani...Ha girerse de; TV ekranlarında uygulamaya başladığımız akıllı işaretler varya ? (Şiddet içermektedir felan filan gibi...) O dönemlerde henüz yoktu. Olsaydı da pek bir şey değişmezdi aslında..! Düşünmek bile uçuk geliyor ki; rüyalarda, Allah muhafaza...(Tıktıktık taşlara duvarlara...)
Neyse efendim; bizim asıl meselemiz de, yamyamlar ve yamyam şahsiyetler...Şu iki üç gündür kamuoyunda sıkça bahsi edilen Özgür Dengiz isimli yerli Hannibal...Neden yerli Hannibal ? dünyayı takip edebilmemiz için, yeniliklerden uzaklaşmamak adına, ''Bakııın bizim de var, biz de yaptık, bizim onlardan ne eksiğimiz var ki ?...'' tarzı gündemi, hatta dünya gündemini takip ediyoruz ya...!!! İşte onun için. Bir dönem sinema salonlarını doldurup; Dr.Hannibal Smith'i ve onun tekniklerini, midelerimiz yerinden kalkarak böööeeaaa vaziyetlerinde, izlerkene yanımızdaki arkadaşımıza sarılmakla sıkmak arasında kaldığımız, filmin sonunda salonu terkederken de, etrafımızdaki insanların hangileri semizlik ? Kimin eti daha lezzetlidir tarzı bakışmalarımız ve hatta (KESİŞME)lerimiz olmuştu ? Hatırlayınız...Daha sonraki günlerde ve geceleri rüyalarımızda bile tırsak bir ifade içine girmemişmiydik ? '' Ulan şu karşıdan gelen herif hiç de tekin birine benzemiyor valla Hannibalvari bakıyoooo...'' ya da, '' Ahanda, arkamdan bir ayak sesi geliyor yoksa ? Yoksa ? Aman Allahım beni de yiyecekler galibaaa..? '' tarzında paranoyak bir dönemden geçmiştik...İşte o günler, yeniden efsaneler !!! gibi döndü..! Allah hepimizi ÖZGÜR ! dolaşan DENGİZ'lerden korusun diyorum...
Adam o kadar soğukkanlı biçimde anlatmış ki; ''...öldürmeyi sürdürebilirdim. Çünkü; insan etini yiyince, her zaman öldürerek yemeye karar vermiştim...'' Bu nasıl bir psikolojidir ? Bu kişinin; bu raddeye kadar gelmesinde, ne gibi bir faktör ya da faktörler rol oynamıştır ? Bebekken çok mu aç kalmıştır ? Orasını şu an için bilemeyiz ama, Dr.Hannibal Smith tarzı senaryolar üretilmeye devam ettikçe, yamyamlık kaçınılmaz bir yaşam şekline dönebilir...
Yamyam baba; oğlunu yanına alıp, ormana avlanmaya gitmiş. Oğlu bir ara yanına gelip,
- Baba babaaa, şu göl kenarında bir genç kadın var...demiş. Baba oğul çalıların arasından genç kadına bakarlarken, yamyam junior;
- Hadi baba onu eve götürüp yiyelim demiş. Babası ise;
- Hayır evlat, onu eve götürüp ananı yiyelim...Demiş...Bu pazar gününe hafif bir yamyamlık katar mı ? Bu fıkra bilemem ama, yamyamlık iyi bişey değil sevgili dostlar...(Hanııım kürdanımı gördün müüü ?)
...Abla valla arkadan itiyorlar yaaa..! Sibel Can; Mersin'de konser vermeye gitmiş. Ama, konser alanına doluşmuş olan insanların arasında ise; fırsattan istifade etmeye çalışan tacizci, sapkın ruhlu kişiler de varmış ve oraya sırf konseri izlemeye gelen genç kızlara ya da kadınlara elle, sözle vb.vb. şekliyle tacizlerde bulunmuşlar...Şimdi; bu durum karşısında, o zihniyetle oraya doluşan bu sapkın kişileri aslında, Özgür Dengiz isimli yerli malı yurdun malı Hannibal'a teslim etmeyi öneriyorum..! (Hehehe gel bakiim buraya, sen o kızın poposuna hangi elinle tacizde bulundun ? Göstert bakiim, tadı güzelmiymiş o eliniiin ?...Hammmm...)
Teoman fena dağıttı...Antalya'nın Kemer ilçesinde bir disco'ya arkadaşlarıyla beraber eğlenmeye !!!!(Bu nasıl bir eğlenceyse ?) giden şarkıcı Teoman, Turist bir rus kızıyla dans !!! ederken resmen pistte sevişmiş...Ve bunun adına dağıtma deniliyor...Dağıtma öyle olmaz ki ! Dağıtma denilen fiil, onu bu ülkeye mal eden kişilerin (Hayran kitlesi..) onun aslında; kendilerine İdol olarak alınacak, yaptığı hareketleri ile topluma mesajlar verecek, bu toplumun malı olmuş kişilerin ahlak, karakter, değer yargıları ile nasıl bir İNSAN olması gerektiğini ona verecekleri DEĞER ile anlatmalı kiiii o zaman bakın bakalım dağıtma öyle oluyormuymuş ??? Her zaman elinde sigarasıyla ve hatta sarhoş bir şekilde dolaşan bu şarkıcı kardeşimiz, bu topluma XXL gelmekte...Sanatçı, herkes olabilir. Ama; herkes, sanatçı olamaz.!!! çünkü; sanat, sanat için vardır. Sanatçı toplum için vardır...(Sevgili Müslüm Baba, bu gün benim doğum günüm'ü söyledi ama, Teoman'ı dağıttı bence...evet evet aynen öyle olduğu kanaatindeyim...)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Emek vererek bir yazı oluşturmuşsunuz, hiç şüphesiz çabalarınıza saygım vardır ancak ne yazık ki, yazının giriş kısmındaki argümanı yanlış bir eksene oturtmuşsunuz. *Erkin Baba benim özel hayranlık duyduğum (Cem Karaca ile birlikte) bir sanatçıdır. Hatta okul yıllarında tüm defterlerim onun fotoğrafları ile kaplıydı. Hem de lise değil ünv.son sınıftan bahsediyorum.**Hay-yam yam, Erkin Baba'nın 1989 yılında çıkardığı bir albümdür ve albüme adını veren Hay-yam yam adlı o meşhur şarkısı, İranlı şair ve matematikçi Ömer HAYYAM'ın ismine ithafen Hay-yamyam dır. Kaldı ki zaten şarkının sözleri de, Hayyam'ın dünyaca ünlü rubailerinden alıntıdır. Kusura bakmayın ama başka konularda değil ancak konu Erkin Baba ya da Cem Karaca olunca akan sular durur. Hoşgörünüz için teşekkürler.Saygılarımla

Baver Ergun 
 18.09.2007 1:23
Cevap :
Sayın Baver ERGUN; Yazmış olduğum bloğuma, cevaben göndermiş olduğunuz yorumunuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Bu arada; en az sizin kadar olmasa da ben de, Rahmetli Cem KARACA ile Allah sağlık ve sıhhat dolu uzun ömürler vermesini istediğim Erkin KORAY'ın hayranı bir jenerasyondanım...Sevgili Erkin Baba'mızın; bu şarkısının, bir albüm ismi olduğunu zat-ı alinizden öğrenmekle, memnuniyetimi de belirtmek istiyorum. Lakin sizin hassasiyetinize saygı duyaraktan, başta bahsetmiş olduğunuz yanlış eksen'e pek katılamayacağım, orada ifade etmeye çalıştığımın '' O dönemin insanlarının Yamyamlıklarıydı...'' sözünü dayandırmış olduğum şey ise; şarkının son dörtlüğünde bahsi geçenlerdi... '' Varlık yokluk derdini şu kafandan sil, Bırak densiz işleride kendini bil, Gerin şöyle bir güzel oh derin nefes al, Kaç nefes alacağın var ya hiç belli değil, Hay yamyamyamyam...(insanlara verilen öğüt)bütün anlatmaya çalıştığım budur. Tekrar, ilgi ve hatırlatmanız için teşekkür ediyorum, saygılarımla...  18.09.2007 21:02
 

BU TİKSİNDİRİCİ, KORKUNÇ OLAYI BU KADAR ESPİRİLİ VE EĞLENCELİ BİR ŞEKİLDE ANLATABİLEN BİRİ DAHA VARMI ACABA..
ACABA GERÇEKTEN DE HAYATA BU DENLİ ESPİRİLİ VE POZİTİF Mİ YAKLAŞMAK GEREKİYOR?

A. Küçüksahin 
 17.09.2007 14:41
Cevap :
Sayın Küçükşahin; insan hayatını herdaim etkileyen durum ve olaylar karşısında, büyüklerimizden öğrendiğimiz bir şey vardır, '' Güleriz, ağlanacak halimize...'' demişlerdir ya ? En az sizler kadar; bende tasvip etmediğim böylesi durumlara karşı, büyüklerimizin sözüne sadık kalmak adına bu tarz olaylara parmak basmak istedim...Ayrıca ilginize teşekkürler...  17.09.2007 20:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 2865
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Ankara Doğumluyum... Yazı yazmayı, çizmeyi, okumayı, izlemeyi, dinlemeyi, vb...vb... seviyorum. Bodr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster