Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1566
 

Hayal dediğin kağıttan bir gemi

Hayal dediğin kağıttan bir gemi
 

Ünlü yazar Ursula LeGuin'e göre çocukluk 30 yaşında bitermiş. En azından onda o şekilde olmuş. Çocukluğun bitişini kutlanacak bir durum olarak anlattığını hatırlıyorum. Yapamayacağın şeylerin peşinden koşmayı bırakmak, kendini daha iyi tanımak, özgür olmak ve güçlü olmak gibi açılımları vardı. Elbette ki bu 30 yaş durumu göreceli bir kavram. Kimilerinin ömür boyu bu ruh halinden çıkamadığını düşünüyorum. Ben Le Guin'in sözlerini olduğumda daha 30 yaşıma çok vardı ve anlattığı dünyadan o kadar etkilenmiştim ki, 18 olduğunda aniden büyüyeceğini düşünen çocuklar gibi heyecanlanmıştım. Büyümek istiyordum ve büyüyemiyor olmanın sıkıntısını hissediyordum.

O sözleri okuduğum çok oldu, hala 30 değilim fakat bir kaç gün içinde 30'a tam bir yıl kalmış olacak. Eğer her seneyi yarış pistinde bir tura benzetirsek bu -ara hedefte diyelim hadi- son turu koşmaya hazırlanırken yavaş yavaş o büyüme etkisini hissetmeye başladım.

Artık hayal kurmayı neredeyse tamamen bıraktım. Çocukken çok hayal kurardım, özellikle de yatağa yattığım zamanlar. Benim için o dünya çok renkli ve zengin bir dünyaydı. Kimlerin yerine geçtim, kimlerle tanıştım, ne işler becerdim, kimlerle aşk yaşadım şimdi anlatmaya başlasam yerim yetmez eminim bundan.

Yaş yavaşça ilerledikçe hayal sayısı azalıyor. Son bir-kaç sene sadece 3-4 tanesini ısıtıp ısıtıp tekrardan kuruyordum. Aklıma pek yeni bir şeyler gelemiyorsa da bu kadarı bile fazlasıyla tatmin ediciydi. Çoğunlukla uykuya gülerek dalardım ki sanırım bu da iyi bir şeydir. Zaman geçtikçe özellikle son bir sene içinde hayallerim bitti. Artık yattığımda aklıma bir şey gelmiyor. Aklıma gelen tek şey ki o da silik bir görüntü artık, Bülent Korkmaz ile GS defansında harika bir ikili oluşturduğum. Artık Bülent mi kaldı sanki zaten ben bile kendine bakmayan futbolcunun işi bırakacağı yaşa gelmişim.

Nietzche kadar kötümser değilim. Ne demişti o da, tam hatırlayamıyorum ama "Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır" mı? Bu anlama gelen bir şey olmalı. Tümden ümitsiz değilsem de artık hayal kuramıyor olmak da pek o kadar iyi bir şey gibi gelmiyor kulağa.

Her ne kadar "kuracak düşüm kalmadı" demek olumsuz bir durumu işaret ediyor gibi dursa da, kendinizi düşlere bırakıp da sonra arkasından gidip en azından bazılarını gerçekleştiremiyorsanız eğer, düşler hayatı güzelleştiren renkler olmaktan çıkıp sırtınızda yük olabiliyorlar. Akıl karıştırıp gitmeniz gereken yön konusunda türlü yanılsamalara da neden olabiliyorlar. En azından benim hep bu şekilde oldu.

İşte bu sebepten ötürü artık bu devrin bittiği hissi bende bir rahatlamaya sebep oluyor. Hep olmaktan korktuğum hatta küçük gördüğüm bir durum olan sıradanlaşmaya doğru giderken renkler biraz soluyor olsa da kendimi artık daha az kaygılı hissediyorum ve içinde daha çok insanın yaşadığı bir dünyanın kapılarını çalıyormuşum gibi geliyor. Bu duruma gelmek benim için hep çok korkutucuydu fakat artık biraz da hani "tecavüzü önleyemiyorsan zevk alacaksın" sözünü de hatırlamak durumunda olarak bir gözüm yürüdüğüm yoldayken bir diğeri hala biraz arkada yani yaklaşan Kilyos baharında ötecek olan kuşlarda ve yeni biçilmiş çim kokusunda ve elbette Romeo'nun kendi bahçesinde benim evime dönmemi bekleyen somurtkan bakışlarında.

Hayal kurmak da kağıttan gemi yapmaya benziyor biraz. Gemileri yapmak güzeldi, onları suya bırakmakta. Bazı gemilerin battığını izlemek üzücüydü, bazılarının biraz açılıp bir yere varacakmış gibi bir heyecan yarattıklarını da izlemeyi çok sevdim. Artık sanırım o gemileri orada bırakıp gerçek bir gemiye binmenin vakti geldi. İstemeyeceğim bir yer bile olsa, bir geminin beni bir yerlere götürmesi gerekiyor artık.

K.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

onlar da beni. ve çocukluğumdan beri milyonlarca hayal kurdum. bazen aynı senin yaptığın gibi onları tekrar kurup izledim. ama ben büyüdükçe hayallerim azalacağına gittikçe zenginleşti ve değişti. şimdi yeni hayallere ihtiyacım olduğunda akdenizin silik mavi ufkuna bakıyorum. orada bu hayallerimden en çok istediklerimi gerçekleştirme ve yeni hayaller kurma gücünü bulabiliyorum. senin de bir ufuk çizgin olduğuna eminim. sevgiler.

Başak ALTIN 
 16.03.2007 19:29
Cevap :
Başak, belki de sen doğru hayaller kurmaktasın, ben yanlış. Belki de ihtiyacım olan daha ayakları yere basan hayaller kurmaktır. Belki de önemli olan hayal kurarken bile biraz daha gerçeçi olabilmektir. Benim hayallerim resmen alternatif bir evren. Şimdi Orcaa'ya ve sana yazdığım yorumlarla birlikte bu yazıyı yazarken aslında ne demek istediğimi fark ediyorum sanırım. Ben de başaracağım. Sevgiler. K.  17.03.2007 18:22
 

alinti yapmayi sevmiyorum ama cok zamanina ve yerine uygun dusecek gibi geldi. das leben der anderen. konusuyla degil sadece baglandigi noktayla ve tekrar belirtmem gerek asla kurgunun, hikayenin hic bir yeri burada senin anlattiklarina benzemiyor, demek istedigim taksime birimi kadikoyden geliyoruz birimiz atakoyden...(benzetmeler hayat kurtarici can simitlerim) o filmde en dokunakli olan ve hepmizin yasadigi, kimilerinde son noktayi kendi koyabilecek bir boyuta gelen ve o denli bir bosluk yaratan kimileri icin onemi olmayan hatta tanimi bile, sey umuttu. kaybedilmemesi gereken umut. amacin, onu besleyen sebebin her ne olursa olsun umudunu kaybettiginde insan 20 dakika sonrasini bile hayal edemez oluyor. neden kaybediyoruz/sun umudumuzu/unu? batan gemiler yuzunden mi? kac tane sperm yola cikiyo da ancak biri senin var olmani sagliyor biliyor musun? ben de bilmiyorum ama milyonlar var telef olan. o halde umut bu kadar kolay kaybedilmeli midir o halde?

orcaa 
 16.03.2007 16:04
Cevap :
İyi yerinden yakaladın bak. Belki de sadece daha ciddi bir ayrıma ihtiyacım var. Kendini iyi hisseetmek ve mutlu olmak birbirlerinden çok farklı şeyler. Kendini iyi hissetmek için çikolata yiyorsun mesela, sonra şişmanladığın için musuz oluyorsun. Benim kağıt gemilerim hep kendimi iyi hissetme üzerine ve anlık kurtuluş çabalarımdı sanırım. Daha ciddi ve mutluluk amaçlı bir yatırım yapabilirsem belki yırtabilirim. Belki... K.  17.03.2007 18:20
 

Biraz adam ol artık diyorlardı hayallerimi hareketlerime aktardığımda. Büyü diyorlardı. Sustum. Ellerimi bağladım. Büyüdüm mü? Hey şaşkın ben sana sustum, adamdan saymayarak... Sakladım kendimi. Sen ne anlarsın ki çocuk olmaktan. Büyümeyelim be Kerem hocam. Şuracıkta bir yerde kıvrılıp hep yatsın o çocuk. Misketim cebimde değil artık ne fark eder. Her gece düşlerimde oynuyorum ya... En çok okunan değilde en çok okunmak istenen Blog dostuma saygılar...

Tarık Azra 
 08.03.2007 13:45
Cevap :
Büyümeyelim Tarık, büyümeyelim de bu bedel çok ağır. Çoook ağır. Desteğin için çok teşekkür ediyorum. Kendine iyi bak. K.  10.03.2007 2:28
 

hayaller olmadan yaşanırmı be kerem?Hayal UMUT demektir,hayata sıkıca sarılmak için bi sebeptir,o yüzden batacaksın,çıkacaksın,üzüleceksin,nekadar uzak diyeceksin ama bir gün olma umudunuda hep peşinden sürükleyeceksin...Herkes arada yaşar böyle şeyleri,ufak bi iç hesaplaşma gibi birşey diyelim,bırakma o yüzden hayallerini belki birgün olur diye:))) sevgilerrrr

ESRA PINAR 
 08.03.2007 11:43
Cevap :
"Ne senle ne sensiz" durumlarından birisi bu Esra. Beklentilerin gerçekleşmeyince bir küskünlük oluyor elbet... Belki de biraz geri çekilmek lazım. Belki bir süre için...K.  09.03.2007 15:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 3950
Toplam mesaj
: 280
Ort. okunma sayısı
: 726
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster