Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
454
 

Hayal et!!!

Yorucu bir gün geçirmiştim. Benim mesaim biteli çok olmuştu ama beynimdeki kırk tilki hala köşe kapmaca oynuyor ve de kuyruklarını birbirine değdirmemek için azami gayret sarfediyorlardı. Dört yaşındaki yeğenimin "Bana masal anlat" ısrarlarına dayanamadım.

Genelde böyle durumlarda tonton kedicik ve ponpon tavşanın yaramazlık hikayelerini uydurur ve hikayenin sonunda yeğenimle birlikte "kızım sana söylüyorum gelinim sen anla" tarzında dersler çıkarırdık. Aslında hikaye uydurmak zor değil. Karşınızda müthiş bir beyin her detayı kaydediyor ve en ufak hatada müdahale ediyorken aynı hikayeyi ikinci kez uydurmak çok zor.

- Ama parka giderken değiiiillll parktan dönerken kaybolmuşlardı.
- Bu seferde giderken kaybolmuşlar. Zaten çok yaramazlar bunlar, annelerinden de izin almamışlar parka gitmek icin.
- Hımmm.

Ama o akşam bunun için ne vaktim vardı ne de gücüm. Çok zekiyim ya başka bir çare düşündüm. Müthiş bir fikirdi, yeğenim en geç yarım saat içinde uyur bende tilkilerimle başbaşa kalabilirdim.

- "Şimdi gözlerini kapat ve bir ormanda olduğunu hayal et. Ormanda hangi hayvanlar yaşar?" diyemeden kocaman gözler daha da bir açıldı.
- Hayalet ormanda mı yaşıyormuşşşş? Ben hayaletlerden korkuyorummmm!!!

Buyrun bakalım… Müthiş fikir…

Aslında hayalet diye birsey olmadığı ve olmayan bir seyden korkmanın da yanlış olduğuna ikna etmek meğer işin kolay kısımıymış (ya da ben öyle zannettim). Zor olan, dört yaşındaki bir çocuğa 'hayal etmek' fiilini açıklamakmış. Siz hiç denediniz mi bilmiyorum? Biz aile boyu denedik. Başarılı olduğumuz söylenemez. Benim işe yaramaz bir iki açıklamamdan sonra ev halkı devreye girdi , 'öyle olduğunu düşün', 'mesela diyelim ki’ gibi eş anlamlı cümlecikler türetildi, sözlükler karıştırıldı, büyükler kendi aralarında tartıştı, yeniden çaylar demlendi, araya kek börek tarifleri girdi, komşunun bankadan aldığı yüklü miktardaki ev kredisini nasıl ödeyeceği hakkında yorumlar yapıldı, yeğenimin açılan gözlerinden sonra başı da yastıktan kalktı. Onun yerine benim tilkiler yatıp uyudu. Müthiş fikir !!!

Başarısızlığımız, ertesi akşam yeğenimin ''Bana ormanda yaşayan hayaletin masalını anlatır mısın?'' sözleri ile kanıtlandı.

Küçücüğüme notlar: Hayaletlerden korkma ama hayal edememekten kork. Anlamını zamanı gelince elbet öğrenirsin şimdi hayal edebilmeyi öğren.
Kendime notlar: 'Ne kadar bilirseniz bilin, söyledikleriniz karşınızdakinin anlayacağı kadardır' demiş Mevlana ve bir daha dar zamanlarda müthiş fikirlerin olduğunda bir kez daha düşün.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Samimi sımsıcak bir yazı öncelikle hayal kurmaksa herkes için vazgeçilmez bir kavram. hayalet ise gerçekte yüzleşemedigimiz ruh halimizi yansıtıyor. KIŞLARI SOBA BAŞLARINDA ANLATILAN ninelerin masalları ve tecrübe paylaşımları degilmi şimdiki halimiz. hayatı yaşayan ve yaşatma felsefesi iyilik ve kötü arasındaki fark yılmayan başarma fikri ve onurlu dik durma şimdikilerin anlayamıyacagı ayrıntılar. hayal ve hayaletsiz yaşamın gerçeginde huzur vardır. bizler bulduk şükür. SAYİ HAYALET VARMIYDI

ZEYBEK 
 10.01.2007 1:10
Cevap :
Yorumunuz için tesekkurler.... Hayaletler varmış ormanda yasarlarmıs :) Saygılarımla  10.01.2007 11:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 391
Kayıt tarihi
: 08.12.06
 
 

1973 İstanbul doğumluyum. Geçici olduğunu ümit ettiğim bir görevle yurtdışında yaşıyorum. Aslında, k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster