Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '06

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
325
 

Hayal kırıklıklarına inat yaşa be adam

Sabah yoğunluğunu atlattık.

Ofiste laflıyoruz. Bölgede çalışan arkadaşlardan bir tanesi telefon etti.

“ Ağabey koşun adamın bir tanesi, özel idarenin çatısına çıkmış kendini atacak ”

Verilen habere şaşırmış olmamıza rağmen içimizdeki meraka yenik düştük.

Arama kurtarma ekiplerini aratmayacak bir hızla üç kişi bir arabaya doluştuk.

Bir dakikadan az bir sürede, soluğu Özel İdare binasın önünde aldık.

Etraf ana baba günü.

Kimi arasanız orada, Kaymakam, Belediye Başkanı, Belediye Başkan yardımcıları, polis, itfaiye, Farklı hastanelere ait ambulanslar.

Hatırı sayılır bir kalabalık.

Tanıdık ne kadar insan varsa orada.

Gazeteciliğe bulaşmışlığımız var ya, beni gören; haber kaynağı olarak kullanmak istiyor.

“ Ali ne olmuş? ”

Bilmiyorum ağabey.

“Kim o?”

Tanımıyorum ağabey?

“Neden çıkmış bu adamcağız durup dururken çatıya?”

Şimdi geldim bende öğrenmeye çalışıyorum.


Benden önce gelenlerin hepsi, konuyu araştırmışlar.

Hepsi farklı hikâyeler anlatıyorlar. Bende bu hikâyelerden en beğendiğimi benimseyeceğim, soranlara o hikâyeyi anlatacağım.


Yaklaşık yirmi dakika içerisinde duyduğum rivayetleri paylaşayım sizlerle


“ İşsizmiş, ev sahibi de kirayı ödeyemediği için, eşyalarını kapının önüne koymuş bu gün. Kaldıramamış adam.”


“Kredi kartlarına çok borcu varmış, banka evine haciz götürmüş, haciz memurları evde ne var ne yok hepsini almışlar. Bozmuş adam kendini”


“ Rahmetli karısıyla, çok severlermiş bunlar birbirlerini üç ay önce karısı vefat etmiş. Yalnızlığa alışamamış ”


Üç farklı senaryo, üçünün de birbiri ile uzaktan yakından alakası yok.

Sürekli söylüyorum ya araştırmacı bir milletiz biz, on dakika içerisinde kılımızı bile kıpırdatmadan! Bir insanın hayatını, en mahrem yerlerine kadar öğrenebiliyoruz.

Valla Helal olsun.


Kalabalıkta başka tartışmalarda almış başını gidiyor.


“Atlamaz arkadaşım, atlasaydı şimdiye kadar çoktan atlardı”


“Show yapıyor, Belediye başkanından bir şeyler isteyecek belli, geçen gün kadının bir tanesi kucağında çocukla, iftar çadırını basmadı mı? Gazetelerde yazmadı mı Zabıta Amiri maaşının yarısını bankadan çekmiş kadına vermiş. Aynı olay”


“Bence bu adam atlar, bak önden ayakkabıları attı”


“Atlamaz”


“Atlar, 15 dakikaya kadar atlayacak var mısın iddiaya.

“Varım ulan”


Olay mahallinde cep telefonları, sürekli çalışıyor.

“Aydın senin cep telefonun kamerası vardı değilmi? Koş gel çabuk, adamın bir tanesi Özel idarenin çatısına çıkmış, atlamak üzere. Yetişebilirsen bizde çekelim evde karılara seyrettiririz”


Ziraat bankasının önünden, kalabalık sebebiyle, Köylü marketin önüne kadar arkamızda ki grup tarafından sürüldük.

Bu sırada ufak tefek yaşlı bir amca omzuma vurdu. Onunda elinde cep telefonu var, kameralı olanından, çekimde.

“Çekil be çocuğum kafandan başka hiçbir şey çekemedim”

Bizim kafada Allah için büyük ya, “Kusura bakma amca” dedim.


O sırada adam kendini boşluğa bırakmış,bir polis memuru yakalamış adamı.

Ben amcayla konuştuğum için kaçırmışım orasını

Islıklar, alkış, tufan.

İşin doğrusunu yazmak gerekirse! Orada bulunan birçok insanın yüzünde, adamın kendini boşluğa bırakmamasından kaynaklanan hayal kırıklığını gördüm.

Düşünsenize şimdiye kadar kaç kişi, kendini Özel İdarenin çatısından atmaya kalktı.

Bundan sonra kaç kişi oraya çıkarda, bu kadar insan olayı izleme şansı bulur.

Çok az, hem adam kendini çatıdan atsa, Televizyon kanallarında çıkma şansı da artacak. Türkiye’nin muhtelif bölgelerinde yaşayan ne kadar hısım akraba varsa hepsine telefon edilecek konu ile ilgili bilgi verildikten sonra Ana Haber bültenlerinin mutlaka izlenmesi istenecek..

Ne olmuşuz biz böyle?

Bizi kimler bu hale getirdi?

Cevabı bilen beri gelsin.


Neyse; çatıya çıkan sevgili Arkadaşım. Adın, sanın ne? Kimsin? Nesin? Neden oraya çıktın? Bilmiyorum. Duyduklarımın haricinde hiçte öğrenmeye çalışmadın zaten. Şunu bil ki bizleri çok üzdün, çokta heyecanlandırdın.

Oraya çıkma cesaretin olduğuna Göre senin hayata sarılma gücün ve cesaretinde vardır?

Lütfen bu gücü ve cesareti kullan.

Tüm yenilmişliklerine, tüm kaybedişlerine, tüm hayal kırıklıklarına

İnat

Yaşa......

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1096
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster