Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1351
 

Hayallerini gerçekleştir!

Hayallerini gerçekleştir!
 

İnsan hayal ettiği kadar vardır ve hayallerini gerçekleştiremediği kadar yoktur. 

Siz, bu yazıyı okuyanlar bile eminim hayatınızda dop dolu "Keşke"ler vardır. Ben onların içinden en nacizane keşkeye, meslek seçimini değinmek istiyorum. Hayat bir ırmağa benzer, ırmak akar gider ve biz o ırmağın içinde bir sandal gibiyiz. Eğer küreklerimizi üretemezsek, dalgalara yön vermemiz mümkün olmaz ve hayat bizi nereye savurursa oraya gideriz. Önüme bir iş yeri çıkar, gireriz, işi öğreniriz, para kazanır yaşar gideriz. Hayat bize bunu sunmuştur ve itiraz etmemişizdir. Irmak o yöne akmıştır, bizde akmışızdır. 

Bir de ırmağın içinde kendi yolunu çizebilenler var. Fakat şunu kalın puntolarla, büyük harflerle, gözünüzün içine sokarcasına belirtmek isterim ki, YALNIZCA HAYALİNE İHANET ETMEYENLER başarabilir bunu. Mesela bir oyuncu olmak istiyorsunuz, hayaliniz bu, aklınız fikriniz bu. Cesaretleniyorsunuz bir ajansa gidiyorsunuz ya da bir akademiyi bitiriyorsunuz fakat o da ne? Çok az para kazanıyor ve en fazla 2 dakika süren rollerde yer alıyorsunuz. İşte vazgeçme seansları burada başlıyor. Artık olmayacağını düşünüyor bir an önce kaçmak gitmek uzaklaşmak istiyoruz. Fakat Brad pitt'in sizin geçtiği yollardan geçtiğini, Şener Şen'in 35'inden sonra ünlü olduğunu hiç hesaba katmıyorsunuz. Yani eğer, bir yolda ilerliyorsak sonunda güneşe erişeceğimizi hiç aklımızdan çıkarmayalım. Siz hiç Al Pacino kadar oyunculuğu sevip, benimseyip garsonluk yapan birini gördünüz mü? O hayalini kurmuş, düzgün maaşları işleri reddetmiş, açlığa razı olmuş ve şimdi o Al Pacino. O garson da hayal kurmuştur elbet ama "benden adam olmaz" deyip, vazgeçmiştir. Sonra o çalıştığı yerin camında bir ilan görmüştür ve sonrası garsondur, ırmağa teslim etmiştir kendini. Alıştıkça da koymaz bu durum ona. 

Olmak istediğimiz insanların hayatları hep inatla dolu. Nazım Hikmet mesela 12 sene hapis yattı, çıkınca tamam demedi. İçerde bile siyasi şiirler yazmaya devam etti. Onun için şiir yazmak ülkenin damarını bulmakdı, basmaktı ilacı ve kimse onu bu sevdadan vazgeçiremedi çünkü buna inandı ve hep o yolda gitti. Eğer bizde kesin kararımızı verip o yolda gidersek, mutlaka kazanacağız. 

Bir adam düşünün mesela, Öss'ye giriyor, kazanamıyor. Bir daha giriyor, kazanıyor fakat istemediği yeri sırf kaçmak kurtulmak için, kürek çekmekten yorulduğu için ırmağa bırakıyor kendini. Bakıyor ki olmuyor, kendini kürekleri alıyor eline bir daha giriyor sınava yine kazanamıyor yaş olmuş 21. Bu sırada bir iş buluyor, ırmak onu alıp götürüyor. O yine de kürekleri eline alıp, az uyuyarak, otobüste, metroda ders çalışıyor öyle inanıyor ki mağlubiyetleri onu yıldırmıyor. Sonra kazanıyor istediği yeri ve istediği mesleği eline alıyor. İşini de öyle severek yapıyor ki, Türkiye'nin en iyisi oluyor alanında. 

Şimdi sen; bu yazıyı okuyan kardeşim; 

Yaşın kaçmış falan boşver! Kürekleri al eline, olmak istediğin insan ol. Yazar mı olmak istiyorsun; bak 2012'de bir daha yapılacak sınav, niye denemeyesin? İnanırsan başaracaksın, zafer senin! 

"Bir hayalin varsa git ve onu zorla al" Umudunu kaybetme! 

Ender Yılmaz 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 512
Kayıt tarihi
: 10.08.11
 
 

21 yaşında hayatı gözlemleyen, gözlemlediğimi yorumlayan biriyim. Muğla üniversitesinden ayrıldım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster