Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1329
 

Hayat anlaşmak değil, paylaşmak da değil, dağları birlikte seyretmektir

Hayat anlaşmak değil, paylaşmak da değil, dağları birlikte seyretmektir
 

Var olana bakmayın, olması gerekeni düşünelim. Birlikte yaşadıklarımızla (eşimiz, sevgilimiz) yaşam adıyla yaptıklarımız/yapacaklarımız konusunda aramızda bir anlaşma olması doğru mudur? “Ben sinemaya gitmek istiyorum, gel birlikte gidelim” dedik. İstiyordu ya da istemiyordu, karımız/sevgilimiz olduğu için(bizim hatırımıza, bizi kırmamak için, jest olsun, yuvanın mutluluğu bozulmasın diye vs) bizimle beraber sinemaya geldi. Şimdi bu doğru bir yaşam olur mu?

Eşimsin, sevgilimsin (ya da beraber yaşadığı anne, baba, kardeş, akraba, arkadaş vs) diye neden ben istemediğim bir şeyi yapmak zorunda kalayım. Zaten birlikte yaşamak bile mantıklı değilken (hele de ömür boyu filan) yaşarken her şeyi ortak yapmak, birimizin istediğini diğerimizin yapması, yapmaya mecbur bırakılması ne kadar doğru. Herkes kafasına göre yaşasa bu sefer de evliliğin ne anlamı kalacak. Ama işte insanın diğer kimselerden bağımsız kafasına göre yaşaması gerekiyor. Ben senin isteklerine sadece hoşuma giderse katılmalıyım. El ele tutuşmuşlar, eee… Bugün şunu yapalım. İstemiyorsam. Ama ben istiyorum. Sen onu yap ben başka bir şey yapayım. Ve yapmak istediğiniz şeylerin çoğu eşinizden/sevgilinizden farklı olabilir.

Yaşamak adına yapmak istedikleriniz konusunda eşinizi iknaya çalışmak, size katılmak istemiyorsa zorlamak baskı değil mi? Ama herkes bunu yapıyor. Hem kendin istemediğin halde eşinin hatırına, o gücenmesin diye, ona jest olsun ya da aile yapısı bozulmasın, tatlılık olsun diye, çocuklar için vs eşine uyman da doğru değil. Mutlu bir hayat bu olamaz.

Hele de paylaşmak… Aman Allah’ım! “Ben bu şiiri seviyorum, sana da okuyorum, ister misin” İstemem diyebilir miyim? Güzelse kendin oku. Belki benim için onu dinlemek bir işkence olacak. Şiiri ben göreyim, beğenirsem zaten kendim okurum, senin okumanı isterim ya da bu yaşam güzelliğinde sana katılırım. Ama paylaşmada böyle şeyler olmaz. Eşler/sevgililer güzellikleri birlikte yaşamalıymış. O her neyse senin için güzelliktir ama belki benim için değildir. “Bu hafta sonu pikniğe gidelim, canım istiyor” canın istiyorsa sen git ben istemiyorum diyebiliyor musun? Sen onun kocasıysan/ya da karısıysan yanında olmak zorundasın. O mutlu, sen mutsuz.

Kerim Korkut’un kurmayı düşündüğü yeryüzü düzeninde birlikte yaşamak, anlaşmak, paylaşmak gibi şeyler yoktur. Herkes bağımsız ve özgür olarak istediğini yapar. Hoşuna giderse, kendisi de isterse (ikinizin o anda yapmak istediği şey aynıysa) mutlu olacaksa, senin yaşantına katılır. “Gel balkonda yıldızları seyredelim” sen balkonda arzun üzerine yıldızları seyredersin eşin/sevgilin bunun güzel bir şey olduğunu düşünür ve sana katılır. Başka türlüsü olmaz. Davetle de olmaz, teklifle de olmaz. Zira davette de, teklifte de gizli bir zorlama vardır.

Kerim Korkut düzenlerinde yetişkin insanlar ayrı yaşarlar. Eşiniz/sevgiliniz ya da diğer insanlar dağların ardındadır. Güneşle birlikte “yaşamak için” bahçelerinize gelirler. Yaşamalarınız hoşlarına giderse size katılırlar; değilse ya sizi seyrederler ya da arzuları istikametinde başka bahçelere girerler. “Bugün şunu yapacağız” hayır ben istemiyorum. “Madem öyle bunu yapalım” Bunu da istemiyorum. “E birlikte bir şey yapalım bari” Bunlar kişi üzerinde baskıdır ve özgürlüğünü elinden almaktır. Özgür bir hayatta teklif ve davet olmaz. Çünkü bunlarda gizli bir zorlama vardır. Hani eşsiniz, sevgilisiniz ya ne yapacağını söylersin ya da ne yapacağını sorar (haberi de olmayabilir ve sen yapar geçersin, illa bilecek diye bir şey yok) sana isterse katılır. Gerçek mutlu hayat budur işte.

Kerim Korkut bin yılların yaşam düzenlerini kurarken her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüş ve insanı en mutlu edecek yaşam şeklini bulmuştur. Onun yaşam anlayışında mecburiyet yoktur. Mecburiyeti yaratan sorunlar ve eksiklikler giderilir. Kişi kafasında hiçbir takıntısı olmadan hayatın çiçekli dağlarıyla baş başa kalır. Sadece mutlu olmak için ne yapacağını, nasıl yaşayacağını düşünür. Bunlar hayal değil, hayat böyle olmalıdır ve siz isterseniz olur. Dünyaya gelmişim, üç günlük hayatta sorunlar, dertler, hastalıklar… Sittirsin gitsin! Böyle hayat olur mu ya! Değiştirme gücüm var ve değiştireceğim.

Yaşadığımız dertlerin, sorunların, hastalıkların ve bilumum diğer rahatsızlıkların sebebi bizim şu andaki mevcut düşünce ve anlayışlarımız… Evliyim. Çalışıyorum. Pazar günü eşim evde çamaşır yıkıyor, ben de kahvede oturuyorum. Bir kere eşim çamaşır yıkamaz, o işin görevlisi vardır. Ben de kahvede oturmam. Ayrı ayrı (isteklerimiz uyuşmazsa) ya da beraber yaşamaya gideriz. Şimdi bu yazıdaki fikirleri bile eleştirenler olacak. Hayatta istediğimiz şeyleri yapmak için birilerinin gözüne mi bakacağız? İzin mi alacağız? Eğer anlayabilirseniz size sunulanlar gerçek bir yaşam devrimidir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir arada yaşamanın bazı kuralları vardır. Ne tamamen birbirine bağlı, ne de birbirinden tamamen bağımsız. Karşılıklı, sadakat, saygı bağlamında her birey farklı bir karakteristik özelliğe sahip. Konu ile ilgili yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum. Evde çocuklarımda dahil hiç kimse benim sevdiğim şeyleri sevmek zorunda değil. Ben bir şeyi beğeniyorum diye başkaları da beğenmek zorunda değil. Kaldı ki, bırakın eşinizi küçücük çocuğunuzu bile yönlendiremiyorsunuz, etkileyemiyorsunuz. Dolayısıyla sınırları aşmamak kaydı ile aile bireyleri farklılıkları anlayışla karşılamalı. Kerim bey, emeğinize sağlık. saygılar

Hanife MERT 
 13.09.2013 23:05
Cevap :
Çok güzel özlü yorumunuz için sağ olun Hanife hanımefendi.  15.09.2013 12:27
 

Devam 2 Adınızla yazdığınız yorumları okudum ve tekrar döndüm. Sizin mantığınızla bakalım. Kadın veya erkek evlilikte özgür ya o zaman şu ifadeyi kullanmasında sizin düşüncenizde doğru oluyor.. "Bey vaya hanım bu akşam seninle birlikte olmak içimden gelmiyor netten birini buldum akşam gelmeyeceğim haberin olsun demesi doğal. Veya bu hafta sonunu ben Fransa'da Paris'te olacağım sensiz olmak istiyorum .Keyfime göre davranacağım diyebilir. Veya eşine senin başka birisiyle olmanı seyretmek istiyorum ne dersin diyebilir. Ne kadar uç noktalar değil mi. Benim midem bulandı. Sizin bulanmadı mı. Evli olup olmadığını yazmanız gerekli.Cevaplarımı bundan sonra vereceğim. Sorumun cevabını sabırsızlıkla bekliyorum. Saygılar...

hssensoz 
 10.09.2013 17:31
Cevap :
Bizim evlilik sistemlerimiz tartışılıyor; çünkü beyler kadınları alıp satamayacaklar,beyaz kadın ticareti yapamayacaklar. Çünkü evlilik akti olmadan beraber yaşama (birlikte olma) zina sayılacak ve 10 yıl hapis cezası var.Gerekçe neymiş 2 yıl sonra ayrıldığın zaman senin eşin bir başkasıyla evlenirmiş.Şimdi de oluyor.Ömür boyu 30-40 evlilik yapan biri hala azgın davranırsa hadım etmek lazım. Ayşegül hanımefendi saygıdeğer bir insan.Öyle düşünüyor.Siz de. İkinize de saygı duyuyorum. Ama ben böyle düşünüyorum ve böyle düşünen milyonlarca insanın olduğuna inanıyorum. Ayrıca bu yazımda dile getirdiğim açılımlar hep sadece cinsellik olarak algılandı. Oysa hayatın bütün alanlarıyla ilgiliydi.  11.09.2013 20:19
 

Devam 1 Örneğin sabah ışıkları ile denize girmek bize zevk verir ve uygun zamanlarda biz sabah deniz adeta uyurken yüzeriz ve birlikte mutlu oluruz. Sorumun cevabını yazınızda vermemişsiniz. Sorum netti. Evli misiniz? Bu sorunun cevabı sonrası yorumum daha kolay olur. Saygılar...

hssensoz 
 10.09.2013 17:20
Cevap :
Verdiğiniz örnekler belli bir çizgideki insanlara özgü.Her sosyal olan,özgür olan böyle davranıyor denemez. O kişilerin kendi seçimi.Günahsa bile böyle yaşamayı kabul eden insana bir şey diyemeyiz.Bir de dikkat çekici bir şekilde beni anlamamaya çalışıyorsunuz.Ben herkes için bu hayatı mı savunuyorum? Bir yastıkta kocamak şeklinde bugünkü evlilik düzeninde isteyenler elbette devam ederler. Sizin gibi muhafazakar birinin "Tek kelime ile zina" dediği "SSES- Sınırlı süreli evlilik sistemi" yazımızda zinayı suç sayıp 10 yıl ceza veriyoruz. Asıl biz toplumu korumaya çalışıyoruz. Umum evleri ve randevu evlerini kaldırıyoruz.Bugünkü düzende senede 1000 kadın öldürülüyor. Sizi bu konu hiç ilgilendiriyor mu? SSES evlilik herkes için değil,isteyenler için.Ama toplumdaki fuhşu kaldırıyoruz.Birisi ile beraber olacaksanız evlilik aktiniz olacak.SSES evliliği işleyen sayfamda bir çok yazı var.Bakarsanız anlarsınız.  11.09.2013 20:12
 

Cevap hakkı doğdu Kerim kardeş. Ben erkeğim Ayşegül hanım ise blogda takip ettiğimiz saygın bir hanımefendi. Dikkat edersen evlilikte paylaşım konusu olmalıdır diyor. Modern bir kadın bunu diyorsa kime söz düşmediğini siz karar verin. Gelelim bana.Benim eşim çalışan bir bayandır. Doğru olan ekonomik gücü olması kendine bu yönden de güven duyması.Her ikimizde evliliğe paylaşım olarak bakarız ve mutluyuz. İnanın hayatı,mızın çoğu bir arada geçer. Beraber evden çıkar beraber eve gireriz.Bunu beceremeyen bir çok insan bize gıpta eder. İkimizde eve kapalı değiliz. Fakat hayatı birlikte yaşamayı ve paylaşmayı seviyoruz. İslamiyette bağnaz yapıda erkek egemenliği kabul edilemez bir yapıdır. Fakat evlilik kuralları olan bir kurumdur. Bu kuralların başında saygı ve sevgi gelir. Saygı başta olmak üzere, sevgi, anlayış ve hoşgörü ve iyi niyet temelinde paylaşımlar o denli güzeldirler. Devam

hssensoz 
 10.09.2013 17:18
Cevap :
Yorumlarınızı ibretle okudum.Özgürlükten laf açılınca muhafazakarlar hemen cinselliği anlıyorlar.Hayatın başka özgürlük gerektiren alanları yok sanki.Çünkü akılları orada. Siz eşinizi yalnız başına Ayder yaylasına gezmeye yollar mısınız? Gitmek istiyorsa niye yollamıyorsunuz? Ben yollarım.Gönlü sizde olanı hiç kimse sizden alamaz. Eşimiz hayat boyunca hep bizimle mi gezmek zorunda.O ayrı bir şahsiyet.Evliliğin kuralları varmış.Türkiye'de kurallardan hoşlanan bir kişi bulamazsın.Evliliği kurallardan kurtarmak lazım.Evet evliyim.Yani bu niye sorulur bilmiyorum.Eşiniz birine gitmeyi kafaya koymuşsa çuvala soksanız yine gider.Hayat insanlarla,dost ahbap arkadaşla yaşanır.Yalnız başınıza kapınızı kilitleyin perdeleri de kapatın oturun evde.  11.09.2013 20:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5630
Toplam yorum
: 14287
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster