Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
745
 

Hayat bayram olsa…

Hayat bayram olsa…
 

Necdet, bizim Borsa bugün ne alemde?

— Tam bilmiyorum be Recai ağabey! En son (Z)ırt Tv’de ekran altından geçen bant’a baktım. Benimkiler baş aşağıydı. İstersen bir de (Z)urt Tv.’ye bakayım mı?

—Hay Allah! Belki benim kâğıtlar iyi durumdadır! Sen yine iki çay daha kap gel bakıyım çocuğum. Demli olsun ha!

—Ya Hüseyin, şu rahmetli peder beyden kalan evi satıp yarısını borsaya diğer yarısını da Dolar’a yatırmakla iyi mi ettik yoksa kötü mü ettik? 2,5-3’e doğru uçuyor dediler, 1.99’dan taktılar bize Doları, 1.71’lerde sürünüyor be şu parite denen meret!

—Bilmem be Recai ağabey. Karışık biraz bu işler! Sen de beni Tahtakale’deki simsarlardan belledin ha! İkide bir sorup duruyorsun. Ben de geçenlerde iddia kuponuyla kazandığım 4500 lirayı yatırdım. Bana da 1,92’den kakaladılar zaten. Sesimi çıkartmadığıma bakma! Sen sordukça hep o durum geliyo aklıma, sinirlerim bozuluyo be ağabey!

—Necdet, oğlum, güzel evladım... Çaylarla beraber iki “İddia” kuponu da kap getir be çocuğum, hadi aslanım!

—Biraz önce Aydın ağabey de istemişti, karşıdaki iki büfede de kupon kalmamış be ağabey! Ama “sayısal” ve “şans topu” kuponları vardı. Size de onlardan getireyim mi, olur mu?

—Olur olur! Kap gel sen!

—Ulan şu işe bak, biz batıyoruz burada, bir de TL.’nin işareti eksikti ha!

 O çıpa da ne öyle? Abi biz toprak adamıyız! İstikrar toprakda kalmadı artık zahir. Hem neyin istikrarı bu be ağabey? Tüm piyasalar her gün kalp hastasının EKG'si gibi maşallah!

 Dur oğlum, hemen celallenme. Sabandır belki o, saban! Belki de çapa...

O sırada yan masada oturan sempatik ve bilge emekli İlteriş kaptan söze girer: "Biz ne çıpalar gördük, ne çıpalar! Gemiyi ekseni etrafında fırıl fırıl döndüren... Yeterki deniz durulsun!"

—Neyse, buna da şükür diyelim Recai ağabey, buna da şükür değil mi İlteriş kaptan? Beterin beteri var! Sağlık olsun, ne yapacaksın ki!

Bir serzeniştir içten içe duyulan

“…Bu güzel toprakları birlikte ekip biçmiş / Buğdayını ekmek yapıp yemiş / havasını solumuş, suyunu, sütünü beraber içmişiz be yavrum / Helalinden üç-beş kuruş(u) cebimizde(n) / piyasalara yatırıp / Bir kazanıp üç-beş vermişiz / Kuzuları yavrulatalım derken / Sabahları erken erken / Oralarda koyun gibi güdülmüş / (Söylemesi ayıp ama) inekler gibi sağılmışız be yavrum…”

Eski rençper, Dünya Bankası kaynaklı, ekim yapmamak üzere aldığı primlere kanarak ekip biçmeyi bırakan Recai bey, saat dört gibi kahvehaneden yorgun argın çıkar… Hemencecik de bir sigara yakarak nikotin yorgunu ciğerlerini ek dumanlar salarak iyice boğar…

Eve varır. Tv ekranından son koşuya bakar! Atları da iyi koşmamış, Adana’dan gelen tüyo da tutmamış, altılı ganyanı dörtte kalmıştır. Gün boyu üst üste gelen onca olumsuz habere bu durum tuz biber ekmiş, moral bozukluğu bir yandan, doğru dürüst hiçbir iş yapmasa da oluşan acaip yorgunluk diğer yandan göz kapaklarını sanki biri dükkân kepenklerini aşağı indiriyormuşçasına bir kuvvetle alt göz çukurlarına doğru kaydırmaktadır…

Ama ne olduysa birden bire olur!

Her yer sanki bayram yerine dönmüştür. Yan taraftaki “Evrensel Barış Parkı”nda gitar eşliğinde açıkhava şiir dinletisi vardır. Karşıdaki Belediye binasının açık  pencerelerinden öykü günleri adına okunan öyküler sık sık beliren coşkulu alkış sesleriyle birlikte dışarıya taşmakta, hoş ninnilerin gök gürültüleriyle kesilmesi gibi dışarıdakileri de rehavet duygusuyla alarm hali arasında salındırıp durmaktadır.

Sadece bu kadarla kalsa yine iyi... Tv. ekranlarında akan görüntülere bakılırsa, günde sadece iki saatlik yoğun bir mesai sonrası tüm insanlar zamanlarını diledikleri gibi geçirmekte, gönüllerince gülüp eğlenip kültür ve sanat etkinlikleri ağırlıklı mutlu sahneler sergilemekteler. Ama gelenek, görenek ve genel kabul görmüş kurallara aykırılık ise hiç yok denecek kadar azdır.

Ekranlardan kulaklara sızan, gönülleri çelen en popüler parça ise çok çok eskilere ait: Şenay'ın "Hayat bayram olsa..." adlı parçası... Ama küçük bir değişiklikle "Hayat bayram oldu..." şeklinde çalınıp söylenmekte...

Çaylar eski tadında, kahveler hep bol köpüklü... Anneannelerimizin kotardıkları kıvamda yapılıp içilmekte... Sevişmeler ise eskisinden çok daha tatlıdır. Sonrası oluşan yorgunluklar  bile hissedilmemekte... Bedenlerde, beş duyuda birden saklı kalan sadece "tat" olmakta, yorgunluk değil! Hele de sırtını dönüp yatmalar artık hiç rastlanan türden değildir.

Bu durum hemen her yerde aynıdır artık. Tüm yurtta ve cihanda...

Ama hercaiden layıkıyla gereken kokuyu alamaz ki bizim Recai... 

(devamı için bkz. http://blog.milliyet.com.tr/hayat-bayram-olsa---ii--bolum-/Blog/?BlogNo=353610  )

İ.Ersin KABAOĞLU,

13 Mart 2012, Ankara 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yok yok ben en iyisi şiir yazayım dilim döndüğünce ve onurlu insanları,öykülerini,zulme karşı duruşlarını okumaya devam edeyim...eyvallah...

nedim üstün 
 14.03.2012 15:33
Cevap :
Yaz üstad yaz! "Onurlu insanları, onların öykülerini, zulme karşı direnişlerini..." ve diğer güzel yanlarını en iyi şiirselleştiren dostlarımızdansın. Yaz gönlün çektiğince, zihnin yol verdiğince... Esenlik içinde, onurla ve gıptayla...   14.03.2012 20:24
 

Bu akşam şampiyonlar liginde ''tek maç'' var mı acaba ?...neyse akşam ola hayrolaa !...devamı ne zaman ?...günaydın...güzel bir gün olsun...eyvallah...

nedim üstün 
 14.03.2012 8:15
Cevap :
Bu akşam 21.45'de biri Chelsea FC-Napoli arasında, diğeri de Real Madrid-CSKA Moskova arasında olmak üzere iki maç var! Benim için farketmiyor, ben hep daha zayıf olan takımdan yanayımdır! İnsanlar için de öyle; daha zayıf, daha değerli ve ezilenden yana... Öykümün devamını bugün verecektim. Normali de odur. Fakat elimde olmayan yoğunluklar nedeniyle gecikiyor. Ama her koşulda Mart'ın 16'sını geçmez... eyvallah...  14.03.2012 14:57
 

Bu son bölüm ya Recai'nin cinnet haline denk gelmekte ya da ardından taş yağacak kafmıza diye düşünüyorum ama beklemek en iyisi yine de... Sevgiler selamlar Ersin Bey. Bekliyoruz devamını. : )

Adil Serkan SATI 
 14.03.2012 2:38
Cevap :
Üretimden, sahip olduğu geleneksel ve insani değerlerden süratle uzaklaşan, olur olmaz yerlere, yollara savrulan bir toplumun süreğen ve toplu cinnetidir aslında "Recai özelinde" vermeye çalıştığım... Ama çözümü de var:) Sizin gibi özgün ve değerli bir öykücümüzün "...devamını beklemesi" de benim açımdan sevindirici ve umut verici... Sevgi ve selamlarımla...   14.03.2012 15:02
 

"Hiç bir kere hayat bayram olmadı ya da her nefes alışımız bayramdı" diyoruz ya o şarkıyı söylerken...Bize bayram o kurguladığınız hayal gibi hiç olmadı bu dönen çarklar kimlerin bayramı?

TC kaan kartal 
 13.03.2012 15:21
Cevap :
Doğru. Onların bayramı tabii ki, onların Kaan Bey! Emeği ızdıraplı, eze eze, aldatararak, kandırarak, bazen de yemleyerek (tabii ki GDO'lu yemlerle) ve sinsi sinsi kullanan sermayenin bayramı! Ama sermaye, emeksiz yapamaz ya! Biz de alınteri "emek yoluyla" bir başka bayram icat etmek zorunda ve yolundayız! Teşekkürler ve selamlarımla...  13.03.2012 18:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 336
Toplam yorum
: 3208
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2372
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster