Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '11

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
60
 

Hayat denen oyun (1)

Yazımın başlığı bir kitabın adı aynı zamanda. Dr. Erıc Berne yazarının adı. Sayfa 14’ ten bir alıntı yaparak başlamak istedim yazıma:

“ Zamanın düzenlenmesi “ başlığı yetişkin bir kişinin sürekli olarak peşini bırakmayan sorun, “ Merhaba dedikten sonra ona ne diyeceğim? “düşüncesidir. Çoğu insan için, suskunluğun egemen olduğu bu toplumsal boşluk, orada bulunanların, “ Bu gece duvarlar birbirlerine dik açı yapıyorlar, siz de aynı kanıda değil misiniz? “ “sözünden daha ilginç başka bir söz bulamadıkları düzenlenmemiş ( veya düzenlenememiş ) zaman aralığıdır.

Merak etmeyin, zamanın nasıl kullanılması ile ilgili ahkâm kesecek filan değilim. Amacım sadece “ Bu gece duvarlar birbirlerine dik açı yapıyorlar, siz de aynı kanıda değil misiniz? “ esprisini ve bana çağrıştırdıklarını paylaşmak.

“ Havalar da iyice ısındı. “ benzeri hep havadan sudan bahislerden ilginç birine daha ulaşmak beni çok sevindirdi. Belki diğerlerine kıyasla daha somut, üzerinde daha kolay fikir birliğine ulaşılabilecek bir tespit olduğu için bu kadar çok hoşuma gitti. Gerçekten çok beğendim.

Soyut konular benim belleğimde somutlaştığı zaman daha kalıcı oluyor, daha bir can kazanıyor içimde. Yoksa bana değip geçiyor, içselleşmiyor. Örneğin yine bir yazıda geçen “ kalbimin dizleri çürüdü “ sözü öyle bir cuk diye oturdu ki içime, başka söze hiç gerek kalmadı. Yazının bütünü o çekirdek cümleden doğmuş ve yine koca bir sayfa yazı o çekirdek cümlede özetlenmişti. Sadelik bu olsa gerek.

Olsa gerek diyorum, çünkü ben yazıda sadelik nedir bilmiyorum. Sadece olanlardan yola çıkarak yazılarımda buna ulaşmaya istekliyim. Bunu da ancak izlediklerimden, duyduklarımdan, okuduklarımdan, gözlemlerimden kısacası ancak bende olandan yola çıkarak deneyimleyebiliyorum.

Geçen gün annemle “ Dedemin İnsanlarına “ gittik. Daha önce yine Çağan Irmak imzalı “ Babam ve Oğluma “ da gitmiştim. Her ikisinde de özellikle benim yaşantımdan kesitlere ait karelerde çok gözyaşı döktüm. Şimdi onlara değinmeyeceğim. Sadece ertesi gün telefon açıp oğluma bu filme gitmesini önerdim. Onun dedesi yani benim babam da Girit’ten göç etmiş bir ailenin çocuğuydu. Anneannesi de İskeçe’ den göç etmiş iki yaşındayken. Her ikisinin de yolları İzmir’de kesişmiş. Bu kadarı bile yeter onun bu filmi izlemesi için. İzler mi izlemez mi? Bilemem. Ben bir anne olarak üzerime düşeni yaptım. Tıpkı “ Hayat Denen Oyun (2) “ yazımı yazdıktan sonra okumasını önerdiğim gibi. Okudu mu okumadı mı? Bilemem.   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 423
Toplam yorum
: 72
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 162
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

İkbal Özlen DİNÇERLER. 14.02.1960 doğumlu. izmir Kız Lisesi Edebiyat Bölümünü okudu. Buca Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster