Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '12

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
2019
 

Hayat devam ederken bir Kadın tanıdım Bizim Yenge, Kerim yırttı gelinliği, Kuzey’in suçu ne ?

Hayat devam ederken bir Kadın tanıdım Bizim Yenge, Kerim yırttı gelinliği, Kuzey’in suçu ne ?
 

Fatmagül’ün gelinliği…

Kerim o nazik, romantik halinden bir canavara dönüşüp, Fatmagül’ün gelinliğini parçalarken, “Eyvahlar olsun” dedim kendi kendime. Dizi bir sezon daha uzadı. Öyle ya, şimdi Fatmagül bunalıma girecek, Kerimden uzaklaşacak, Kerim özür diledi, affetti, affetmedi, aradan Mukaddes iki laf etti derken kavgalar, bunalımlar, psikologlar, aman yaklaştılar, yakınlaşıyorlar derken korkarım bir sezonluk daha malzeme çıkartır bizim senaristler. Ayrıca dizinin yeni sezon tanıtımlarında, düğün sahnesinde F.gülün üzerinde o yırtılan gelinlik vardı hatırlarsanız. Şimdi Kerim aynı gelinliği nasıl bulup alacak derim ben. Hoş öncekini de hangi parayla aldı oda meçhul ya neyse… FSN giderek heyecanını yitirip stres ve gerilim dolu bir diziye dönmeye başladı. Engin Akyürek bile kurtaramıyor artık diziyi. Aman dikkat..

Bizim Yenge’de beklenen final…

Bizim Yenge sıcacık bir aile dizisi. Tıpkı Canım ailem gibi oturup çoluk çocuk seyredilecek bir yapım. Üstelik ekip kalabalık, her birinin ayrı hikâyesi, komedisi, dramı, eğlencesi var. Kaba hesapla en az birkaç sezonluk malzemesi var yani. Oyuncular kaliteli, hikâye şahane. Ama ne oldu. 18 bölümde finale gidiverdiler. E be kardeşim, hata sizde. Yapım ekibine bu sözüm. Bu ne biçim bir dizi. Hani nerde tecavüz, nerde göğüs bacak dekoltesi, nerde günlerce konuşulacak sevişme öpüşme sahneleri. Hani nerde çarpık ilişkiler, yasak aşklar, nerde ihanet, yalan, entrika. Hala anlayamadınız mı, bu ülkede öyle tertemiz senaryolar, pırıl pırıl oyunculuklar, aileye yönelik yapımlar iş yapmaz. Biz, fırsat elimize geçti mi bahsettiğim tarz yapımları yerden yere vurur, mangalda kül bırakmayız ama iş seyretmeye geldi mi gözümüzü de kırpmadan seyrederiz her türlü rezaleti.(Bkz. Muhteşem Yüzyıl) İşte kulağınıza bir küpe, öyle aile dizileri falan yapmaya kalkmayın, seyredilmez!

Doğudan iki kadın. Kudret ve Bahar

İki Doğulu kadın karakteri. Bir Kadın Tanıdım dizisinde Ekin Türkmen’in oynadığı Bahar karakteri ile Hayat Devam Ediyor dizisinde Rozet Hubeş’in oynadığı Kudret karakteri. Aralarında elbette dağlar kadar fark var. Gerek yapım, gerek senaryo, gerek oyunculuk ve tecrübe. Hepsi tamam koydum bir kenara ama insan seyrederken o karaktere inanmak istiyor biraz canım. Ekin Türkmen’in o kusursuz İstanbul Türkçesi ve son model kıyafetleri, saçı başı ile Kars’tan kaçıp gelmiş, baskı altında büyümüş, ezik bir kadın olduğuna inanmak çok zor. Hadi kılık değiştirdin diyelim yakalanmamak için, şiven nereye gitti be kadın. Üstelik o kadar yapmacık, o kadar kötü oynuyor ki rolünü, cidden karşısındaki Ertan Saban’a (başka bir yazıda ayrıca konu edileceğinden kısa geçiliyor kendisi) yazık olmuş derim ben.

Gelelim Kudret’e yani Rozet Hubeş’e. Bana göre oyuncu demek, o ekranın arkasından, oynadığı karaktere ait her duyguyu yaşamak ve seyirciye yaşatmaktır. Bu bakış açısıyla, her Cuma akşamı ekrandan, aşk, öfke, kıskançlık, yıkılmışlık adına inanılmaz bir güç akıyor. Rozet Hubeş bu projede oyunculuğu ile devleşmiştir. Oyuncudur ve oyunculuğun nasıl olması gerektiğini de gözümüze soka soka göstermektedir. Yüreğine sağlık diyorum. Elbette karşısında oynayan, bir zamanların Avrupa Yakasının şuh ve fettan kadını Fatoş’un yani Şenay Gürlerin de hakkını vermek lazım. Bugüne kadar hep havalı, kültürlü kadın rollerinde izlediğimiz Şenay Hanım, Cennet rolü ile her rolün oyuncusu olduğunu ispat etmiştir. Oyunculuktan kastettiğim ve Ekin Türkmen’i de eleştirdiğim nokta tam olarak budur.

 Hayat Devam Ediyor üzerine.

Toplumun kanayan en büyük yaralarından birine parmak bastı. O gerdek sahnesi ne kadar eleştirilse ve yadırgansa da, bu ülkenin bir gerçeği olduğunun farkındayızdır inşallah. Çekimler, özellikle dış çekimler bir harika. Mahsun bu işi gerçekten biliyor. İç mekânlarda da kamera açıları çok etkileyici. Gençler güzel, boylu poslu, yakışıklı. Oyunculuklarda biraz olsun gelişme şart. Benim projede gözüme tek batan Fikret Kuşkan gibi bir oyuncunun amatörmüşçesine abartılı hareketleri ve tokat atma şekli. Evde birkaç kez denedim elimi tam tepeye kaldırıp, tekrar aynı şekilde hızla indirip yanağa denk getirmeyi ama imkânsız. Onun dışında Fikret Kuşkan’ın oyunculuğuna laf etmek mümkün değil elbette… Özellikle yapılmış bir hareket biçimi midir tam anlayamadım ama biraz tuhaf. Şiveli konuşmalarda da bütün oyuncularda sanki kulağı rahatsız eden, nereye ait olduğunu tam anlayamadığımız bir kalıp var. Üstelik özellikle gençler aile içinde şiveli konuşurken, arkadaşları ile konuşmaya başladıklarında şive yok oluveriyor. Ama bunlar da devede kulak. Gerisi şahane. Mahsun’u tebrik etmek lazım. Bu arada şive demişken, bu konuda gelmiş geçmiş en iyi yazılmış ve oynanmış dizi Elveda Rumeli dizisidir derim ben..

Kuzey’in Suçu ne…

Bir okurum, demiş ki “Böyle giderse Kuzey-Güney dizisinin adı Kuzey’in Suçu ne olarak değişecek”.Cidden çok haklı değil mi : ))?

 Siyah İnci’den sevgiyle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2236
Kayıt tarihi
: 02.12.11
 
 

Kendi halinde bir TV izleyicisi ve yorumcusudur Siyah İnci. Tipik bir akrep burcudur.  Büyük çoğu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster