Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
5309
 

Hayat devam ediyor.

Hayat devam ediyor.
 

Allaha şükür üç haftada hakkın rahmetine kavuştu. Kim mi? Hayat devam ediyor adlı dizinin Abbas’ı. Az daha devam etseydi yüreğime inecekti. Diziyi belki izlemeyenleriniz vardır; buram buram doğu kültürü işlenmiş ve empoze edilmiş. İlk bölümü, reklam aralarında sık sık fragmanı izlettirildiği için bayağı bir izleyici topladı. Ben ilk bölüme yetişemedim, ikinci bölümü izleyip noktayı koydum. İZLENMEZ!!!!!! Notunu bir kenara yapıştırdım. Diyeceksiniz ki hayırdır toplumun gerçeklerini gözünü kapatmakla bitiremezsin diyorsunuz. Haklısınız  toplumumuzda çocuk gelin ve dede damat vakaları var ama bu konu işlenirken niye doğru olanı göstermiyorsunuz. Abbas ağa gibilerin yaptığı evlilik doğruymuş da toplumda bunu kaldırıyormuş gibi bir durum ortaya çıkıyor. Neden? Ben olsam senaryoyu böyle yazmam. Çünkü televizyon dizileri her ne kadar hayatın gerçeklerini yansıtsa da topluma örnek olmalıdır. Gerçek hayatta böyle olduğunu bilmiş olmamız; yanlışları dizilerde de devam ettirmek  o yanlış davranışları toplumun sindirip kaldırabildiğini gösteriyor. Yanlış davranışları devam ettirmelerini sebep oluyorlar. Reyting uğruna yanlışları devam ettiremezsiniz. 

Acaba dizideki küçük kız ile yaşlı kodamanın evliliği gerçekleşirken bir tane iyi adam rolünde birisini koyup evliliğin Abbas efendiye yanlış olduğu güzel bir şekilde anlatılsaydı olmaz mıydı? Olurdu ama orda dizi reyting almaz ikinci hafta bilemediniz üçüncü hafta kaldırılırdı. Reyting uğruna böyle dizilerin devam ettirilmesi oldukça tuhafıma gidiyor. Acaba huzurlu bir toplum ve gelecek, bu tür bir sürü saçmalık ve yanlışlıklarla dolu dizilerle mi kavuşulacak. Bu kadar iletişim imkânlarına sahip iken  neden eğitim verilmiyor. Bizler toplum olarak akşamları oturup evimizde günün yorgunluğunu televizyon izleyerek çıkartıyoruz. Ama ben bu hayat devam ediyor adlı dizinin ikinci bölümünü izlediğim gün iş yerinde bile bu kadar gerilip yorulmamıştım. Ben diyorum ki millet televizyon başında otururken gerim gerim gerileceğine, oh be tüm yorgunluğum geçti diyebilmeli. Hatalarını doğru bilip uygulayan bir insanın, yanlış yolda olduğunu fark edip doğru insan olarak hayatını düzene koymasını sebep olmak ve doğru insan olmasını vesile olmak bence bütün reytinglere değer. Senaryoları yazarken reytingleri değil, kalbinizin sessini  düşünün. Doğruyu, iyiliği katın öykülerinize; gençlerimizin yarınları mutluluk ve huzur dolsun. Ben televizyonlarda aile dizileri görmek istiyorum. Eşlerini üçüncü kişilerle aldatan yuvasının huzurunu kaçırıp, çocuğunun, ailesinini rızkını dışzardakilerle yiyip içen insan müsveddelerini görmek istemiyorum. RTÜK artık bu dizilere bir el atmalı ne dersiniz?    

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Aynen katılıyorum. Lâkin toplum da "mazoşist" gibi bu "gergin" dizilere bayılıyor. Metin Akpınar'ın, "PAPATYA"sı haftalardır ekrana gelmiyor. Levent Kırca, ekranlarda hiç yer bulamıyor... Meydan "reyting"cilere kalmış... Elinize sağlık... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 17.12.2011 14:34
Cevap :
Günaydın.düşünceme katıldığınız için teşekkür ederim. saygılar  19.12.2011 9:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 173
Toplam yorum
: 144
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 556
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Kamuda çalışıyorum, dünyalar tatlısı üç tane yavrum var. Burda bulunmamın sebebi hayatı sizlerle ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster