Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
182
 

Hayat devam ediyor

Hayat devam ediyor
 

internetten aldım


Ediyor elbette.

Hayat devam ediyor.

Farklı yaşam biçimlerinin içinde devam ediyor hayat.

Kimisi davulunu dengi dengine çalıyor.

Kimisi davulu bulsa da tokmak başkasının elinde.

Adam davula da vuruyor kasnağına da.

Bazen de kafasına geçiriveriyor tokmağı.

Hayat devam edip gidiyor.

Herkesin hayatı kendine.

Eline iğne batanın acısını başkası duymuyor.

Herkesin acısı kendine.

Hayat devam ediyor.

Bazıları bazılarının şatafatlı yaşantılarına bakarak iç geçirirken…

Bazıları akşam eve götüreceği ekmeğin parasını düşünürken…

Kimisi evsiz olmanın ürpertisiyle kendi içinde küçülürken…

Kimileri hergele meydanlarında bekleşirken yalınayak…

Kimileri köpek gibi kuyruk sallarken birilerine…

Birisi kemik gönderirken komşusuna…

Bir anne doğacak çocuğunun gelecek kaygısını taşırken yüreğimde…

Bir genç kızın yüreğinde gizlediği sevdiğine, dokunamama duygusuyla…

Bir bebeğin kadife kundaklarda uyumasıyla…

Bir çocuğun kar suyu ayakkabılarıyla okul yolunda yürümesiyle…

Otobüs durağında beklemesiyle birçoklarının…

Siyah camlı arabalarla bir kaçının yolları tüketmesiyle…

Ne bileyim işte.

Hayat devam ediyor.

*

Töreler.

Kadının adını silen töreler.

Berdel.

Kuma.

Parayla satılan küçük kadınlar.

Başlık parası.

Ben hepsini gördüm.

Kör topal, hayatlarına devam eden kadınlar tanıdım.

İçim sızlayarak dinledim, kimilerinin anlattıklarını.

Suskunluklarının içine gömülüp, yaşamı sadece hareketleriyle ortaya koyan kadınlar gördüm.

Körpe vücutlarıyla sadece, dişi dökülmüş erkeklerin, depreşen duyguların ibresini aşağı çekmek için kullanılan kadınları tanıdım.

Yine de yaşayan kadınlar…

Hayata tutunan kadınlar…

Babası yaşındaki birisine taksitle satılan ceylan gözlü, at yeleli kızlar.

“Taksitle borç senediyle aldım, sonuna kadar kullanırım” diyebilen vicdansızlar.

Sonra ve sonra; çakan ödenemeyen senetler…

Geri alınan küçük kadınlar.

Ve sonunda geçer fiyata, başkasına geri getirmeme sözüyle satılan kadınlar.

Yine de hayatlarına devam ediyorlar.

Çocuk yaşta, doğurdukları çocuklarla arkadaşlık ederek tüketiyorlar hayatlarını.

*

Annesinin hastalanmasına üzülen öğrencime soruyorum.

“Baban anneni doktora götürmüyor mu?”

Sadece yüzüme bakıyor çocuk.

Bir fırsatta, soruyorum çocuğun babasına.

“Eşiniz hastaymış. Doktora götürsene.”

Adam yüzüme bakıyor ve konuşuyor.

“De get hoce. Ne edeceksin dohtoru. Benim karisi ölürse, yenisini alırım lo. Parayla degil mi?”

Bu kadar kolay işte.

*

Bir genç kız gelmişti bana.

“Hocam ben evlenecek yaşa geldim. Ağabeyim de evlenecek.”

“Evlenin o zaman.”

“Bizim seçme hakkımız yok ki. Benim bir istediğim var amma, babama söyleyemem. Söylesem de fark etmez.”

Niye?

“Babam bizi düşünmüyor ki. Bu yıl biraz para kazandık. Babam parayı alınca, ben evleneceğim diye tutturdu.”

Eee ne olacak şimdi?

“Bilmiyorum Hocam.”

Ne oldu biliyor musunuz?

Evlenecek oğlu ve kızı olan adam, yıktı parayı bir kızla evlendi. Kendi kızının yaşında birisiyle hem de.

Benimle konuşan kız. Ağabeyiyle birlikte İzmir’e göç ettiler. Annelerini de yanlarına aldılar.

Anneleri hiç konuşmamış gittikleri yerde. Altı ay sonra ölmüş. Bu iki genç evlendiler İzmir’de.

Kalsalardı doğdukları yerde, onlarında hayatları silik olacaktı.

Hayat devam ediyor.

*

Eline ekonomik bir güç geçirenler, her şeyi mubah sayıyorlar.

“Ben ağayım ben paşayım” ayaklarıyla genç kızların üstüne atlıyorlar.

Kimisi töreye bağlıyor işi.

Kimisi beyaz bir fistan içinde, başındaki sarıkla “sofi” ayaklarına yatıyor. Allah’ı bile suçlarına alet ediyorlar.

Hayat tek taraflı devam ediyor.

Kadınların hayatı çalınmış.

Ben tam on yıl, bu hayatlara şahit oldum.

*

“Hayat Devam Ediyor” diye bir film izliyoruz.

Mahsun Kırmızıgül, doğduğu toprakları iyi anlatıyor.

Gerçek bütün bunlar.

Ama biz, bizler…

Bir film gibi izliyoruz.

Ne yazık ki gerçek bunlar.

Bu film gerçek.

Kimileri gerçeklerle yüzleşmek istemiyor.

Yine de;

“Hayat Devam ediyor.”

Kimin umurunda?

Hayat devam edecek elbette.

Benim murumda.

 

Bir not: Filmde 04 plakalı araç kullanılmasına Ağrı ilinden tepki gelmiş. Keşke Mahsun, 17 plakalı(Çanakkale) araç kullansaydı. Güneydoğu, bu gerçekten kurtulmuş olurdu(!)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğudada batıdada yaşadım. Problem kadına değer vermemekte değil insana değer vermiyoruz. Kadın sadece bir parçası. toplum adeta para denen kağıt parçasına tapıyor ve onu ilah gibi görüyor. Sorun insan olmayı algılamaktan geçiyor yoksa doymak için bir tas çorba yetiyor . kabın ne önemi var ki. Ama dünya kabın peşinde..

hssensoz 
 01.01.2012 8:34
Cevap :
Güneydoğ'da genelde kadın değersiz. Elbetteki insanın değeri olmalı, cinsiyet, mevki makam ayırmadan. Ne yazık ki herkes bir tas çorba buldum, Allaha şükür değil, altın tasta çorba içme peşinde.Madde herşeyin önüne geçti bu devirde. Selamlar.  02.01.2012 16:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 421
Toplam yorum
: 596
Toplam mesaj
: 69
Ort. okunma sayısı
: 1523
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster