Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
97
 

Hayat-dışı

Hayat-dışı
 

İnsanlar değişir! Bir günden diğer bir güne bile farklılıklar gösterebilirken yılların bize yapabileceklerini hayal bile edemeyiz… İçimizdeki hangi beni dinlediğimize anlar karar veriyor. İşte ben hangi andayım. İyi mi? Kötü mü? Buna ben karar vereceğim…

İnsan bir an çok iyi bir insanken zamanla çok kötü bir insan olabilir kendimde gördüm, hatta hipotezimi kendi üstümde sınadım. Evet, Jokerle aynı fikirdeyim(Batman’ın Joker). İnsanlar kötüdür aslında içlerinde derinlerde hep bir karanlık taraf vardır. Anları bu yüzden seviyorum, anlar karanlığı gün yüzüne çıkartır. Üç çocuklu bir adam çocuğu yaşındaki bir kıza tecavüz edebilir, buna an karar verir, bir anda öz çocuğunu öldürebilirsin, bir an aşık olduğun adama işkence etmek istersin, bir anda her şeyi değiştirebilirsiniz… İşte o anlardan birindeyim…

Günlerden Pazar, dışarıda yağmur camlarımın içine etmekle meşgul, her sabah olduğu gibi yine berbat bir güne uyanıyorum. Yazı bu kadar severken sadece bir ayın güneşli olduğu bir şehirde ne halt aradığımı yada kendime bu işkenceyi neden yapabildiğimi bilmiyorum. Yine ayyaş komşum aşağıdaki dairesinde karısını dövüyor. Geceleri bazen onların seslerini duyduğumu hayal ediyorum… Karısını öldürdüğünü ve onlardan kurtulduğumu, yada alternatif seçenek olarak elektrikli testereyle alt kata inip, ikisini de parçalara ayırdığımı hayal ediyorum… Kanlarının sıcacık dokunuşunu tenimde hissediyorum, paslı demir tadını, yüzümdeki gülümsememi sonra uykuya dalıyorum. Her akşam aynı hayallerle uyuyup, her sabah arkasından öldür artık şu karıyı sende kurtul, bende diye bağırıyorum, oda bana sıra sana da gelecek kahpe diye bağırıyor ve her sabah yaptığım gibi arkasından orta parmağımı göstererek camı kapatıp içeri giriyorum…

Bir gün biliyorum ikisinden de kurtulacağım. Ve hissediyorum o gün çok yakın…

İnsanların kaç yüzü var? Bize gösterdikleri hangisi? En mutlu sandığımız insanın bile içinde binlerce yara olabiliyor... Benim kaç yüzüm var? Kendime sürekli bu soruyu soruyorum. Benim kaç yüzüm var? Benim kaç yüzüm var? Çok fazla ben bile sayamıyorum. Bir haber okuyorum netten mütevazı iyi aile babası dediğimiz tipte bir insan intihar etmiş, içindeki acılara dayanamamış sonunda 15 yıllık karısının bile bilmediği bir kızı varmış adamın, klasik yazılar gibi kötü yola düşmüş diyeceğimi zannediyorsanız avucunuzu yalarsınız. Başka bir kadından hiç kimsenin bilmediği, tabi adamın intihar etme sebebi vicdanı dayanamadı falan değil hiçbir erkekte o dediğimiz vicdandan bulunacağını sanmıyorum, içinizden aldatırken vicdanı neredeymiş dediğinizi duyuyorum, başka kadın diyince anlamışsınızdır zaten adamın evli olduğunu. Adam uzaktan kızını arada takip edermiş. Bir gün adam karar vermiş kızına her şeyi anlatıp babası olduğunu söyleyecekmiş, önce evdekilere söylemek istemiş, heyecan, korku, endişe hepsi birbirine karışmış, evdekilerin tepkisi cehennem azabı gibi üzerine çökmüş, eve gelmiş sessizce kapıyı açmış, üst kattan sesler geliyormuş, yavaşça üst kata çıkmış, kızıyla oğlunu kendi yatak odasında görmüş…

Saklanmaya daha devam edecek miyiz? Artık yeterince sobelendik hayat tarafından, hiç açmadığımız kapılar aralandı derinliklerimizde, artık yabancı bir el var söyleyemediğimiz.. bir el.. tenimizde dolaşıyor hastalık gibi her yerimiz de geziyor, her seferinde daha da kirletiyor bizi, daha da kötü oluyoruz, yalancı oluyoruz. Maskeli balo gibidir hayat… A.Nesin ustamın da dediği gibi taş duvarlar örmüşüz kendimize kendimiz, ne yana dönsek kendimize çarparız…

Kapının altından usulca siyah  dumanlar yükseliyor.. İçim çekiliyor.. Boğulur gibi oluyorum ama canım acımıyor.. Uykudayım sanki iyi değil bu uyku biliyorum, vazgeçermiş gibi, veda edermiş gibi uyuyorum.. Soğuyorum git gide daha da soğuyorum tuhaf ama tenim alev alev içim ise buz gibi kendime el sallıyorum derinlerde, çocukluğumdan bir el beni çekiyor dibe huzur vermiyor gitmek istemiyorum aslında kalmalıyım.. En azından alt kat komşumu öldürene kadar kalmalıyım…

Yazan: Çağla ALTUN
(..Kısa Hikaye: Yazıda geçen karakterler tamamiyle uydurmadır)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 517
Kayıt tarihi
: 03.09.14
 
 

Sosyolog, İSG teknikeri, Kalite Uzmanı, Denetçi, Ressam, Fotoğrafçı, Şair, Yazar, Okuyucu, Anne, Ev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster