Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '21

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
41
 

Hayat işte

HAYAT İŞTE

Dönem dönem her dönem, bu dönem sıkışmışlıklarda , nefes alınması zor iklimlerde, boğum boğum  düğmlü zor sözcüklerde, herkesin konuştuğu, hiç kimsenin konuşamadığı bu  renklerin kaybolduğu griliklerde, insanın kendisini aradığı, aynaların kırık, kalplerin paramparça olduğu şu zamanda ki şimdi portakal vaktidir kokmayan çiçeklerde kokunun yok olduğu şu kaybolmuş zamanda yalnızken herkes ben bu herkesten uzak sıcak gözyaşlarımla tuz bastım yaralarıma.

Öptüm acılarımı soğuk odalarda, buharlaştılar anı oldular duvarlarda gölgelerde.Yıllar yolları kapadı umuda. Ben anılarımdan ayrılırken boşunaymış sevmeler, boşunaymış küsmeler küs bile olmayan cümlesiz kelimeler. Özledim demeler anlamsız, gitmiş gidenler, hiç sevmemişler ya da küsmeden küsenler. ne demiş Nazım usta "demem o ki ben sana küsüm.." kabuk bağlamış altı cırk yara. İnsanın insandan kaçtığı bu ibretlik dönemde  of ki of mezesiz rakı masalarında masalarda yokmuş aslında, bir garip uğultuda, bir kısır döngüde, çemberlerin içinde dört duvar dünyamızda, bir yalan masalda ve hala doğuyor bebeler onlar hala umurumda.

Algılar, temassız kartlar, yapay zekalar, robotlar, sanal ekran, sanal paralar. Ruhu uçurdular insanlar  ve bu sevgisiz, acımasız, insaansız insnlı, yalan dünyada acılarımla kendi canlı hücrelerinde onlarla barışık ve onları öperek bana insan olduğumu hatırlattıkları için mübarek, onur ve gurur veren acılarımı öpüyorum tek tek.

Yaralar birer tecrübe olmuştur. Yaraya tuz bastırmıştır, tütün bastırmıştır. yaşanılmıştır. Şimdi yaralar kangren, yaralar kesik, parça parça ne saran var ne uğurlayan var.

Öyle bir zaman ki ellerde dezenfektan, herkes maskeli, kaçıyorlar birbirlerinden. hala masal anlatabiliyor birileri.

Masal dünyaları olmuş gibi.Kendi sırça köşklerinde.  İyiler kaybediyor kötüler kazanıyor haklı gibi. Şimdi rüyalar bile kavgalı. hayırlara vesile diyen yok. Herkes kendi kabusunu yaşıyor bir yalnızlıkta. 

Yazmaya bile üşeniyoruz ya da değer vermiyoruz.cin çarpmış hepimizi emojilerle konuşuyoruz Amerikan işi.. yakında unutacağız dilleri. Dil mi güzel dilber mi? Dilberler şiş dudaklı gülümsemeleri yapay.

Gülüşümü beğenirlerdi bir zaman. yalandan gülüyorum ayna da dil çıkarıyorum kendime. Bir gülme bir gülme kırılıyor aynalar gülmekten bana. Birlikte gülüyoruz birbirimize ben ve ayna zaman şimdi. ellerim kesik kanıyor yüreğim en koyusunda. Cam kırıkları her yer. Topluyorum onları içime. Nasılsa kırık parçalar çok bende. Yeniden biriktiriyorum onları. kendime gülümsüyorum. Ben hala bu hayattayım kesik yaralarımı öpmeye hazırlanırken annem beliriyor " yok bişey mayko geçer" diyor o öpüyor kesiklerimi " sahi mi" diye bağırıyorum. sabahın bir vakti uyanıyorum. Ayna yerinde zaten o çok yaşlı beni görecek hali yok. Yine kendime gülümsüyorum en sıcağından gidip çay koyuyorum ocağa mis gibi geçmişim kokuyor anılarımda.

küs bile değilim bu hayata

HAYAT işte....

Ben sen o hep hiç olacağız deydi mi hiçliğe

Cahide Yormaz Öz

9.1.202 MİŞ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

biriktiriyorum onları. kendime gülümsüyorum ben hala bu hayattayım kesik yaralarımı öpmeye hazırlanırken

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazmaya

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaralar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 105
Kayıt tarihi
: 18.10.14
 
 

Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce bölümü ve Dil ve tarih Coğrafya Fakültesi Mezunuyum. MTA da Jeomo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster