Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '20

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
22
 

Hayat Masası

Mastercehf ve diğer yemek programlarının gördüğü ilgi,sayılarının çokluğu ile anlamış olduk ki bizim yemeğe verdiğimiz önem hiç de öyle yabana atılır cinsten değilmiş. O zaman bugün bizde yemek yapıp iyi bir masa kuralım mı? Hayat masası...

Bana kalsa hayatı kurmak iyi bir yemek masası kurmaya benziyor. Bi kere önceden kafanda şekillendireceksin. Sonra oluşturmak istediğin ambiansa göre masanın konumunu, örtüsünü ve konsepti belirleyeceksin. Bunun yemek takımıydı, bardaklarıydı, masa süsleriydi ve hatta peçetesiydi....

Mutfak detaylarına girmeyeceğim bile. Orada Tencerelerde nasıl bir emek, sevgi ve özen kaynıyor. Sen onları; efendim nasıl bir pembeleşinceye kadar kavuruyorsun, kulak memesi kıvamında tutuyorsun, etleri tel tel ayrılacak yerde yumuşak noktada yakalıyorsun ve zeytinyağını koklayarak katıyorsun salataya. O mezeleri baharat ve yeşilliklerle süslüyorsun...

Misafirlerine değer veriyorsan masaya servisini ekliyorsun. Sen daha çorbadan ilk kaşığını aldığında masadakiler yemeğe geçiyor. Hooopppp hemen servistesin.. Onlar üçüncü yemekte iken senin çorban henüz bitmiş...

En son tatlılar yendiğinde tatlı bir sohbete geçilmiş, "ellerine sağlık" lar alınmış. Yiyen mutlu yapan mutlu...

Masanın adabıdır bu...

E gerçek hayatta fastfoodu kötüler ama masaya McDonald's muamelesi yaparsan; afilli yemekler yapmaya üşenir ve kolaya kaçarsan, ev sahibi olarak ikram ettiğin yemeğin arkasından sürekli olarak " ama ben o masa için neler çektim" diye ağlanırsan... Evsahipliğin zedelenir. O yemeğin tadı gider..

Nasıl olacak bu kadar detay kaçırırken, özeni bu kadar eksik ve cimrice kullanırken?.

Oysa mühim detaydır masadaki peçete ;)

Etrafta sürekli fastfood beslenip mutsuzluktan ağlayan, sokaktaki kokoreçcide rakı balık yapmaya çalışan, iyi masalara yemekhane muamelesi yapıp "hayatımda neden kaliteli insanlar" yok diyen kadın ve erkekler görüyorum. Acele ve telaşlarını anlayamıyorum da..

Düşündüm de.. Keşke bu kadar unutmasaydık dostlukların, ilişkilerin ve hayatın adabını..

Evet belki teferruatlı, belki zahmetli ama çok değerli

O masa, tüm yazılanlar olunca güzel, keyifli ve doyurucu bir yemek masası oluyor. 

Bana çok detaycısın diyorlar... Masaya oturmamak ya da masadan kalkmak problemli görünüyor.

Yok hayır.. Sadece iyi yemek yemeyi, güzel misafir ağırlamayı seviyorum. Öyle gördük aileden. Adabı olunca keyifli, Türk Kahvesi gibi….

Öyle bir masa olsun ki bizim hayat Masamız,

Masa da masaymış ha, Bana mısın demedi bu kadar yüke? diyen Edip Cansever masası az bile kalsın yanında..

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 761
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster