Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
120
 

Hayat Mücadelesi

Hayat, insanın doğumundan ölümüne kadar geçen sürede ayakta kalma savaşımıdır. Diğer bir deyişle, insanın çevreyle, şartlarla, bazen de kendisiyle mücadelesidir. Bu mücadele öyle çetindir ki, bazen oturup iki dk soluklanamazsınız bile. Bazen kendinizi kaybedersiniz bu mücadelenin içinde. Şartlar sizi bir çıkmaza sürükler ve siz ne yapacağınızı bilemezsiniz. İnsan için bu yarış doğduğu andan itibaren başlar ve bir ömür boyu da devam eder.

Bu mücadele doğumla başlar dedik, evet doğrudur. Bebekken rahattım zannetmeyin, yanılgıya düşersiniz. Oysa bu dönemde seni rahat bırakmazlar. Senin konuşmanı, emeklemeni ve yürümeni beklerler. Sen de bu istekler doğrultusunda bir mücadeleye girersin. Ardından okul yılları gelir. Geçilmesi gereken dersler, yapılması gereken işler ve istekleri yerine getirilmesi gereken konu komşu, akrabalar vardır devrede. Bunun için hep bir mücadele içerisinde bulursun kendini. Hep bir şeyleri yetiştirme ve yoluna koyma telaşın vardır. Zaman geçtikçe bu telaşın daha da artacaktır. Çünkü hayatının ilk yıllarında sorumlulukların daha azdır. Dolayısıyla mücadelen daha kolay olacaktır. Ama kendi ayaklarının üstünde durmak istediğinde bu sandığın kadar kolay olmayacaktır. Tam kendi ayaklarımın üstünde durdum dediğin an hayatın tokadını yiyip yere düşeceksin. Kalkmak için çabalayacaksın ama nafile. Ya kalkmanı istemeyenler sana engel olacak ya da hayat bir sürprizle karşına çıkacak tekrar. Bir daha, bir daha yere düşeceksin. Her şeye rağmen pes etmeyip ayağa kalkabilirsen hayattaki ilk golünü atmış olacaksın. Ama bunu pek çokları başaramadı şimdiye kadar. Kolay olmayacak bilesin.

O yüzden ne olursa olsun umudunu asla yitirme bu hayat yolunda. Ve bunu yaparken yüzündeki gülümsemeni eksik etme. Bu hayatta bir insanın başına kısa zamanda onlarca şey gelebilir. Annesini, babasını ve en sevdiklerini kaybedebilir. Evinden, işinden hatta sağlığından bile olabilir. Bu listeyi daha da uzatmak pekala mümkün. Ama bize bu listenin ne kazar uzun olduğundan ziyade, kötülüklerle dolu listeyi nasıl alt ettiğimiz veya edeceğimiz gerekli. Bana göre bir insan her türlü zorluğu yenebilir. Yeter ki başarmak istesin ve umudunu kaybetmesin. Defalarca yere düşüp mücadelesini kaybetse de hayatta olduğu, nefes aldığı sürece bir şeyleri değiştirmek için hala bir şansı vardır. Peki öyleyse bizdeki bu yılgınlık, umutsuzluk da niye? Hayat devam ediyor ama biz çoktan havlu atmışız mücadeleye. Sonra da yakınıyoruz hayat çok acımasızsın, çok kötüsün diye. Doğru, hayat çok acımasız ve çok kötü. Ama biz güçlüyüz ve her zaman da güçü olmak zorundayız. Hani bir şarkıda diyor ya ''Düştüysek kalkarız, daha ölmedik ya.''bu senin için, benim için geçerli hayat yolunun yolcusu. Henüz ölmedik, o zaman hayata karşı hala kazanma şansımız var. Öyleyse hayat mücadelemize kaldığımız yerden, yılmadan devam edelim. Bizi kurtaracak olan da bu mücadelemizdir.

( 26.03.2019/ Necati Dilek)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 66
Kayıt tarihi
: 03.01.19
 
 

5 Nisan 1991 Aydın Sultanhisar doğumluyum. İlköğrenimi köyde tamamladım. Sonraki yıllar eğitim iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 66
Kayıt tarihi
: 03.01.19
 
 

5 Nisan 1991 Aydın Sultanhisar doğumluyum. İlköğrenimi köyde tamamladım. Sonraki yıllar eğitim iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster