Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '17

 
Kategori
Değerleme
Okunma Sayısı
218
 

Hayat Müşterek Değildir

Hayat Müşterek Değildir
 

Kadınlar hayatlarını idame ettirebilmek için maddi kazançlar peşinde koşmaya başladıktan sonra özgürlük kapılarını aralayabildiler. Başına para ödenerek elde edilen kadınları evlere mahkum eden zihniyete karşı ayakta kalabilmek için erkeklerden daha çok çalışmak zorunda kaldılar. Para kazanmak dışında sorumluluğu olmayan ev reislerinin elinden bu sorumluluğu da alıp, reislik makamını onlara bırakmaya devam ettiler. Geriye ne mi kaldı? Hiçbir sorumluluğu olmayan reisler…
 
Doğduğu andan itibaren kız kardeşlerinden ayrıcalıklı büyüyen erkeklerin kadına bakış açısını değiştirmemiz mümkün değil. ‘Erkek yatağını toplamaz, erkek sofraya yardım etmez, erkek yemek yapmaz, erkek çamaşır yıkamaz…’ gibi yapmazlar listeleriyle donatılan beyinlerine sadece iş güç sahibi olup, para kazanma sorumluluğu yükleniyor. Bir de evin ulaştırmadan sorumlu elemanı olarak araba kullanma hakkı veriliyor. Bu kadar sorumluluk fazla geliyor tabi erkeklere ki büyüyünce dayanamayıp eşlerine şiddet uygulayıp, cinnet getirerek can alıyorlar. Ya da daha aklıselim erkeklerimiz ‘Çocuk ta yaparsın, kariyer de’ gazını verdiği kadının maddi imkanlarından da faydalanmaktan çekinmiyorlar. 
 
Okumak, öğrenmek ve kendini geliştirmek kısmı kadın, erkek farketmeden herkes için mecburiyet. İnsan olmak, sahip olunan aklın diyetini ödemek kulun vazifesi. Ortak vazifeleri olsa da kadın ve erkek eşit değil. Kadın güçlü olmak zorunda değildi; erkekler ona saygı duymak ve zarar görmesin diye dikkat etmek zorundaydı. Kadın para kazanmak zorunda değildi; erkekler ona annesi gibi bakmaya devam eden kadına para getirdiği için ona şiddet uygulama hakkına sahip olmadığını bilmeliydi. Başka kadınların vücutlarını sergileme çabasına rağmen erkek, seven bir kadına sadık kalmalıydı. Boş kalan sorumluluk sayfalarını da doldurmak için çabalayan kadın herşeyi yapmak zorunda kaldı. 
 
Şimdi sokaklarda bir elinde çocuk, bir elinde çantası ile gezen anne kadınlar var. Kendine yük görmediği tek sorumluluk annelik tüm kadınların. Toplumun tek başına ayakta durmaya alıştırdığı anneler, çocuklarının diğer elini tutan bir baba olmadan hayatlarına devam ediyorlar. Gözü, gönlü, cebi dışarda olanları içeride tutmaya dayanamayıp yalnızlaşıyor insanlar. Belki hayatı müşterek kılabilseydik; hikayelerini duyunca hüzünlendiğimiz, birbirinin gözlerinin içine bakan, sevdası yaşlanmayan beyaz saçlı yüreklerden olabilirdik.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 119
Kayıt tarihi
: 13.06.15
 
 

Zorla değil ama, zorluklarla eğitilen ve bitti sanıldığında zorlukların yeni başladığı doktorluk ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster