Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
887
 

Hayat Müşterektir!

Hayat Müşterektir!
 

Çiçeği Kendimiz Toplamayalım, Sevdiklerimiz Bizim İçin Toplasın! :)


Çevremde gördüğüm ve en haz etmediğim erkek tipinden bahsedeceğim size! Rahattır erkekler, sorumluluk almak pek işlerine gelmez. Genelleme yapıyorum diye kızmayın sakın, çevremdekilerden bahsediyorum. Benim kızdığım kadınlar aslında; erkeklerin her yükü üstlerine yıkmalarına müsade ettikleri için. İlk önce erkeğin her istediğini yaparak başlıyorlar işe, sonra da birşey yapmaya gerek kalmıyor zaten; alıştırıyorlar. Bahsettiğim kişiler sadece sevgili ya da eş değil, baba - kardeş - enişte vb de bunların içinde. Ustalarla ilgilenmek erkeğin göreviyse, erkek yapsın ne diye kadınlar girer işin içine! Annem her zaman der ki "evleneceğin erkeğe ben yemek yapmayı biliyorum bile deme; seninle evlenecekse yapacağın yemeğe, titizliğine güvenip de evlenmesin" :) Çok haklı biliyor musunuz? Çünkü daha evlenip evlenmeyeceğim belli olmayan bir erkek bile ben yemek hazırlarken salonda öylece yemeğin önüne koyulmasını bekliyor, bir işin ucundan tutayım demek yok! Ben söylerim, çekinmem de önemli olan söylememe fırsat bırakmadan girişmesi! 

Hepimiz çalışıyoruz, bir bardak suyu benden isteyeceğine git kendin al, eksilmezsin değil mi? Hayat müşterektir, diye ahkam kesmesi kolay! Her anlamda müşterektir o zaman! Annelerde de var hata! Anneler erkek evlat delisidir genelde, kıyamazlar; ellerinde ütülü gömlek, odasında sabah kahvaltısı bir güzel yetiştirirler erkek evlatlarını. Hazıra alışan erkeğin kız arkadaşının vay haline! Babalar deseniz kız - erkek eşitliği asla olmaz onlarda; erkektir yapar, derler. Şımaran ağabeyin kız kardeşinin de vay haline! Ne kadar garip bir düzen! Eskiden erkek eve ekmek getiren, evin geçimini sağlayan kişiydi, şimdi aynı şeyi kadınlar da yapıyor. O zaman erkekler tepemize çıkarılmayı hakedecek ne yapıyorlar? 

Erkekleri bu hale biz kadınlar getiriyoruz! Biz alıştırıyoruz. Erkekleri aşağaladığım filan yok, sadece bizim daha çok yorulmamızı, daha çok fedakarlık yapmamızı gerektirecek ne yapıyorlar onu merak ediyorum! Sevgilimizi, eşimizi hayatımızın merkezine öyle bir sokuyoruz ki annemiz - babamız - kardeşimiz - dostlarımız hak getire... Farkında olmadan bir bakıyoruz ki dostlarımızdan uzaklaşmışız, onunla bir haftasonu geçireceğiz diye ailemizin yanına gitmez olmuşuz. Bir yere giderken ailemizden önce ona sorarken buluyoruz kendimizi, ona hesap veriyoruz. Ailemiz karışmazken o karışabiliyor giydiğimize, gezdiğimize! Bu ne cürret? Arada söylediğim bir laf vardır: yakında biz kadınlar erkekleri putlaştırıp önlerinde eğileceğiz. Onlar da insan, bizler de insanız. Tabii ki karşılıklı fedakarlıkta bulunacağız ama kimse kimseden üstün değildir. Teoride kadın-erkek eşittir, uygulamada da öyle olsun! Bu eşitsizliği biz kadınlar bozmayalım. Aşk için, şefkat için, heyecan, mutluluk için bir erkek şarttır, biliyorum ama bu güzel hisleri abartınca sonuçta aşksız, şefkatsiz kalınca alışkanlıktır bu işin gidişatı! Her iki taraf da yıpranır! Kendimiz edip kendimiz bulmuyormuşuz gibi bir de şikayet etmez miyiz? "Artık bana ilgili davranmıyor da, önceden elinde çiçekle gelirdi artık bir çalı parçasına bile muhtacım da, bana seni seviyorum demiyor da, önceden saat başı arardı şimdi günde bir defa konuşuyoruz da, en başta hiç yanımdan ayrılmak istemezdi şimdi haftada bir zarzor görüşüyoruz da..." Ohoo, biz daha çok bekleriz. Onlara bulunmaz hint kumaşı muamelesi yapmaya devam edelim, o zaman herşey istediğimiz gibi olur! 

Ben feminist değilim, bilginize :) Erkeklerin hislerimiz açısından ne kadar önemli olduğunun farkındayım; tek savunduğum bizim daha özverili davranmamız için bir sebep yok! Ben bulamıyorum! Erkek-kadın ilişkileri için tek dileğim, karşılıklı fedakarlık, davranışlarda istikrar! 

Sevgiler... 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 768
Kayıt tarihi
: 19.01.11
 
 

İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümünden mezun oldum. Ege Üniversitesi'nde İngiliz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster