Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
685
 

Hayat rutin midir?

Hayat rutin midir?
 

Tahminlere göre Homo <ı>sapiens, yani bugünkü modern insan olan bizler...200 bin yıldan beri var olmaktayız. Ölüyoruz...doğuyoruz. Ama insanoğlu 200 bin yıldan beri var bu dünyada.
Bugüne kadar 86 milyar insanın gelip geçtiği tahmin ediliyor...bilimsel çalışmalara dayanılarak yapılmış bir tahmin bu.

86 milyar hayat...200 bin yıl.

Baş döndürücü rakamlar. Belki de değil.
Ben benim başımdan söz ediyorum zaten...benim için baş döndürücü. Sizinkini bilemiyorum.

Bugünkü hayatımıza bakıyorum. Etrafıma, ve elbette kendime de...rutin hayatlar yaşıyormuşuz gibi geliyor.

Okullar, iş, evlilik, çocuk filan. Herkes bunları ilk kez yaşadığı için kendine özel sanıyor. Halbuki genelde son derece sıradan. Hayata dair izler bırakıyoruz...çocuklar yaparak. Geleceğe gönderiyoruz genlerimizi çocuklarımız aracılığıyla. Zayıflıklarımızı, hastalıklarımızı her şeyi geleceğe gönderiyoruz. Tıpkı 86 milyar insanın yapmaya çalıştığı gibi yapıyoruz.

Rutin olmayan ne var acaba hayatta?...
Mesela nobel ödülünü almış abi gece gündüz laboratuvarda çalışırken...rutinlikten sıyrılıyor mu o dakika?
Hani insanlığa çok özel bir katkı yapması bakımından.

Bir müzisyenin kan ter içinde notaları yanyana dizmesi rutinlikten az da olsa kurtulabilmek midir? Yoksa bunlar istisna ve istisnalar kuralları bozmamakta mıdır?
Hayat pek bir rutin bir döngü müdür aslında?

Nobel tıp ödülünü (1993 yılında alınmış olanı) kazanan abinin konuşmasına katılmıştım geçen senelerde...böyle konuşma öncesi salonda ayak üstü konuşmaların yapıldığı sırada hafifçe konuşmuştuk da galiba...Ne kadar da alçak gönüllüydü. Belki bilgisi ve ulaştığı nokta abiyi alçak gönüllü yapmıştı ya da kendine olan güveni...ya da ne yaptığını biliyor oluşu...Ama yine rutin bir hayat değil mi...? Belki de değil.
Onun gibi bir sürü bilim adamı var...ve aynen onun gibi gece gündüz çalışıyor. Belki de çok rutin.

Belki de hayatın sırrı...mutlu olabilmesini bilmekte...Bize özel olduğunu sanıp aslında herkesin benzerini yaşadığı hayatlarımızın keyfini çıkarmak...Kendimizce rutinliğin içinde yeni rutin işler yaratmamak. Mesela her gün işe aynı yoldan gitmemek (aslanım bizim oradan 99C geçiyor saat başı başka da yol yok sıkış tıkış bineceksin...sıkıysa dene başka yolu...) Hakikaten başka da yol yok belki... o zaman yolu olanlar denemeli...olmayanlarda başka deneyecek yerler bulmalı.

Steve Jobs (Apple’i kuran abi) diyor ki “Coca Cola, Pepsi gibi şirketlere işe girmeye çalışana kadar...gelin Apple’ da çalışın. Orada her gün şekerli su yapmaktasınız. Halbuki Apple’ da her gün yeni buluşlar için çalışacaksınız...rutinlikten kurtulun...”

Rutinlikten kurtulmak nasıl bir şey acaba?

(ilk olarak http://hayattanmasallardanbiraz.blogspot.com/ adresinde yayımlanmıştır.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yeni bir yıla yayacak şekilde; yeni bir aşk, yeni bir iş, yeni birden fazla hobi, yeni arkadaşlıklar,yeni kitaplar, yeni filmler, yeni bir gardrob, yeni bir sürü ayakkabı, yeni.. yeni.. yeni.. Zor değil mi? Esas olan, ruhun yeniliği ve hep güzeli ve iyiyi istemesi, mi acaba?

sevgiii 
 16.12.2008 22:58
Cevap :
Rutin olmayan yenilikler olsun yeni yilda di mi?:) Sevgilerimle  17.12.2008 14:44
 

Düşündüren tespitlerde bulunmuşsunuz ve yazının her yerinde farkındalık var... Bana sorarsanız iş yapılanları eğlenceye çevirmekte, sabaha kadar laboratuarda çalışan adam kendi için bir şeyler yaptığını hissediyorsa eğleniyordur... İmkânım olsa kendimi dağa başında ahşap bir kulübeye kapatır... Aylar boyu yazardım... Sonrada yazdıklarımı kocaman bir şarap şişesine koyar denize atardım... Düşüncenin rutini olmaz diye düşünüyorum...

Ali Gülcü 
 15.12.2008 17:59
Cevap :
bende katiliyorum sizin fikrinize...eglenceli ve de severek yapilan her sey rutinligin zarar verici etkilerini bozuyor. Katkinin icin tesekkurler. Sevgi ve selamlarimla.  15.12.2008 21:04
 

Ben de tutkudur anlamını tam manası ile bilmediğim kelimelerin anlamını öğrenmek.Rutin kelimesine baktım TDK'dan; "sıradanlık,alışılagelmişlik,değişikliğin olmaması vs." diye tanımlıyordu "rutin" kelimesini. Aslında sürekli değişiklik de rutinlik olmuyor mu? Yani her zaman şaşırtan biri olmak,her zaman farklı olmak ya da olmamak.Bir süre sonra onlar da rutinleşiveriyor:"sürekli değişiklik" nasıl ki değişmeyene bu değişmez gözü ile bakılıyorsa değişene de aynı şekilde bu hep değişir gözü ile bakılıyor.Ne yapsak kurtulamıyoruz bu rutinlikten.Bakın yazımın başından beri birçok defa rutin yazdım.Bu da mı rutinleşti ne? Saygılarımla...

İbrahim Halil Yeter 
 15.12.2008 15:41
Cevap :
Dogru diyorsun surekli degisiklikler de rutin...aslinda bir bakima her sey rutin...mevsimler de, gelip gecen yillar da galiba mutlu olabilmesini bilmek en onemlisi...Sevgi ve selamlarimla.  15.12.2008 21:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1271
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster