Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '17

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
65
 

Hayat Yönlendirsin Seni..

Evet! hayata teslim olmaktan bahsediyoruz burada. Bu kanıya nereden vardığımı izninle açıklamak isterim. Bir müziği hissetmek için o müziğe kendimizi teslim etmeliyiz. Eğer genel geçer dikkatimizin tamamını değilde bir kısmını müziğe verirsek; tam manada o müziği yaşayamayız. Diğer taraftan kendimizi teslim edersek müziğe, işte o müziğin içinde yaşarız ve dans ederiz.
 
Hayat da öyledir. Tamamen hayata teslim olduğumuzda, hayatı yaşayabiliriz. Günümüzde bölünmüşlük o kadar işlemiştir ki her yerimize, bizler aynı anda bir sürü şeyler yapmak zorunda hissetmişizdir. Dahası tedirginlik yüzeyinde herşeyden bir parça koparma eğilimindeyiz. Kendimizi tam anlamıyla teslim ettiğimizde yaşadığımızı göreceğiz. Vee geçmişi ve geleceği feda edeceğiz. Ne için? Şuanımız için!!!
 
Teslim olmak çok basit olduğundan, bunun bu kadar basit olması da kafamızı karıştırır. Bu da bizi zorlar. Aslında basitken zora sokmuşuzdur.
 
Sevdiğin ve kendini kaybettiğin bir şarkıyı düşün. Bu şarkı senin tüm bedenin alıyor ve diğer tüm herşeyden uzaklaştırıyor. Bir dinginlik, bir rahatlık seni alıp götürüyor. Bu rahatlıkla artık vücudun dans etmeye hazırlanıyor ve dans ediyorsun müzikle beraber. Artık tüm benliğinle teslim olmuşsundur müziğe. Halk arasında kopmalık şarkılar vardır ya, işte o. Bazen de bu şarkı beni alıp götürdü deriz.
 
Şimdi gelelim sevmediğimiz ve kulak ucuyla dinlediğimiz şarkılara; işte kendimizi teslim edemediğimiz şarkılardır bunlar. Bu nedenle bir duvar öreriz ve bu duvarı zorladığında bir direnç oluşur ve buda gerginliğe sebep olur. Biz buna stres deriz. Pekala bu gibi durumları hayata teslim olmadığımızda da yaşarız.
 
Diyeceksin ki ben bu müzikte kopamam. Nasıl teslim olayım sevmediğim müziğe. O zaman sana şunu söylemek isterim; bu müzikle alakalı değil. Bu müzik hakkındaki oluşan önyargılarındır seni o müziği sevmene engel olan.
 
Hayatımız da öyledir. Sevmiyoruz yaşadığımız anı. Yaptığımız işimizi, kendimizi, çevremizi v.s. diye uzatalım. Arkadaş sev sev!!!
 
Sevdikçe teslim olma eğilimin artacak. İşte bir noktadan sonra gerçekten teslim olduğunda hayata, hayatın aslında bir müzik olduğunu ve o müziğin ritmiyle kendimizden geçip dans etmemiz gerektiğini anlayacaksın.
 
Hayat bir müzik, dans etmek mi istersin? yoksa kenarda oturup kös kös müziğin bitmesini mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 844
Kayıt tarihi
: 07.08.17
 
 

Bendeniz hayatı varolduğu yerde değilde, uzaklarda yaşayan biriyim. Beni tanımanızı istemem... Su..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster