Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
347
 

Hayat

Yaşadığın, gördüğün, duyduğun şeyler mi hayat? Çevren mi yoksa...

Hayata, hiç katmayız kendimizi. Hep "onların hayatı" ve "onların yaşamı" vardır hayat dediğimiz olguda.

Halbuki hayat biziz, kendimiziz. Çocuklarımızın hayatı var mesela en basitinden, onların giyimi, yemeği, okulu var. Sonra eşlerimiz var, onların mutluluğu, saadeti, ihtiyaçları. Sonra ailemiz var, onların bakımı, gururluluğu, övüncü ve çevremiz var mesela, onların dedikleri, giydikleri, içtikleri.

Hayat…

Pek çoğumuz için hizmetten ibaret. Hizmet ediyoruz başkalarına, hizmet ediyoruz onların hayatına. Onları adıyoruz hayatlarımıza.

Mesela, çocuklarımızla oynayamıyoruz istediğimiz bir oyunu, eller ne der diye. Hep bir ciddiyet hep bir sorumluluk var omuzlarımızda. Veya sevişemiyoruz istediğimiz bir yerde, istediğimiz bir anda eşimizle. Ayıp ve günah diye. Hayaller bile kuramıyoruz beynimizdeki hapishanelerde, hayallerimizi bile adamışız bir başkasının hayatına.

Hayat…

Peki biz neresindeyiz bu hayatın. Kaçımız katabiliyoruz ki "biz" denen olguyu "bizim hayatımıza", kaçımızı yaşayabiliyoruz ki bizim olan hayatı...

Oysa bizimde kulaklarımız var, kuşların melodilerini dinleyecek, veya gözlerimiz var güzellikleri izleyecek. Biraz zaten "biz"e yer versek, "biz"i katabilsek hayatımızı, zaten o zaman bizim olacak hayatımız.

Hayat....

Doğduğumuz anda, bilmediğimiz bir yerde başlatılan geri sayımın hangi noktasındayız bilmiyoruz. Ne zaman “sıfır” noktasına ulaşacağız ve ne zaman “son anı” yaşayağız bilmiyoruz. Ve bu bilinmezlik denkleminde bilebildiğimiz zamanımızı ise yaşayamıyoruz. Her anımız “başka” hayatlara adanmış onları zevk ve düşüncelerine hizmet ediyoruz.

Zincirleri yırtmaya kalksak bu zamanda yine başka hayatlara takılıyoruz. En basitinden “Sorumsuz” en ağırından “O....” kelimesinin arkasında kalıyoruz. Hep bir duvar var “Hayat”ımızla bizim aramızda, hep bir engel.

Keşke küçükken annemiz bize, “ayıp” kelimesinden önce, “hayat”ı öğretebilseydi. Belki daha iyi anlayabilirdik hem ayıbı hem hayatı….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Bu konu hakkında en büyük master'ı yaptım. Hayat okulunda. 10 yıldır dahil olduğum olduğum evlilik k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster