Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
704
 

Hayata akademik bir adım..

Hayata akademik bir adım..
 

İçinizde kafası karışık olanlar eminim ki vardır... Bir kısmı üniversite sıralarında durmadan gelecek hayalleri kuran... Bir kısmı okulu bitirdikten sonra ne yapacağına karar veremeyen... Bir kısmı da öyle ya da böyle kendine bir iş bulup sonradan doğru mu yaptım diye düşünenler... Siz bunlardan farklı olup kafası karışık olanlardansanız da belki bu yazı bi nebze sizlere yol gösterebilir...

Benimde okul sıralarım gelecek planlarıyla, bazen içinden çıkamayıp kendimi attığım kurtarıcı boşluklarla doludur. Eğer ardınızda sen yeter ki okulu bitir işi kafana takma diyen birileri yoksa (ki benim yoktu..) o zaman yapılacak en iyi kafası boş gezenlerden olmak yerine kafası karışık kalmaktır...

Ben boşluklardan hep korkmuşumdur, amaçsız, hedefsiz ve anlamsız kalmaktan.. Belki de bu yüzdendir bir okul sırasından kendimi öbürüne atmam. Akademik kariyerin tam da farkında değildim yüksek lisansa başvurduğumda. Kabul edilmek kolay oldu ve yeniden bir maraton içindeydim, sürekli bir koşuşturma. Ama iyi ki diyorum okul biter bitmez başvurdum. Çünkü yüksek lisansım sırasında çok şey öğrendim ben ve öğrenmeye de devam ediyorum. Araştırma yapmayı öğrendim en başta, bildiğimi sandığım bir şeyi. Ama aslında insan daha üst sıralarda daha bilinçli oluyor ya işte bununla alakalı bir farkına varmaydı belki. Alanımla ilgili daha fazla şey öğrendim. Makale okumayı ve bundan keyif almayı öğrendim. Kütüphanelerin huzurlu ve eğer aradığınız bilgiyi bulmaya hizmet ediyorsa vakit geçirilecek en yararlı yerler olduğunu öğrendim. Ve tüm bunlar üniversite yıllarımda bana öğretilmeye çalışılmıştı ama asi ruhumla sanırım kendim keşfedeceğim zamanı beklemeyi seçmiştim...

Aslında demek istediğim şu, okul mantığını ve sürekli öğrenmeyi seviyorsanız ve bu anlamda kendinizi aşmak ve bilgi dağarcığınıza iş hayatında çok işinize yarayacak şeyler katmak istiyorsanız, belki okuldan çıkar çıkmaz, belki de iş hayatına küçük bir adım attıktan sonra, ne şekilde olursa olsun akademik kariyere yönelim yapmalısınız... Bu öyle insanların anlatmalarıyla da olmuyor biliyorum.. Çok zor, başta o tempoya katlanmak ve özellikle de çalışırken okumaya çalışmak çok zor, ama kazandıracakları da çok fazla... Ben tabi hep tezliden bahsediyorum, tezsiz tercih ederek akşam okuyabilirsiniz... Ya da fırsatınız varsa yurtdışında okumak en iyisi..

Şunu söylemeden edemeyeceğim, iş dünyasında yükselmek ve birgün gerçekten hayal ettiğiniz yerlere gelmek için yapmanız gereken yegane şey sürekli olarak kendinizi geliştirmektir. Akademik kariyer yolu size bunu en iyi nasıl yapabileceğinizi öğretir, ama tabiî ki her şey sizde başlar ve sizde biter... Ben okul olmasa da kendimi geliştirebilirim diyorsanız hiç durmayın kendinizi güdüleyin, araştırın, geliştirin ve bugün nerden başlarsak başlayalım, geçmemiz gereken yolları başarıyla geçtiğimizde hayal ettiğimiz noktalara bizi taşıyacak olan edindiğimiz deneyimler ve dağarcığımızdaki bilgiler olacaktır...

Son olarak üniversite yıllarında bir otobüs yolculuğu sırasında karşılaştığım ve belki de bana ilham veren bir olaydan bahsetmek istiyorum. Yolculuk sırasında yanımda 40’lı yaşlarda bir bayan oturuyordu.. Uzun süreli bir yolculuksa bir süre sonra iki taraftan biri dayanamayıp konuşmaya başlar bilirsiniz.. Yanımdaki bayan okulumla ilgili sorular sormaya başladı.. Tabii ben de onun nelerle uğraştığını sordum.. Bir danışmanlık firması olduğunu ve üst düzey yöneticilerle iç içe çalıştıklarından bahsetti.. Bende okuldan sonra gerçekleştirmek istediğim planlarımdan ve tabii ki yüksek lisans hayallerimden bahsettim.. Ve o 40’lı yaşlardaki bayan bana hiç düşünmeden kariyerin adına okumaya devam et dedi, iş hayatına atıldığında sen de göreceksin, ilerlemek için akademik birikim şart.. Kendisi de yüksek lisans yapmak istiyordu ve pek çok firmayla çalışan bu danışman bayan, profesyonel üst yönetimin kendini eğitim ve gelişim yönünden tamamlamış kişiler olduğunu söylüyordu..

Çağ bilgi çağıysa, en önemli silahımız öğrenmek ve gelişmek diye düşünüyorum.. Yaşınız ve konumunuz ne olursa olsun daima öğrenilecek bir şeyler vardır.. Yeter ki olaylara bir nebze olsun idealist yaklaşalım...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 687
Kayıt tarihi
: 22.12.06
 
 

Özel bir şirkette insan kaynakları danışmanı olarak çalışmaktayım. Aynı zamanda yönetim ve organizas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster