Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '21

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
66
 

Hayata Çalım At (2009)

Bir hap içiyorsunuz ve hayatınızın en kıymet verdiğiniz ismi birden bire karşınızda beliriyor. 

Hayır madde bağımlılığını önermiyorum. Ken Loach'ın filmi "Looking for Eric" den bahsediyorum.

Orta yaş krizi dediğimiz dönemin içerisinde olan Eric, kendi halinde, 2 ergen çocukla yaşamak zorunda ve bir postanede çalışan bekar bir babadır. Oğullarından birinin verdiği ilacı içtiği bir gün, en sevdiği futbolcu olan Eric Cantona'nın sanrısına kavuşur ve Eric Cantona onun "Hayat Koçu" olur.

Burada araya girip, artık meslekten de olduğum için bir bilgi vermek istiyorum; Yaşam Koçu, Hayat Koçu, Koç, Kişisel Koç vb isimlerle andığımız o insanlar aslında hayatı değiştirenin biz olduğunu gösteren çok kıymetli aynalardır. Kimi zaman uzaktan etkileyerek, kimi zaman sizinle kesişen yolları sayesinde, sizde büyük bir yolculuk cesareti yaratmanın ustası olurlar. Popüler kültürde çok anıldıkları için haklarında önyargınız varsa, biraz araştırmayı deneyebilirsiniz ya da bana yazın konuşabiliriz. 

Eric Cantona. Yüzünü görünce yaşadığım şaşkınlığı asla unutmayacağım sanırım. Ben bir erkek kardeş sonrası olduğum ve 90lar çocuğu olduğum için futbolcuların çoğunu tanıyorum. Ve gerçekten Cantona bir efsaneydi. O efsane ile böyle bir serüven yaşamak çok ilginç olmaz mıydı?

Postacı Eric'e gelirsek. Psikolojik rahatsızlıkları olduğunun farkında olmadığı gençlik yıllarında hayatının aşkını terk etmiş. O terk edilmişlik üzerine iki erkek çocuk büyütmek zorunda kalmış. Bunun sonucunda bunalımlarıyla ve yetersizlik duygusuyla başbaşa kalmış. Neden mi yetersizlik duygusu. İki erkek çocuğa bakarken onların saygısını kaybetmiş olmanın nasıl bir şey olacağını siz tahmin edin. Arkadaşları onu güldürmek için her şeyi yapsa da. 

Arkadaşları. Ne güzel bir arkadaş gurubu var. Bir de tabi ilk eşinden olan kızı var. Kız okul bitirmek üzere bekar anne. Bebeğine bakılması için babasından destek istiyor. Ve ne oluyor tahmin edin. Annesiyle dönüşümlü bakmalarını rica ediyor. Yani kader terk ettiği eşiyle Eric'i yine karşı karşıya getiriyor. 

Eric Cantona'nın yol göstermesi, arkadaşlarının ve kızının cesaretiyle eski eşini yeniden kazanmayı başaran Eric'in büyük oğlu yüzünden içine düştüğü kaos'tan çıkış şekli, sonra özgüveni başta olmak üzere kaybettiği her şeyi kazanması. Ve buna sebep olanın hayal de olsa Cantona olması.

Hayatımıza dokunan bir insan, bir kitap, bir şarkı, bir yazı vb bir çok şey olabilir. Dış etkenler kaybettiğimiz motivasyon ve özgüveni geri getirebilir. Unuttuğumuz şey, o motivasyonun ve özgüvenin aslında bizde var olduğudur.

"Kimseye ihtiyacım yok.", "Yaşam Koçluğu tamamen bir palavra", "İnsanları kandırmak için var onlar" gibi klişe fikirleriniz varsa, geleceğiniz hakkında büyük belirsizlikler taşıyorsanız, değişim istiyor ama mümkün olmayacağına inanıyorsanız, içsel motivasyonun gücüne inanıyorsanız ve geçmişte bile kalmış olsa da kendinizi güçlü olarak hatırlıyorsanız, bu filmi seyretmelisiniz.

Bana kattıklarından daha fazlasını size katacağına eminim.

Buradan 'Yaşam Koçluğu'unun büyülü gerçekliği ile beni tanıştıran ve asıl değerini hakkıyla ödeyen yaşam koçumu da anmadan geçmeyeceğim.

Onun ışığı ile kendimde bulduklarımı paylaşma cesaretini bulduğum için ben de çok şanslıyım.

Size de değişme cesaretini veren bir dost, bir idol ya da bir hikayeniz oldu mu? Olduysa yazabilirsiniz.

@zulunungunlugu @zulikadanismanlik instagram hesaplarından bana ayrıca ulaşabilirsiniz.

Sevgiler :)

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 81
Kayıt tarihi
: 11.01.21
 
 

Sosyolog, Profesyonel Koç, Kişisel Gelişim Uzmanı, Bağımlılık Danışmanı, Yazar, Daimi bir Öğrenci, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster