Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
994
 

Hayata dair notlar

Hayata dair notlar
 

Çocuklar evin önünde oynarken, yarısı boş, diğer yarısı yazılı ama kirlenmiş bir ajanda bulmuşlar çöp bidonunun yanında. Tam atacakken içine bir bakayım, belki yanlışlıkla konmuştur tanıdık birisininse veriririz dedim. Bir günlükmüş meğer. Eski bir günlük... Tanıdık bildik birisine ait değil. Çöpe atmaya kıyamadım.

Hayata dair notlar düşmüş günlüğün sahibi. Tahminime göre 50'li yaşlarda bir erkek. İlgimi çeken çok yazılar vardı içersinde. Ama günlüğün sonlarına doğru bir yazı beni hüzünlendirdi. Belki de günlüğün çöpe atılma sebeplerinden birsidir. Değiştirmeden aynen sizlerle de paylaşmak istiyorum.

".......Seninle evlenmeden önceki yazdığım şiirleri okudum tekrar tekrar. Fotoğraflarına baktım uzun uzun. Her fotoğraf, her şiir o anki duygularımı yaşattı bana. Çok sevmişim seni belli. Samimi, başka bir şey düşünmeden sadece seni düşünerek sevmişim.

Geçirdiğimiz güzel günleri düşündüm.Birbirimizi görmediğimiz, sesimizi duymadığımız günlerde nasıl acı çektiğimizi, kıvrandığımızı. Beraber hayalini kurduğumuz dünyayı.

İlk çocuğumuzun doğumunda ameliyathane kapısının önünde, kurtulman için bildiğim bütün duaları okurken yalvarıyordum Allah'a. Ve sen çıktığında ameliyathaneden ismimi sayıklayarak "... Öp beni, seni çok seviyorum" diyordun. Büyükler yanımızdaydı hep, yüzüm kızarmıştı. Sen de beni çok seviyordun.

Askere gittim ben daha sonra. Seni ve oğlumuzu Önce Allah'a sonra ana-babama emanet ederek. Birbirimize mektuplar yazdık. Biz birbirimiz için yaratılmıştık, başka türlü yaşayamazdık....

Babanı kaybettin, bazı acılar yaşadık. Sımsıkı sarıldık birbirimize. Gurbetteydik ikimizde. Birbirimizden başka kimsemiz yoktu.

Allah ikinci çocuğu nasip etti soğuk bir kış günü. Sevindik, bizle beraber tüm eş dostta sevindi. Senin, güldüğünde güller açan gül yüzün başka alemlere götürüyordu sanki beni.

Maddi sıkıntılarımız vardı. Yeni bir iş kurmuştuk. Ekonomik kriz vardı memlekette. Ben gecelere kadar çalışıyordum işleri yoluna koyabileyim diye. Yorgun geliyordum, moralsiz ve sinirli. Sen iki tane ufak çocukla ilgileniyordun bir de bu büyük çocukla. Senin de sinirlerin yıpranmıştı. Birbirimizi kırmaya başladık.

Çocuğumuzun elinden tutup okula yazdırmaya götürdüğümüz günleri hatırlıyorsundur elbette. Büyümüştük artık, çocuklarımız da büyümüştü. Kalem tutup yazı yazıyordu çocuğumuz. Hele bisiklet sürmesini öğretirken akşama kadar arkasından tutup koşturmamı. Mahallede ilk bisiklet sürmesini bizim çocuğumuz öğrenmişti.

İşleri yoluna koymuştuk epey. Hani bir gün seni pencerenin önüne çağırmış ve bak bu bizim demiştim heyecanla. 1974 model eski bir reno otomobil. Ne sevinmiştik, bir arabamız vardı artık.

Ama birbirimizi kırmalarımız devam ediyordu. Benimde yanlışlarım vardı seninde. Olabilir dikensiz gül olmaz dedik. Aile süt liman olmaz ki her zaman. Zaman zaman dalgalar olur sonra durulur.

Bir evimiz olsa da şu kiracılıktan kurtulsak diye hayal ediyorduk hep. Nasıl oldu ben hala anlıyamadım ama ufak ufak taksitlerle ödeyebileceğimiz bir ev aldık ve evimiz vardı artık bizim. Allahım ne büyük nimet.

Seviyorduk hala birbirimizi. Ama sanırım artık saygımız kalmamıştı. Ufak kırgınlıklar hakaretlere varmıştı. "Sen benim anneme şöyle dedin, ben kardeşine bunu dedim." "Onu giyme, bununla konuşma".......Ve aile koalisyonunda çatlaklar başlamıştı.

Küçük çocuğun ne kadar duygusal olduğunu bilirsin. En sonki tartışmadan (yoksa kavgamı demeliyim) sonra odasından gelen kesik kesik ağlamaları duydunmu bilmiyorum.

Düşünüyorum da sanki sonu acı bitecek bir filmin sonuna yaklaşıyoruz.

Şu an elimden "Allahım bize yardım et" demekten başka bir şey gelmiyor. "

Günlükte daha çok şeyler var. Güngörmüş, hayatın değişik renklerini ve acılarını tatmış bir insanın hatıraları.

Sevdiklerimizin kıymetini bilelim.

Hayat hep güzel yanlarıyla baksın hepimize.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 520
Kayıt tarihi
: 03.03.07
 
 

Bir sonbahar mevsiminde yapraklar dökülürken gelmişim dünyaya. Her bebek gibi ağlayarak. Emeklemişim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster