Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '07

     
    Kategori
    Doğal Hayat / Çevre
    Okunma Sayısı
    416
     

    Hayata kötü davranıyoruz!

    Hayata kötü davranıyoruz!
     

    Hiç kendimize sorduk mu?Acaba hayattan borç olarak aldığımız fırsatları hayata geri veriyor muyuz?Yoksa sadece borç almakla mı kalıyoruz?Aslında evet bu fırsatlar, borç olarak kalıyorlar.

    İnsanoğlu olarak, bize sunulmuş bu dünyada yaşamayı bir fırsat olarak değerlendiremiyoruz.Bize sunulan bu tabiatı, doğal kaynakları her geçen gün tüketiyoruz.Bazen düşünüyorum ''insanoğlu bu tabiattaki en gereksiz canli'' diye...Ve bu insanoğlu ki hor gören, hor kullanan, zarar veren, yakıp yıkan...Ama doğanın elbet bize bir cevabı olacaktır.Belki de bu cevabı bize veriyor ama biz hala duymazlıktan geliyoruz.Şimdi dünya'daki son duruma bakalım:

    Ormanlar dünya yüzölçümünün %30'unu kaplamakta ve 1995-2005 yılları arasında insanoğlu olarak ormanların %3'ünü kaybettik.Sadece Amazon'daki orman kaybı, 2001'e oranla yüzde 40 artmış ve Brezilya son 15 yıldaki ikinci en büyük orman kayıp oranına tanık olmuştur.Bilim adamları, dünyadaki ağaç türlerinden yüzde 10'unun kerestecilik, ormanların bölünmesi ve istilacı yabancı türlerin ekimi nedeniyle yok olma tehlikesi içinde olduğunu açıklamıştır.Su kaynaklarımız git gide azalmakta ve böyle devam ederse 21. yüzyılın başlarına doğru dünya nüfusunun 1/4'ü susuz kalacaktır.Dünya'daki sahillerin 1/3'ü katısal atıklar ve düzensiz yapılaşma nedeniyle yüksek bozulma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.Ozon tabakasındaki incelme tüm çalışmalara rağmen devam etmiş ve ozon tabasının incelmesi 2000 yılında rekor düzeye ulaşmıştır.Kuzey Buz Denizi'nden alınan uydu görüntüleri son 20 yılın en düşük buzul sayısını göstermiştir.Balık türlerinin %90'ı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.Kuzey yarımküre son 2000 yılın rekor sıcaklığına ulaşmıştır.Afrika'da her gün 3, 000'den fazla çocuğun sıtmadan öldüğü raporlarla ortaya konmuştur. Dünya Sağlık Örgütü akut solunum yetmezliği sendromunun, (SARS) 30 ülkede 812 kişinin ölümüne ve 8439 kişinin hastalanmasına neden olduktan sonra kontrol altına alındığını açıklamıştır.

    Şimdi tüm bu verilere baktığımızda biz insanoğlunun doğayı nasıl katlettiğimizi görmekteyiz.Eğer bu şekilde devam edersek yakında doğa bize istemediğimiz cevapları vermeye başlayacaktır.Belki çocuklarımız değil ama onların çocukları yakalarımıza yapışacaktır.Temiz havaya hasret kalacaz, bir bardak su için birbirimizi öldürecez, daha önce görmediğimiz hastalıklarla karşılacaz, ''güneş girmeyen eve doktor girer'' sözü artık tarih olacak çünkü evimize giren dost bir güneş olmayacak, artık yeşil rengini tamamen unutacaz, kısacası bu dünya bizim için verdiği borçları faiziyle geri alacak.

    Şimdi insanoğlu olarak oturup düşünme zamanı...Biz insanoğlu kolay hatalar yaparız ama hatarımızın pişmanlığını başımıza bazı şeyler geldikten sonra anlarız.Peki neden iş işten geçmeden hatarımızı düzeltmeyiz?Artık insanoğlu olarak bu doğaya, bu hayata sahip çıkma zamanı gelmiştir.Gelecek nesillerin bu hayatı yaşamak en büyük hakkıdır.Elimize ikinci bir dünya geçmeyecektir.Şimdi kendimize tekrar soralım:''Biz insan oğlu doğayı yok edebiliriz. Fakat yok olan aslında insan oğlu olur.Doğa tekrardan kendisini yenileye bilir.Peki, biz insanlık yok olursa; tohum gibi topraktan çıkma şansımız olacak mıdır?''Bu dünya bizim...Korumak ve yeni nesle taşımak bizim elimizde...İş işten geçmeden...İş işten geçmeden....

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
     
     

    sevgili arman öncelikle duyarlılığın için ve bu duyarlılığını bu kadar güzel ifade ettiğin için kutlarım.UMARIM İŞ İŞTEN GEÇMEDEN farkında oluruz.Sevgiyle kal.

    özüm özfüm 
     06.05.2007 13:11
    Cevap :
    Benim duyarlılığım sizin duyarlılığınız...Çevremizin böyle güzel dostlar edinmesi ne kadar mutluluk verici bir durum...Teşekkür ederim Özlem Hanım!  08.05.2007 0:03
     

    Sevgili Arman, seni bizim Volkan'a yazdığın mesajda gördüm. Ben de yeni başladım yazmaya ama senden eskiyim. Hoşgeldin. :)) Yazdıklarına eklenebilecek bir şey yok; duyarlılığının güzelliğinden başka. Sadece bir cümleni okuyunca gülümsedim, çocukca bir espri ama yine de yazmak istiyorum; oğlum küçükken "Anne bizim eve Güneş giriyor ama doktor da giriyor." derdi. Adı Güneş de. :))

    derinmavi.. 
     30.04.2007 11:35
    Cevap :
    Tşk ederim.Oğlunuz Güneş'e slmlar...:)  04.05.2007 16:25
     

    Nefis bir yazı Arman. Gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakacağız acaba? Ellerine sağlık.

    Aygün 
     25.04.2007 23:11
    Cevap :
    Yorumunuz için tşk ederim Ali Bey!Geleceğe nasıl bir dünya bırakacağımız tamamen bizim elimizde...İnsanoğlu olarak ne ekersek onu biçiyoruz.Doğaya ne kadar saygılı,bizden bir parçaymış gibi davranırsak, doğa da bize o kadar şevkatle kucak açacaktır...  26.04.2007 23:48
     

    Öncelikle aramıza hoşgeldin..Senin gibi değerli ve sorgulayan gençlere bu ülkenin her zaman gereksinimi olacaktır..Bu Dünya hepimizin..Ve söyleminde çok haklısın; İnsanoğlu doğayı yoketme mücadelesinde iken kendini yok ediyor.sana hasta yatağımdan sevgiler gönderiyorum...

    Neslihan 
     25.04.2007 13:59
    Cevap :
    yorumunuz için tşk ederim Neslihan Hanım...Eminim ki sizin gibi duyarlı insanlar olduğu sürece bu doğa herşeyin üstesinden gelecektir  25.04.2007 14:06
     
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 5
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 416
    Kayıt tarihi
    : 11.04.07
     
     

    Adım Arman... 23 yaşındayım ve Antalya'da oturuyorum. Ankara Üniversitesi'nin Kimya Mühendisliği böl..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster