Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1198
 

Hayatı başarmak

Hayatı başarmak
 

Hani vardır ya insanın sabah kalkası gelmez yataktan, işe gidesi gelmez.... işte öyle zamanlara ne kadar çok daldık son yıllarımızda hayatın ağırlığındanmıdır, kendi yorulmuşluğumuz mu? Kaç sabah içten bir sevinçle uyandınız son zamanlar da, en son ne zman aşık oldunuz? Unuttunuz belki de aşk ile geçen zamanları. İşten atılma korkunuz geçmedimi hala? Kendinizle barışmadınız mı? En son kimi mutlu edecek bir hediye verdiniz yada güzel bir söz söylediniz? Akşam uyuklamadan sohbetiniz en son ne zamandı? Dostlarınızla ne kadar sık görüştünüz? Çalışma arakadaşlarınızla ne vakittir irlikte yemek yediniz iş yeri yemekhanesi dışında? Kurallarınızdan bir günlüğne en son ne zman ara verdiniz? Kendi dünyanızı en son ne yazman yalnız yaşadınız?

Yukarıdaki sorular ne kadar çoğaltılabilir üstelik. Yanıtları çoğumuz için hatırlanmayacak kadar uzaktır genelde. Çünkü iş güç ve sorumluluklar öyle bizi ezmiştir ki, artık yaşamın dayanılmaz ağırlığını biz çekeriz.

Hayatta başarılı olmanın birinci kuralı ne istediğini bilmek, ikincisi taşıdığın hayatın altında ezilmemektir.

Bizim ülkemizde (helede eski kuşaklar) kendi yaşamlarını genelde tesadüflerle kurmuşlardır. Deneme yanılma ve nice başarısızlıktan sonra bir yerlere tutunabilmişlerdir. Tutundukların da ise geçip giden bir hayat kalmıştır yaşanamayan. Başlamıştır ahlar vahlar. Hain dostlar, güvenilmez bir insanlık ve hayalkırıklıklarıdır artakalan.

Oysa yaşam biz nasıl bakarsak ve yaşarsak bize öyle davranmıştır. Kendimize verdiğimiz değer dostlarımızın ve diğer insanların bize verdiği değerle eşittir. Hayattaki hatalarımızın kararını biz vermişizdir, sonuçlarından bizden başka kimse sorumlu olamaz. Nasılki başarılarımıza yalnızca kendimiz sahip çıkıyorsak başarısızlıklarımıza da sahip çıkmalı ve dersler çıkarmalıyız.

Kendi iç dünyamızdaki çelişkileri aşmadan hayatın yükünün ağırlığını taşıyamayız. Oysa kendimizle ve çevremizle barışık yaşarsak hayat bize sunulan en güzel armağandır. Bu iki bakış açısı arasında yaşanmışlıkla - yaşanmamışlık ve yaşamla – yaşanmayacak olan bir hayat yatar.

Şimdiye kadar olumsuz baktığınız yaşam dönüp bir daha bakın ve sizi mutsuz etmişse tekrar gözden geçirin, terketme zamanı geliğini unutmayın. Hayatınızı yeniden planlayıp davranışlarınız gözden geçirin. Yaşancak çok güzel bir gelecek var yaşınız ne olursa olsun.

Unutmayın hayatımızdan yalnızca biz sorumluyuz başkaları değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ali bey uzun zamandır yazılarınızı büyük bir hayranlıkla takip ediyorum hayata bakışınız müthiş hayran kalmamak mümkün değil şöyle diyorsunuz "hayatta başarılı olmanın kuralı ne istediğini bilmek ikincisi taşıdığın taşıdığın hayatın altında ezilmemektir"aslolan da bu değilmidir zaten düşündüğünüz ve düşlediğiniz gibi yaşamak yoksa dürüst olmazdı değil mi yaşam hayatınızdaki insanlar şanslı onlara çok şey kattığınız muhakkak çünkü yazılarınızdaki gibiyseniz süpersiniz eşiniz ve çocuklarınız çok şanslı her insanın düşü sizin gibi bir eştir hayata mutluluklar diliyorum kaç beyin var sizin gibi muhteşem düşünen ailenize sahip çıkın çünkü sizin gibi beyinler yok artık bol şanslar

suzan fidan 
 07.09.2007 6:38
Cevap :
iltifatınız için teşekkürler. eşime dair duygularınıza gelince şanslı olduğunu düşünse benden ayrılmazdı sanırım. sevgiler.  07.09.2007 14:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 383
Toplam mesaj
: 116
Ort. okunma sayısı
: 2639
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Ziraat mühendisi ve iktisatçıyım. yatırım danışmanlığı ve kişisel gelişim konularında  Simurg Con..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster