Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '14

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
480
 

Hayatı kolaylaştırmalıyız birbirimize

Hayatı kolaylaştırmalıyız birbirimize
 

Aslında yaşanası böylesi güzel bir dünyadır bu...


Hayat zor diyoruz.

Onun için daha da zorlaştırmamalıyız, aksine hayatı kolaylaştırmalıyızdır birbirimize.

Ama insanlar pekalâ bunu gayet iyi bildikleri halde ve hayat da üstelik “sırf” bu yüzden zor olduğu halde, yine de daha da zorlaştırmaktan geri durmuyorlar hayatı birbirlerine.

Şöyle bir bakalım etrafımıza, birbirlerine hayatı zorlaştırmaktan başka ne yapıyor insanlar, söyler misiniz?

Sonra da hayat niye böyle, neden bu kadar zor diye sorup duruyorlar, ya kendi kendilerine ya da birbirlerine...

Ve haliyle sürekli de şikayet ediyorlar, o sorun, bu sorun, şu sorun… çözüm ne? diye diye..!

 

Oysa cevap da, çözüm de yine kendilerinde, insandadır çare yine.

Çünkü insanda başlayıp bitiyor herşey.

Sorun, ne hayatta, ne dünyada, ne sistemde;

İnsanın kendisinde! Yanlışı yapanda!

 

YANLIŞI “İNSAN” YAPIYOR!!

 

Sor bir bakalım kendine:

BUGÜN zorlaştırdın mı, yoksa kolaylaştırdın mı hiç acaba hayatı birilerine?

Ya da kolaylaştırdığını sanarak “sustun” da, aldanmasına ve aldanarak aldatmaya devam etmesine katkıda mı bulundun birilerinin daha?!

DÜŞÜN… ve bul, BİL, ver cevabı… SEN, evet sen, önce ve asıl sen bunun cevabını ver bir; Çünkü hiç kuşkun olmasın, durup dururken kimbilir yaptığın ne yanlışlarla kimlere hayatı zorlaştırdın yine!

Hattâ  kesindir ki senin de hayatını yine kimler zorlaştırdı kimbilir?

Ama, şu da var tabii:  gerçekten de sen bunu hiç haketmediğin halde mi?.. Hiç yoktan mı, “durup dururken” mi?.. o da önemli!

 

 

Filiz Alev

14.03.”14

Abdülkadir Güler, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayatı bize zorlaştıranlar kolaylaştıranlar hep içimizde maalesef...Bizler hassas davransak nolur ki...

Kerim Korkut 
 06.04.2014 15:52
Cevap :
Hiç olmazsa hassas davranıp kolaylaştırmayı bizler başarmış oluruz, az şey mi :)) Yoksa sen yapma, ben yapma, kim yapacak:)) Herşey hepten mi zor olsun :)  06.04.2014 20:23
 

Kutup yıldızına iğrençliği ve pisliği bulaştırmak mümkün olamaz;karanlığı ve kötülüğü ona asla giydiremeyiz.Erişilmezliğ vardır çünkü.Ondan daha aşağılarda olan ve aslında daha erdemli şahsiyetin sahibi olan insandaki güzel,bereketli ve daha yararlı,sevinçli,onarıcı ve daha geliştirici,çoğaltıcı ve paylaşımcı,şirin ve tadına doyulmaz felsefesiyle düşünmeyi de öğreterek sebep sonuç ilşkilerinden mutluluğa giden çiçekli yolları döşeyip oradan yürüyüşünü sürdürerek insanlığın bahtına daha güzel armağanlar sunulabilir.Hayat böylelikle çok kolaylaştırılır,rahat ve huzurun, mutluluğun kapıları açılmış olur.Ama bilgisizlik,korku,eli palalı asık ve kızgın suratların amansız ve haince,düşmanca ve aklın motoru felsefeden de habersizce,sevgisiz,saygısız ve kaba,bencil karakterlerin tutum ve davranışları da hayatı zorlaştıracağı,mutsuzluğu getireceği unutulmamalıdır...Dediğiniz gibi:Herşey insanın kendi elindedir.İlgiyle okudum.Doğru,kesin çizgiler vardı.Yüreğinize sağlık Filiz hanım.Güzeldi!..

Abbas Oğuz 
 15.03.2014 21:18
Cevap :
Kendi bilincini de, insanlığın bilincini de arttırabilmek için "her bir bireyin" bir sorumluluğu vardır. Ama bunun için o çiçekli yollara çıkmış insanları bir takım "bilinçsizler", bilinçsizlikler ve bilinçsiz oldukları içindir ki zaten "sorumsuzca" da öyle bir engeller,öyle bir köstekler ki,o güzel yolda ilerlemek müthiş bir şekilde zorlaşır, zorlaştırılmış olur. Bilinçlenme ve bilinçlendirme yolunda hem insan hem de insanlık engellenmiş, kösteklenmiş olur.Bunun sonucu ise hem insanlığın hem de bilinçsizlerin kendi bindikleri dalı dahi kesmesi şeklinde gerçekleşmiş olur.Oysa insan hiç olmazsa kendi bindiği dalı hiç keser mi, akıl mıdır bu,bilinç midir? Ama zaten o bilinçsizlerde akıl-bilinç olmadığı içindir ki bu da böyle olmaktadır.Ve bunu dahi onlara anlatmak o kadar zordur ki, yaşayan bilir. Hatta imkansız, zira bir bilinçsizin zaten, "bilincinde olmadığının bilincine varması" mümkün müdür, hakikaten mümkün olabilir mi ki bu?! Böyle de bir paradoks vardır yani. Teşekkürler,sevgiler  17.03.2014 20:11
 

Canım sorun tespit edilir iyi niyetle üzerine gidilip çözülürse neticeye ulaşılır.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 14.03.2014 20:12
Cevap :
Ah öyle demeyin, maalesef öyle kişiler vardır ki onlarla iletişim dahi kurulamıyor Nahide Hanım'cığım, kaldı ki neticeye nasıl varılsın? Mesela Yurdagül Hanım'ın da yorumunda değindiği gibi ille de ben diyen, ego kaygılı insanlarsa, maalesef iyi niyet dahi hiçbir şeye yeterli olamaz. Üstelik insanlar neyi ne kadar bilmekteyse ve kendinde ne duygular ve ne düşünceler varsa ancak onu, öyle ve o kadarını anlar ve yansıtabilir. Mesela zaten yanılan, yanılgılarda bir insansa,sadece yine ancak yanılgılarını yansıtabilecektir. E hem böyle, bir de ego kaygılı, kendi baskınlık sevdasında, karşısındakiyle sanki yarışırcasına hep onu mat etme dürtüleriyle de mesela hareket eden biriyse, kesinlikle öyleleriyle gerçek ve doğru bir çözümde buluşmak imkansızdır. O yüzden böylelerinden uzaklaşmak en iyi ve tek çözümdür. Aksi takdirde sürekli sorun yaratır ve zarar verir çünkü bize, hattâ genellikle kendi dahi farkında olmadan.Ama iyi niyetliyse tabii o da:) Çok teşekkürlerim, selam ve sevgilerimle...  14.03.2014 23:25
 

İnsanlar hep "ben" diyorlar. Bencillik oldukça hayatı kolaylaştırmak biraz zor gibi görünüyor. Filiz'cim, biliyor musun, bazıları bir başkasının hayatını zorlaştırmaktan sadistçe bir zevk alıyor. Oysa hoşgörü sahibi olmak o denli zor değil, sevgiler sana...

Yurdagül Alkan 
 14.03.2014 16:55
Cevap :
Hem de nasıl Yurdagül'cüm, hele de o ille de ben deme dürtüsü, bencillik, ille de kendinin baskın olma açlığı insanların, sadece doğruyu gerçeği değil hiç de doğru olmayan bir sürü şeyi dahi sırf kendine yontmak için savunması, tutturması gibi, doğru şeylere dahi itiraz gibi, yada sırf itiraz etmiş olmak için itiraz etmek gibi "tuhaflıkları" da beraberinde getirir ki, bu zaten etrafındaki insanların hayatını bırak zorlaştırmayı, hayatı dar eden hepten çıkmaza, açmaza, çekilmez hale sokan bir durumdur. Öyle insanlarla değil bir iletişimde bulunmak, iletişim imkansızdır zaten. Kimilerinin bundan sadistçe bir zevk aldığında da çok haklısın. O yüzden hoşgörü demişsin ama mesela böyle insanlara hoşgörü gösterilebilir mi, o mümkün müdür, kaldı ki yanlıştır zaten. Zira bir şeylere hoşgörü göstermenin de işte yine bir hak ve had aralığı vardır. Doğru sınırlardaki şeylere ancak yine hoşgörü de gösterilebilir, ancak o zaman doğru olabilir hoşgörü bile. Teşekkürler hayatım, selam ve muhabbetle..  14.03.2014 21:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 1643
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3040
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster