Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
795
 

Hayatı koşarcasına yaşamak: Dünyamdan kısa bir kesit!

Hayatı koşarcasına yaşamak: Dünyamdan kısa bir kesit!
 

Küresel ısınmanın etkisinden bu ısınmaya katkıda bulunan klima sayesinde kurtulduğum ofisimdeyim. Her şey yeni benim için. Bu yazı da bir ilk olacak... Aslında klimaların teknolojinin bir hatası olduğunu düşünürüm; tıpkı üniversiteyi kazandığım ilk 2 yıl boyunca yaptığım tercihin doğru ve yerinde olup olmadığını düşündüğüm gibi… Bölüm kurulalı 1 yıl olmuş, Boğaziçi Üniversitesini yarım puandan az bir farkla kaçırmanın verdiği hayal kırıklığını, “her şeyin hayırlısı, sağlık olsun” diyerek kaderci yaklaşımla tedavi etmeye çalışmıştım...

Sınıf arkadaşlarıyla ortak yanımız buydu, herkes Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen okul, bölge veya il 1.si idi, hatta bu nedenle sınıfça burs alıyorduk rektörlükten... Mesleği kabul etmek ve bunu bir yaşam tarzı haline getirmek okulda bölüm hocalarımdan birinin verdiği bir hikaye çevirisi ödevi ve aldığım teknik terimler sözlüğü ile oldu. Çocuklar için kaleme alınan hikayelerden oluşan seçki, ertesi yıl kitap haline geldi ve basıldı. Kitapta adımızı görmenin verdiği coşku sayesinde, bu seçkilerin devamı geldi. Böylece kendimizi çeviri havuzunda İngilizce-Türkçe kelimelerle uğraşırken bulduk.

Yoğun geçen staj dönemleri, mesleki kimliğimizin bir türlü tanımlanmaması nedeniyle giderek artan kaygılar derken, okulun son yılına geliverdim. Yaşamımın bundan sonrası daha da hızla akmaya başladı. 14 Haziran 2005’te sözlü çeviri dersinden 4 saatlik son sınavımı olduğum gün, bir çeviri bürosuna başvurmuştum. Niyetim üç beş yıllık büro deneyiminden sonra sözlü çeviri yapmaktı. Ama işler umduğum gibi gitmedi. Ben de ne de olsa “dünyada misafiriz, misafir umduğunu değil bulduğunu yer” diyerek ertesi gün başvurduğum bir büronun aracılığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinde işe başladım. Hayli travmatik olaylar ve karmaşık süreçler yaşamama rağmen hayatımda istikrarı korumak için orada 2 yılımı tamamladım. Ve 15 Haziran 2007’de istifa edip özel sektöre geçtim. Mezun olup işe başlama ile bir işten diğerine geçme arasında, sadece deneyim farkı var. Kazandığımız bu deneyimler ileriye yönelik olarak kendimize güvenmemizi sağlıyor. Bu bir sayfaya sığan yıllar aslında hiç de kısa bir ömür değil.

Şu anda yaşamımın yavaş yavaş şekillenmeye başladığı bir dönemindeyim. Ama yine de henüz tamamen oturmuş değil. Yaşamın benim için daha çok sürpriz sakladığını biliyorum ve heyecanla bekliyorum her bir sürprizini. Bazen hayata erken atıldığımızı düşünmüyor değilim. Kendi kendime ‘ne gereği vardı bu kadar gergin süreçleri yaşamaya? Hayat o kadar da kısa değil’ diyorum. Sanıyorum insanın varoluşsal kaygıları her zaman tetikleyici ve teşvik edici oluyor. Ve hep koşturuyor insanı yaşamın çoğu zaman dik yokuşlarında.

Bakın bu gün yeni bir adım daha attım. Şimdiye kadar kendime ait, çoğu kez kimseyle paylaşmadığım duygu ve düşünce dünyamın kapısını sizlere araladım. Bu da yaşamın bir sürprizi değil mi? Umarım bundan sonra benim dünyamı, içinde yaşadığım dünyayı, yaşamımın içinde bulunduğum dönemini sizlerle paylaşmam için beni teşvik edersiniz.

Tüm zorlukları, üzüntüleri ve acılarına rağmen yaşamak yine de güzel! Hele içinizde benim gibi hiç eksilmeyen bir yaşam sevinciniz varsa…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sibelciğim kolej öğretmenliğimde öğrencilerimin çoğunda mütercim tercümanlık idealleri vardı.Demek ki bu alanın da zorlukları varmış.Bölümün adı hala öyle mi anılıyor?''Mütercim tercüman''Arapça ve çok komik değil mi?Çünkü mütercim zaten tercüman demek... Ama sana ne mutlu bir dili başka bir dilde yaşatıyorsun...Demek ki iki Sibel var...Açık yürekli ve sevimli bir üslüp kullanman içimi rahatlattı...Sana yaşam boyu mutluluklar ve başarılar diliyorum..Sevgisiz kalma...Mesut Selek...

Mesut Selek 
 20.08.2007 23:46
 

Blogumuz şenlendi artık çünkü dört sene hep güleryüzlü gördüğüm, pozitif yüzlü arkadaşım da burada. Ah be Sibel'cim dört senemizi iyi anlatmışsın valla. Ben de sen gibi sil baştan yaptım bakalım. Ama iyi şeyler olsun hayatımızda ve sadık kalalım hayata çevirirken aslından di mi ama. Tekrar hoşgeldin burası uygun bir yer yaşadıklarımızı anlatmaya. İmt'den bir dost:))))))))))))))))))

Şenay Tufan 
 26.07.2007 23:42
 

Güzel bir başlangıç yaptın. Gerisini bekliyorum merakla! Nerede kaldı ikinci yazın? Hadi artık gel! O güzel dünyandan bize de haber ver.

İbrahim Kapaklıkaya 
 26.07.2007 0:08
 

güzelliklerin paylaşıldığı bu dünyaya hoşgeldiniz

aylinn... 
 19.07.2007 20:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1431
Kayıt tarihi
: 17.07.07
 
 

İstanbul'un Asya ile Avrupa arasında bir köprü olduğu gibi, ben de İngilizce ile Türkçe arasında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster