Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
308
 

Hayatım senindir

"Bana ihtiyacın olduğu takdirde her ne sebeple olursa olsun... hayatım senindir. İstediğin gibi kullanabilirsin. Hadi hoşçakal." Böyle söyleyebileceğiniz kimse var mı hayatınızda; veya hiç oldu mu? Üstelik yukarıdaki sözler bir kadının veya bir erkeğin sevgilisine söylediği sözler değil, bir kızın erkek kardeşine söylediği sözler... Kime söylenirse söylensin, ister sevgiliye, ister kardeşe, isterse anneye veya babaya... bu sözlerdeki sevgi, asalet, fedakarlık söylenenden ziyade söyleyene ait bir fazilet, bir yüksek ruh alameti.

Yukarıdaki satırlar Dostoyevski'nin meşhur "suç ve ceza" isimli romanından alınma. Bu romanın methini tam 45 sene evvel duymuştum ve bugüne kadar okumaya cesaret edememiştim. Neden biliyormusunuz? Korkumdan. Çünkü o zamanlar yine Dostoyevski'nin Karamazof Kardeşlerini okumuştum. Rus romanlarında genellikle her kahramanın üç dört ismi oluyor ve bir de kısaltılmış "nick name" diyebileceğimiz bir ismi oluyor, mesela Aleksandr'ın kısaltılmışı "Saşa" gibi. Ben de bu kadar çok ismi aklımda tutamıyorum, hepsini bir birine karıştırıyorum diye bir türlü cesaret edip "Suç ve Ceza" yı okumaya başlayamamıştım. Geçenlerde gözümü kararttım aldım. Meğerse ne kadar kolay okunan bir kitapmış, Tommiks, Teksas gibi bir solukta okunuveriyor; zaten istesenizde elinizden bırakamıyorsunuz. Henüz okumadıysanız mutlaka okumanızı öneriyorum.

Bu kitaptan bir kaç alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

"istedim ve öldürdüm, niyetim sadece kuvvetimi denemekti, hepsi bu"

"o zaman anladım ki iktidar makam eğilip onu alabilenlerden başka kimseye bağışlanmış değildir, sadece tınmadan istemek yeter."

"şunu öğrenmiş bulunuyorumki, önceleri şeytana uymuş, beni sürüklemesine göz yummuştum. Fakat sonra yine aynı şeytan bana böyle şeylere hakkım olmadığını ve benim de bütün ötekiler gibi kötü bir böcekten başka bir sıfat taşımadığımı öğretti. Şeytan benimle alay etti."

"senin insanlık dediğin yığın bir sürü hergele ve alçaktan ibaret"

"mademki bu keyif üzerinde israr ediyorsunuz, hadi öyle olsun, ona dair konuşalım. Evet ben aşıkım ve dünyada bence herşeyden önce kadın gelir.......Bu alevi yıllar ve yaş da söndüremez."

"seven bir kadının çılgınlıkta nerelere kadar varacağını bilirmisiniz."

Aşağıdaki alıntı da, bir karı kocanın evlenmeden evvel yapığı sözleşmenin maddelerini içeriyor. Çok enteresan buldum; belki insanlar evlenmeden evvel böyle bir sözleşme imzalamalılar.

"Aramızda yaptığımız sözleşmenin maddelerinden biri ömrümün sonuna kadar Mart Petrovna'yı terk etmemek ve sürekli kocası kalmaktı. İkinci maddeye göre, ondan izin almadan hiçbir yere gidemeyecektim. Üçüncü madde ise metres tutamayacaktım. Dördüncü madde, bütün bunlara karşılık olarak Mart Petrovna benim bazen hizmetçi kızlara göz dikmemi hoş görecek. Ama bunun için de işi önceden ona bildirmek gerekiyordu. Beşinci madde kendi seviyemizdeki kadınlardan hiçbirine aşık olmayacaktım. Altınca madde, eğer beni iradem dışına çıkaracak kadar kuvvetli bir aşka tutulursam, bunu Mart Petrovna'ya açacaktım."

Ne sözleşme ama.... değil mi... Tabi aynını yapmak zorunluğu yok, orasında burasında ufak tefek revizyonlar yapılabilir.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 326
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 918
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster