Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
724
 

Hayatımdaki, 'En Güzel Parasızlık'

Hayatımdaki, 'En Güzel Parasızlık'
 

En Güzel Parasızlık...


Dün sevgili eşim yine kahvaltı hazırlamış, bizi de dükkâna davet etmişti. Kahvaltı eşliğinde sohbetlerimiz oldu. Daha sonra bizim kıza ayakkabı alacaktım ne zamandır para biriktirmiştim. Ayakkabılarını alırken bir tane de kendime beğendim. Şu çok meşhur markalardan biri ama tek kaldığı için onda biri fiyatınaydı. Öyle olsa da param yetişmedi diye eşime geldim söyledim. Yürüme ayakkabısı olduğu için kaçırmak istemiyordum. Sağ olsun parasının tamamını verdi gittim aldım. Ayakkabılar görünümü kadar rahattı da çok sevinçliydim. Dükkâna gelip eşime sarılıp teşekkür ettim. Kuşlar gibi cıvıldarken, kapıda bir kadın belirdi. Kadın normal dışarıda gördüğüm kadınlar gibiydi. Muhtemelen beni gördüğü için dükkâna yine çekinerek girdi. Eşim müşteri sandı ama değildi. Bana bakarak;

-Abla şey benim acilen işe ihtiyacım var. Çocuk baktırmak isteyen, evini temizletmek isteyen veya bulaşık yıkanacak, yemek yapılacak bir yer varsa yardımcı olabilir misiniz?

Ben ilk önce şu dilenen insanlar gibi zannettim. Bu yüzden artık birkaç bir şeyler yaşamışlıktan olacak ki daha uzak davranmam gerektiğini düşünüyordum.

“-Güzel kardeşim sürekli bir iş bulsanız veya bulsak daha iyi olmaz mıydı?” Dedim.

Kadın bembeyaz iken birdenbire bir kızardı gözleri hafif puslandı. Kendini konuşmaya zorlar gibi;

“Abla şu an evde ekmek yok üç tane çocuk beni bekliyor. Bana acil iş lazım da”

Allah’ım ben ne dedim? Aynı şey benim de başıma gelebilirdi. En az kadın kadar bende utanmıştım. O yüzden bana iyi bir ders oldu. Çünkü ön yargılı davranmıştım. Eşim vaziyeti pek anlayamadı. Ama benim içim paramparça oldu. Eşim ona bir adres verip orada iş olabileceğini söyledi. Kadın teşekkür edip çıktı. Bir ayakkabılarıma baktım. Bir kafasını utancından iki omzu arasına gömen kadına. Fişek gibi peşinden fırladım. Yanına vardım yavaşça seslendim. Durup bana baktı. Çantama elimi attım elime ne geldiyse hiç bakmadan avucuna gizlice sıkıştırdım. Kadın hala almak istemiyordu. ‘ben dilenci değilim iş istiyorum abla ‘  Benim ısrarımla zorla kabul etmişti;

-Kardeş kusura bakmayın lütfen hakkınızda yanlış düşündüm. Lütfen evinize lazım olanı alın yavrularınızı aç bırakmayın.(diyerek yanından ayrılıyordum ki ardımdan titreyen sesiyle seslendi;

-Abla çok teşekkür ederim.

Tebessüm edip yoluma döndüm. Eve giderken mahallemizin bakkalından alınacakları alarak eve gidecektim. Hesap yaptı bakkal abi fiyatını söyledi çantama bir baktım? Meğer paranın hepsini vermişim. Bir gülme geldi bana kendi kendime;

-‘Seni gidi aç efe’ deyip gülmeye devam ettim. Bakkal abi sağ olsun;

“abla her zaman ne isterseniz alabilirsiniz sorun değil biliyorsunuz’ dedi. ( mahallemizin bakkalına da bu arada  teşekkürlerimi sunuyorum) Alınacakları alıp eve geldim. Hayatımda ilk kez cebimde param yoktu ama huzurluydum.  Bu yaşadığım hayatımdaki en güzel parasızlıktı.

Şükürler olsun böylesine...

Sevgi ve Selamlar

MERYEM KADIOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçici de olsa parasızlığın bir anlık güzelliğinin,yaşamasam da,nasıl bir duygu olduğunu öğrendim yazınızdan.Bir defacık da olsa deneyeceğim...Selam ve saygılar.

Abbas Oğuz 
 01.10.2017 17:17
Cevap :
En değerli nimeti zamanı bile hiç düşünmeden tüketiyorken para Ne ki ? ama ben yokken daha mutluyum galiba.., hani derler ya azıcık aşım kaygısız başım. Şükür bu günde akşam oldu. Selam ve saygılar   01.10.2017 19:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 07.02.17
 
 

İstanbul'da doğdu. İstanbul'da yaşıyor. Evli, ev hanımı ve çocuklarının annesi. Aklına estikçe yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster