Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '20

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
30
 

Hayatımı Kaydıran Davulcu!

Ben insanım, diyen herkesin, bazen bilinçaltı, bazen bilinç üstü nedenlerden kaynaklanan sayısız korkusu vardır. Özgüvenli bireyler bu korkularla yüzleşip onları yenmeye, üstesinden gelmeye çalışırken; vasatlar, orta zekalılar, düşünce tembelleri, kişisel gelişim yoksunları o korkuları ötelemeye, görmezden gelmeye, gizlemeye çalışırlar. Ama şunu da bilmezler tabii: Yüzleşmediğimiz her korku, ölene dek sırtımızda taşıyacağımız, ruhumuzu daraltacak, benliğimizi esir alacak yüktür.

İşte bu yüzden şimdi size her aklıma geldiğinde hem çok güldüğüm hem üzerinde çok düşündüğüm bir anımı anlatmak istiyorum:

Üniversite yıllarımdı. Bir sahur vakti, davulcunun biri davulunu çalmaya başladı. Ve uyanık olmama rağmen yüreğim ağzıma gelmişti. İşte yine davul çalıyordu ve kalbim hızlı-hızlı atmaya başlamıştı.

Rahmetli anneme dedim ki:

-Anne, bugüne dek okuyup öğrendiklerimden anladığım kadarıyla her bilinçaltı korkumuzun bir nedeni var. Niye her davul sesi duyduğumda tüylerim diken-diken oluyor, yüreğim oynuyor benim?

Rahmetli, nur içinde yatsın, sorumu duyunca, katıla-katıla hoplaya zıplaya kahkaha atmaktan neredeyse bayılacaktı. Ve dedi ki:

-Oğlum, sen küçükken çok yaramazdın. Hiç yerinde durmazdın. Durdan, sustan, oturdan anlamazdın. Bir sahur vakti evin önünden geçen davulcuyu gösterip sana dedim ki: Cem, bu davulcu var ya… Yaramaz çocuğun birini davulun içine atmış. Adam davula vurdukça, içindeki çocuk bas-bas bağırıyor. Sen de yaramazlık edip beni daha fazla üzme ki, seni davulcuya vermeyeyim; emi?’ dedim. O günden sonra ne vakit davul sesi duysan, sus-pus olur, dut yemiş bülbüle döner, bir köşeye siniverirdin” Dedi.

Ben: İyi halt etmişsin! Kaç yaşına geldim, bak, hala her davul sesi duyduğumda yüreğim oynuyor!

Anlayacağınız, onca yıl boyunca, davulunun içine çocuk koyan davulcu, hayatımı kaydırmıştı! Hem de ne kaydırma! Ne vakit davul sesi işitsem, kaçacak delik, saklanacak yer arardım kendime.

Bu olayı şunun için anlattım: Başta da dediğim gibi, bilinçaltımızdan, bilinç üstümüzden  kaynaklanan nice korkunun sahibiyiz. Ve onları ancak onlarla yüzleşerek yenebiliriz.

Yıllar sonra da olsa bir korkumla daha yüzleşip onu yenmiştim işte. Ve bunu herkes yapabilirdi. Kendimden örnekleyerek anlattım ki meseleyi... Yazıyı okuyan bir tek kişi bile herhangi bir korkusuyla yüzleşse, kardır, insanlığa küçücük bir faydam dokunur, diye düşünüp, yaşadıklarımı anlattım size.

Umarım tüm korkularımızı yeneriz bir gün. Bunun için tek gereken, biraz cesaret. Birlikte deneyelim isterseniz… Yüzleşerek kurtulacağımız her korku, biraz daha rahatlatıp, daha özgür kişiler haline getirecek bizi.

Hadi! Hadi ama… Biz, düşündüğümüzden çok daha cesuruz ve her korkumuzu yenebiliriz. Aklımız, irademiz bunun için verildi bize. Tabii ki onları hayrına kullanmayı bilenler, isteyenler için…

Şahin ÖZŞAHİN, jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1340
Toplam yorum
: 3600
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1673
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster