Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
782
 

Hayatımız dizi

Hayatımız dizi
 

Dizilerdeki ayrıntıları inceliyoruz bu blgoumuzda. 

Milyonların nefesini keserek izlediği Muhteşem Yüzyıl filmi saat 8 de başlıyor saat 23’de bitiyor. Önce bir saat özet, yani bir önceki bölümü izlemediyseniz hiç üzülmeyin, bir sonraki hafta aynı bölümü veriyorlar ama tepesine ÖZET yazıyorlar. 

Bu bölümde Layoş, intikam için Victoria’yı gönderir Osmanlı’ya. Victoria, Victor adı ile erkek kılığında başkalarından kaçarken atladığı duvardan, şans bu ya hoop Matrakçının önüne düşüverir. Matrakçı alır onu evine götürür kız olduğunu bilmeden. O gün akşam da Pargalı Matrakçıyı görmeye gelir. Matrakçı Victoria’yı saklar. Ama Victoria o kadar sakar o kadar sakardır ki saklandığı yerde bişeyleri devirir. Pargalı içerde birşey olduğunu anlamış ama Matrakçı’nın “kedidir o kedi” demesi ile ya sabır çeker.Tam konuşacağı sırada “illa sakarım yahu ben” der gibi, elbise dolabı gibi görünün yerde, Victoria devrilmemiş bir iki şeyi daha devirerek Pargalının dikkatini çekmeyi başarır. Pargalı kapıyı açtığında Victoria baya dimdik ayakta durmaktadır az önce devrilen şeylerden bihaber gibi... Sonra şans bu ya hemen saraya alınır ve Ayşe’nin cariyesi yapılır. Bak bak, diğer cariyeler dururken hemen bir kademe üste başlamıştır. Kolaylıkla. Hatice sultan’ın nişanında Victoria hatun şehzadelerin olduğu odayı mumu yere düşüşerek ateşe verir... 

İki gün Önce Hürem ile yemekteydik. Hürrem sultan yahu. Şu şehzade Mehmet’in şımarık annesi. Şu Muhteşem Yüzyıl’ın Hürrem’i hani. Akmerkezdeydik. Tanınmamak için başına mavi yazılı bir şapka takmıştı. Ben ondan biraz daha erken gitmişim. Restauranta filmdeki bilindik şivesi ile “Yine ben geldim baakk” diyerek girdi. Garsonlarda gayet nazik bir şekilde buyur edip oturttular onu da masaya. Ne kadar şapka takarsan tak o saçlar yok mu tanımamak imkansız. Oturdu yemek sipariş etti. Muhabbete başladı. Bizim yemeğimiz bittiğinde o hala muhabbet ediyordu yanındaki kendinden daha yaşlıca tombul bir bayan ile. Tanımıyoruz tabii kimdi yanındaki. Ha Hürrem bizim masada değildi, tesadüfen aynı yerde idik yemekte. Yoksa siz birlikte yedigimizi mi düşündünüz? 

Sonra şu Adını Feriha Koydum dizisinde Feriha’nın zengin sarışın kız ile alışveriş merkezine gidip, aldığı ayakkabının aynısından aradım. Benim bildiğim en pahalı alışveriş merkezi Akmerkez. Daha pahalısını bilen varsa bana söyesin ahtım var bulacağım o ayakkabının aynısından, fotoğrafını çekip blogumda yayınlayacağım. Bütün ayakkabıcılıarı dolaştım o paraya ayakkabı bulamadım. İndirimle 1000 lira ödedi Feriha. Yanındaki kız iki ayakkabı aldı kredi kartıyla tek ödemeli 5000 TL ödedi. Feriha kapıcı kızı ya, babasının bankaya yatır diye verdiği apartman aidatı ile peşin ödeme yaptı. Ben Ferihanın o pembe ayakkabılarına benzer bir ayakkabı buldum en pahalı olduğunu düşündüğüm ayakkabı markasında. Laciverti ve püsküllüsü. Ama indirime girmiş 199 TL ye düşmüş indirimle. Almadım tabii ne kadar banal. İndirimle 199 TL ye ayakkabı mı alınır canım. 

Bir de Öyle bir geçer zamanki dizisinde Aylin evlendi bu bölümde izlediniz mi? Hani Aylin’in çok aşık olduğu benim adını söylerken bile yakışıklılığını anlayacağınız “Sonnneerrrr” in kardeşi ile. Aylin liseye giden bir genç kızdır. Ama yaşı 18’in üstündedir. Yani evlenmek için reşittir. Muhtemelen bir iki yıl sınıfta kalmışlığı vardır çünkü. Ben ünversite birinci sınıfta yaşım tutmadığı için barlara gidemiyordum ama. Var bir yerde bir yanlışlık bulacağım ben onu, bulan varsa yorumlasın lütfen. Neyse efendim. Aylin tam merdivenlerden inerken bayılır. Soonneerrr onu kucaklar ve odaya götürür. Aylin onun adını sayıklar, Murat odaya gelemeden ayılır ve tekrar merdivenlerden nikaha inerler. Murat’ a sorar nikah memuru, Murat “Evet” der sevinçle. Nikah memuru Aylin’e döner ona sorar. Aylin cevap veremeden kamera annesini göstermeye başlar. Aylin’in evet dedigi zamana sığacak bir zamanda annesi, neler olduğunu anlamış, o sapa yolda cep telefonunun ve ev telefonunun bile olmadığı dönemde taksi bulmuş, Ali’yi evden almış, polise gitmiş ve Sonneeerrr’lerin evini hiç bilmeden elleri ile koymuş gibi bularak oşturmuşar ama Aylin “anne ben evlendim” demiştir... 

Aşk ve Ceza’ya gelelim. Savaş bilmediğim bir sebepten İran’a gider. Herkes onun öldüğünü düşünür. Bu arada Savaş’ın Yasemin ile bir gecelik ilişkisinden olma oğlunda kanser şüphesi vardır, ilik nakli düşünülmektedir. Savaş’ın annesi yas tutuarak Yasemin’in evine gelir. Torununu almak istediği sırada Savaş kapıdan girmiş ve bir ruh gibi ortaya çıkmıştır. Bazı olaylar olur, Savaş ve Yasemin çocuğu tekrar doktora götürürler. Doktor tahlil sonuçlarına göre oğullarının enfeksiyondan ateşlendiğini kanser olmadığını söyler. Çok sevinirler. Ama bunu anlamaları uzunca bir zaman almıştır... 

Tüm diziler yetmiyormuş gibi bir de Hayatım Dizi adlı yarışma programı düzenliyor erkeklerin bile yoğun ilgi gösterdiği yarışmayı izleyip kendimizi deniyoruz acaba soruları bilebiliyormuyuz diye. 

Ve bizler... kafamızı kaldırmadan, elimizde çiğdem (İstanbullular çekirdek der), bir bardak çay, soluğumuz kesilerek bu filmleri izliyoruz. Çocuklarımız ne yapıyor, farketmeden. Onlarla televizyonun önünde geçirdiğimiz vakit kadar oyun oynamıyor, konuşmuyoruz. Hatta onlar bile dizileri ve dizilerdeki karakterleri ezbere biliyorlar. Akşam yatıyor Feriha ile zengin çocuğun ilişkisinin Cansu’yu nasıl etkileyeceğini düşünüyor, rüyalarımızda , rüyalarımızda Hürrem’in hainliklerini görüyoruz.Sabah kalkıyoruz bugün günlerden neydi? Hangi dizi vardı bugün akşam diye düşünüyoruz. 

Hamiş: Böyle düşündüğüm halde nasıl dizilere bu kadar hakim olduğumu düşünen sevgili okurlar, sırf bu blogu yazabilmek için gözlemlemek üzere izledim desem kimse inanmaz biliyorum zaten inanmayın. Bir film eleştirmeni degilim neticesinde. Ben dizileri izlemek zorunda kalanlardanım :) 

Hamiş 2: Blogu ozellikle gece hayatı kategorisinde yayınlamıştım ama editör TV_programları kategorisi konusunda ısrarlıydı. Aslında bir nevi gece hayatı idi diziler :) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tamam tamam, bir şey demedim :)) Mola ver, kafanı dağıt, hatta ihtiyacın varsa ben de geleyim :))

Emine Supçin 
 17.03.2011 19:04
Cevap :
hocam gelin tabii, bahane olmayınca mola da veremiyor insan. Bari siz gelinde bir mola yaratayım kendime, sohbet ederiz uzun uzun :)  21.03.2011 15:44
 

:)) Gerçi Blog habercisi çalışmıyor. Girip tek tek bakıyorum dostların sayfasına da, o bakımdan :)

Emine Supçin 
 13.03.2011 21:47
Cevap :
imdaattt!! yok hocam yok yeni yazı olmadıgı gibi, yeni yazıları okuyabilecek zamanım bile yok. Ev iş... bir mola lütfen :))  17.03.2011 15:40
 

Son açıklamaya sevindim. Bu bana anlamsız gelen dizilerin, böylesine izlenip özetlenmesini, hak etmedikleri bir iltifat olarak değerlendirmiştim. Neredeyse başka işin yok mu sorusuna takılacaktım.

Ahmets 
 11.03.2011 11:11
Cevap :
İlginç.. Yazının size dizilere yaptığım bir iltifat gibi gelmiş olması! Halbuki hemen hepsinde bir dokundurma var. Başka işim yok mu sorusuna takılmayın..:) Cevap vereyim çooook hem de çoook..  17.03.2011 15:42
 

Ben şu fotolardaki, en minik ile onun bir büyük boyunu şööööyle muha muha diye öpebiler miyem :))) Kırk bin kere maşallah! Da, onlarla birlikte iyi dizi izleyebiliyorsun Siyah-i Mor'um! Bravo onlara :) annelerine izin verdikleri için :)

Emine Supçin 
 06.03.2011 23:57
Cevap :
Sevgili hocam, dilediğiniz kadar öpebilir, içinize sokabilirsiniz her ikisini de. İkisi de bol bol öpülmeye gayet alışık, sevgi manyağıdırlar. Hatta siz öperken kafalarını uzatırlar ki daha rahat öpebilesiniz.Bide gözlerini kapatırlar anın tadını çıkarsınlar :) Alıştılar artık :) Pek dizi izlettiklerini söyleyemeyeceğim ama idare ediyoruz. Onlarla ne kadar izlenirse o kadar işte.  07.03.2011 9:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 24.02.09
 
 

Yazmak bir tutku benim için. Yıllardır yazmayı seven biri olarak, bilgisayarın icadı ve gelişen t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster