Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '13

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
2383
 

Hayatımızı etkileyen hayaller, Sanrılar

Hayatımızı etkileyen hayaller, Sanrılar
 

Sanrılar, algılarımızı yönlendiren ve gerçek olmayan düşünce kırıntılarıdır.


Sanrılar, düşünce içindeki bir anormalliği temsil ederler. Bunlar, kişinin kültürel geçmişi ile açıklanamayacak yanlış inançlar olup mantıklı bir tartışma ile değiştirilemezler.

Her ne kadar sanrılar bazen “değişmez yanlış inançlar” olarak tanımlanıyorsa da, hafif formlarında yalnızca haftalar ya da aylar boyunca sürebilir. Kişi bu inançlarından kuşkuya düşebilir ya da doğrulukları konusunda şüphe duyabilir.

Kişinin davranışları sanrılarından etkilenebilir ya da etkilenmeyebilir. Her bir sanrının ve sanrısal düşüncenin global şiddetinin değerlendirilmesi, bunların ısrarlığını, karmaşıklığını, kişinin ne oranda bu sanrılara göre davranmakta olduğunu, sanrıların varlığından ne oranda şüphe duyduğunu ve bu inançların normal kişilerinkinden ne kadar sapmış olduğunu göz önüne almalıdır. Her pozitif değerlendirmede özgül örnekler sayfanın kenarına not edilmelidir. Kötülük Görme Sanrıları Kötülük olan kişiler kendilerine karşı bir komplo hazırlandığına ya da bir şekilde kötülük göreceklerine inanırlar. Sık rastlanan örnekleri arasında, kişinin takip edildiği, mektupların açıldığı, odasına ya da bürosuna dinlenme aygıtlarının yerleştirildiği, telefonunun dinlendiği ya da polisin, hükümet görevlerinin, komşuların ya da iş arkadaşlarının onu rahatsız ettikleri inançları sayılabilir. Kötülük görme sanrıları,  bazen bağımsız ve izoledir. Bazen de kişi, hem çok farklı kötülük görme biçimlerini, hem de çok iyi hazırlanmış bir komplonun varlığına inancı içeren bir sanrı sistemine sahip olabilir.

Örneğin kişi, hükümetin  onun yabancı bir ülke için çalışan bir gizli servis ajanı olduğunu zannettiği için, evine dinlenme aygıtları yerleştirildiğine inanabilir; bu sanrılar kişini başına gelen hemen herşeyi açıklayacak kadar karmaşık olabilir.
Şiddetin değerlendirilmesi süreye ve karmaşıklık düzeyine dayandırılmalıdır.

İnsanlar sizi herhangi bir yolla rahatsız ediyorlar mı ?
Size herhangi bir şekilde zarar vermeye çalışan birisi var mı ?
Sizi gözetleyen ya da takip eden kimse var mı?

Kıskançlık Sanrıları

Kişi, eşinin başka birisiyle ilişkisi olduğuna inanır. Belli belirsiz bilgi parçacıkları “kanıt” olarak biraraya getirilir. Kişi genellikle bu ilişkinin varlığını kanıtlamak için büyük bir çaba harcar, yatak çarşaflarında saç, çamaşırlarda traş losyonu ya da sigara kokusu, ya da eşinin aşığı için aldığı bir armağanın varlığını gösteren fatura ya da çekleri arar. Sıklıkla, onları bir aradayken yakalamak için ayrıntılı planlar yapılır.

Şimdiye kadar hiç eşinizin size karşı dürüst olmayabileceğinden şüphe etttiniz mi?
Ne tür kanıtlarınız var?

Günahkarlık ya da Suçluluk Sanrıları 

Kişi korkunç bir günah işlediğine ya da bağışlanmaz bir şey yaptığına inanır. Bazen, çocuklukta yapmış olduğu masturbasyon gibi şeylerle aşırı ya da uygunsuz bir şekilde zihnini meşgul eder. Bazen, kişi gerçekte hiçbir ilişkisinin olmadığı, yangın ya da kaza gibi korkunç olaylardan kendisini sorumlu hisseder. Bazen, bu sanrılar, bağışlanmaz bir günah işlendiği ve kişinin Tanrı tarafından sonsuz bir cezaya çarptırılacağı inancını içeren dinsel bir temada olabilir. Bazen, kişi basitçe toplum tarafından cezalandırılmayı hakkettiğine inanır.Kişi, önemli bir zamanı onu dinleyebilecek herkese günah çıkararak geçirebilir.

Şimdiye kadar hiç cezalandırılmayı haketmenizi gerektirecek korkunç bir şey yaptınız mı ?

Büyüklük Sanrıları

Kişi özel güçleri ve de yetenekleri olduğuna inanır. Gerçekte bir rock yıldızı, Napolyon ya da İsa gibi ünlü ve önemli bir kişi olduğunu düşünebilir. Önemli bir kitap yazdığına, müthiş bir müzik parçası bestelediğine ya da harika bir buluş yaptığına inanabilir. Kişi sıklıkla birisinin onun fikirlerini çalmaya çalıştığından şüphelenebilir ve eğer fikirlerinin doğruluğundan şüphe edilirse çok gergin olabilir.

Dinsel Sanrılar

Kişinin zihni dinsel doğadaki yanlış inançlarla meşguldür. Bazen bunlar, İkinci Geliş, Antichrist ya da Şeytan tarafından Ele Geçirilme gibi geleneksel inanç sistemlerinde yer alan inançlardır. Bazen de, bunlar tümüyle yeni inanç sistemlerini ya da değişik dinlerden inançların, özellikle yeniden doğuş ya da Nirvana gibi Doğu dinlerinden alınan fikirlerin bir taklidini içerebilir.
Dinsel sanrılar, büyüklük sanrıları (kişi kendisini bir dini lider olarak görüyorsa), suçluluk sanrıları ya da kontrol edilme sanrılarıyla birleşmiş olabilir. Kişinin kültürel ya da dinsel yapısına göre normal kabul edilebilecek aralıkta yer alan düşünceler dinsel sanrı olarak kabul edilmemelidir.

Dindar bir kişi misiniz ?

Şimdiye kadar hiç olağan dışı dinsel bir yaşantınız oldu mu ?

Çocuklukta nasıl bir din eğitimi aldınız ?

Somatik Sanrılar

Kişi, bedeninde birşeylerin hasta, anormal ya da değişmiş olduğuna inanır. Örneğin, midesinin ya da beyninin çürümekte olduğuna, ellerinin ya da penisinin genişlediğine ya da yüzünde olağandışı bir değişiklik olduğuna (dismorfofobi) inanabilir.
 Bazen somatik sanrılara dokunsal ya da diğer varsanılar eşlik edebilir. Bu durumda bunlar da değerlendirilmelidir. (Örneğin, kişi kafasının içinde dişlerini dolduran dişçi tarafından yerleştirilmiş olan bilyelerin (ballbearings) yuvarlandığına inanır ve bunların birbirine çarpmaları sırasında çıkan metalik sesleri gerçekten işitebilir).

Bedeninizle ilgili herhangi bir sorununuz var mı ?
Görünümünüzde herhangi bir değişiklik fark ettiniz mi ?
Bedeninizle ilgili herhangi bir sorununuz var mı ?

Referans Fikirleri ve Sanrıları

Kişi önemsiz işaretler, ifadeler ya da olaylarla ona bir imada bulunduğuna ya da bunların onunla ilgili bazı özel anlamlar taşıdıklarına inanır. Örneğin, kişi bir odaya girer, insanların güldüklerini görür ve onun hakkında konuşmakta ve ona gülmekte olduklarından şüphelenir.
Bazen gazetede okunan yazılar, radyoda dinlenenler ya da televizyonda izlenenler kişiye yönelik özel mesajlar olarak kabul edilirler. Referans fikirlerinden ise, kişi şüphededir, fakat fikirlerinin tuhaf olduğunun farkına varır. Kişi ifadeler ya da olayların ona yönelik bir ima taşıdığına gerçekten inanıyorsa, bu artık bir referans sanrısı olarak kabul edilir.

Şimdiye kadar hiç, bir odaya girdiğinizde insanların sizin hakkınızda konuşmakta olduklarını ya da size güldüklerini düşündünüz mü ?
Şimdiye kadar hiç, gazete ve dergilerde ya da televizyonda size imada bulunan ya da sizin için özel bir mesaj taşıyan şeyler gördünüz mü ?
İnsanlar sizinle olağan dışı bir yolla iletişim de bulundular mı ?

Kontrol Edilme Sanrıları

Kişi, duygularının ve davranışlarının bazı dış güçler tarafından kontrol edildiği şeklinde öznel bir yaşantıya sahiptir. Bu sanrı tipi için merkezi gereklilik gerçek güçlü bir kontrol edilme yaşantısıdır. Bu, kişinin Tanrının bir ajanı olarak hareket ettiği ya da anababasının onu bazı şeyleri yapmaya zorladığı gibi inanç ve fikirleri içermez. Dahası, kişi bunların, örneğin, bedenin ona garip hareketler yaptıran bazı yabancı güçler tarafından ele geçirildiği ya da beynine radyo dalgaları yoluyla mesajlar gönderildiği ve kendisine ait olmadığını bildiği belirli duyguları yaşamasına neden olduğu şekliyle tanımlanır.

Şimdiye kadar hiç bazı dış güçler tarafından kontrol edildiğinizi hissettiğiniz oldu mu ?

Düşünce Okuması Sanrıları

Kişi, insanların onun zihnini okuyabileceklerine ve düşüncelerini bilebileceklerine inanır. Bu, algısız bir yaşantı olduğu için aşağıda tanımlanacak olan düşünce yayınlanmasından farklıdır. Burada kişi öznel olarak başkalarının onun düşüncelerini bildiklerini hisseder ve anlar, ancak onların dışarıdan işitilebildiklerini düşünmez.

Şimdiye kadar hiç insanların zihinlerini okuduklarını hissettiniz mi?

Düşünce Yayınlanması

Kişi düşüncelerin kendisi ya da başkaları tarafından işitilebilecek şekilde yayınlandığına inanır. Bazen, kişi kendi düşüncelerini başının dışında bir ses olarak duyar; bu bir sanrı olduğu kadar bir işitsel varsanıdır da. Bazen kişi, her ne kadar bir ses olarak işitemezse de düşüncelerinin yayınlandığını hisseder. Bazen, düşüncelerinin bir mikrofon ile alındığına ve radyo ya da televizyonda yayınlandığına inanır.

Şimdiye kadar hiç kendi düşüncelerinizin, sanki başınızın dışındaymış gibi çevrede yüksek sesle söylendiğini işittiniz mi?
Şimdiye kadar hiç düşüncelerinizin başkalarının işitebileceği şekilde çevreye yayınlandığını hissettiniz mi ?

Düşünce Sokulması

Kişi kendisine ait olmayan düşüncelerin zihnine sokulduğuna inanmaktadır. Örneğin, kişi bir komşunun karabüyü yaptığına ve yabancı cinsel düşünceleri onun zihnine ektiğine inanabilir. Bu belirti, kişinin kendisine ait olduğunu bildiği kötülük görme ya da suçluluk sanrıları gibi hoş olmayan düşüncelerin yaşanması ile karıştırılmamalıdır.

Şimdiye kadar bazı yabancı güçler tarafından zihninize düşünceler sokulduğunu hissettiniz mi ? Şimdiye kadar hiç size ait gibi görünmeyen düşünceleriniz olduğunu hissettiniz mi?

Düşünce Çekilmesi

Kişi, düşüncelerin zihninden çıkarılıp alındığına inanır. Bir düşüncenin başlaması ve daha sonra ansızın bazı dış güçler tarafından alınıp uzaklaştırılması şeklindeki öznel bir yaşantıyı tanımlayabilir. Bu belirti, alojinin öznel olarak farkında olunmasını içermemektedir.

Şimdiye kadar hiç düşüncelerinizin dış güçler tarafından çekilip alındığını hissettiniz mi ?

Sanrıların Şiddetinin Değerlendirmesi

Sanrıların süresine ve ısrarlılığına, kişinin sanrıyla zihinsel meşguliyetinin derecesine, sanrılara inanma derecesine ve sanrıların davranışları üzerindeki etkisine dayanarak yapılmalıdır. Aynı zamanda da bu sanrıların ne oranda tuhaf ya da olağan dışı olarak değerlendirilebileceğine de bakılmalıdır.
Yukarıdaki sorulara verdiğimiz cevaplarla zihnimizi tutsak eden düşünceleri ölçebiliriz. Sorularımıza cevap araken gün içinde farklı farklı zaman dilimlerini kullanmamız daha net ve gerçek veriler elde etmemize yardımcı olacaktır.

 

 

 

Harun Kelebekoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5789
Kayıt tarihi
: 04.10.13
 
 

Üniversite'den itibaren sokakları incelemeye başladım. İnsan tanımak, hikayeleri paylaşmak başl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster