Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
377
 

Hayatımızı harcamayalım!

Hayatımızı harcamayalım!
 

Bazen ne kadar çabalarsak çabalayalım herşey olacağına varıyor. Hayat hiç adil değil. Bazılarına kepçeyle verirken bazılarına çay kaşığıyla veriyor. Hatta utanmayıp çay kaşığıyla verdiğini de kepçeyle geri alıyor.

İnsanların hayat hikayelerini dinlediğimde çoğu zaman kötü bir film izliyor gibi hissediyorum. İnsan duyduklarına inanamıyor. “Bu kadar olmaz!” dedirtiyor.

Hayatının kötü gitmesinde kişinin hiç mi katkısı yoktur?

Vardır elbette. Her ne kadar, “Herkesin doğrusu en doğru” desek de bu masaldan başka birşey değildir. Bu sözü sadece kendimizi rahatlatmak için söyleriz, sonra kendi masalımıza kendimiz inanırız.

Doğru tekdir. Herkesin doğrusu en doğru olursa, yanlışlarla doğrular birbirine karışır ki, artık günümüzde tam da bunu yaşıyoruz.

Yanlış kararlar, yanlış insanlar, yanlış hayatlar, yanlış zamanlar bize yol su elektrik olarak geri dönmüyor elbette. “Zarar” olarak geri dönüyor.

Özellikle yanlış kararlar, kişinin itinayla kendi hayatını ve çevresindekilerinin hayatını karartması için ideal yoldur.

Yanlış karar verirken neye göre veririz?

Doğru olduğuna inandığımız için, yapacak başka şeyimiz olmadığı için, aptal olduğumuz için, yarını göremediğimiz için, işimize öyle geldiği için, sağlıklı düşünemediğimiz için, bazen de inadımızdan veririz.

“Hayat çizgisi” diye bir şeyden bahsediliyor. Böyle bir çizgi belki de vardır ama bununla birlikte insanlarda akıl da var. Aklımızı en iyi şekilde kullanırız ama bazen bütün çabamıza rağmen olumsuzlukları gideremeyiz. Ona yapacak birşey yoktur. Çizgi varsa tam da burada vardır işte.

Kimsenin dört dörtlük bir hayat sürdüğüne inanmıyorum. Mutlaka bir şeyler eksik veya fazladır. Çok klişe belki ama sağlık her şeyden önce geliyor. Sağlıklı olan kişinin önce onunla mutlu olmayı bilmesi gerekir. Diğerleri ayrıntı.

Her ne kadar, uzmanlar insanoğlunun 800 yaşına kadar yaşayabileceğini savunsalar da şimdilik bu teori hayalden öteye geçmiyor.İnsan ömrü en iyi ihtimal bir asır.

Bu süre uzun bir süre gibi görünse de, aslında göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor.

Doğar büyür yaşlanır ve ölürüz.

Zaman bizim hem en büyük dostumuz hem de en büyük düşmanımız.

Elden ele dolaşan mailler vardır bilirsiniz

İnsanlar hayatlarının sonuna doğru geriye dönüp baktıklarında koca bir hiç görürler ve bu sadece kendi başlarına gelir sanırlar.

Oysa yaşamın sonlarına varıldığında herkes kendi hayatında boşa geçen zamanlar, hiç gerçekleştirilemeyen istekler, gidilmemiş yerler, söylenmemiş sözler olduğunu farkeder.

Ve sonra başlar pişmanlıklar.


Hayatımızı harcamayalım. Yaşayalım!

:) İyi bayramlar.

http://www.esmakahraman.com/hayatinizi-harcamayin/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nasıl olmuş da atlamışım senin bu güzel yazını anlayamadım. Öyle güzel tespitler yapmışsın ki hayran olmamak mümkün değil. Hem tespitlerin hem de yorumlara verdiğin cevaplar harika. En önemlisi de hayatı boşa harcamamak. Selamlar, sevgiler.

Hilmi Polat 
 28.10.2008 23:11
Cevap :
:) Sayın Yazarım bu güzel övgüler karşısında şımarabilirim yani. :) Teşekkür ediyorum... Yazmak, bilmek yetmiyor malesef... Önemli olan icraat... Sevgiler.  28.10.2008 23:18
 

En doğrusu budur bence, yoksa insan ilişkilerinde sorunlar yaşarız. Sevgili olsun, arkadaş olsun, ailedeki kişiler olsun, herkes ayrı bir birey ve herkesin doğrusu kendine doğrudur... Empati önemli, yoksa mutsuz bir yaşam olur bence, hayatı zorlaştırırız... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 29.07.2008 11:18
Cevap :
:) Sayın yazarım hayatı hem kendimiz için hem etrafımızdakiler için zorlaştırmakta üstümüze yok zaten. Empati yapmayı bir öğrenebilsek...Sevgiler  29.07.2008 11:25
 

Çok çok çok doğru söylediklerin Sevgili Yazarım. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 28.07.2008 8:56
Cevap :
:) Sayın yazarım teşekkür ediyorum. Sevgiler  28.07.2008 11:33
 

Mehmet Bey'i küstürmeyiz inşallah. Gülücük işareti koydum ama..:) Küsmedin değil mi Mehmet Bey.. Bu arada... İçinde bulunduğumuz koşullarda, bize de bir Rahibe Teresa gerek. Gerçi bize biri de yetmez ya... Olsun biri gelince diğerleri de gelir ardından nasıl olsa... Tekrar sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 27.07.2008 14:10
Cevap :
:) Sayın yazarım, Rahibe Teresa sayesinde sayfam daha bir güzelleşti. Sevgili Mehmet Sağlam küsmez sanırım çünkü sayfama renk kattınız. Teşekkür ediyorum. Sevgiler  27.07.2008 14:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1928
Toplam yorum
: 7346
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 635
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster