Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '18

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
111
 

Hayatın Adilliğini Sorgulama

Hayatın Adilliğini Sorgulama
 

Hayatın herkese adil davranmadığı gerçeğini inkar edecek kimse yoktur diye düşünüyorum. Adil olmayan hayat şartları, standartlar, istekler, kabul olan dilekler ve olmadığı durumda belki de hayatının en güzel zamanını karanlıkta geçiren insanlar... Peki ya, insan biyolojik olarak büyürken inatla beyin ya da ruh olarak çocuk kalmakta direniyorsa? Nasıl olgunlaşacak bu meyveler?
 
Her bireyin aynı anda nefes almadığı ve aldığı nefesin karşılığında ödülü olmadığını bir çoğumuz tecrübe etmişizdir. İnsanlar hayatın adaletine inandıkça belki de hayat onları daha çok yanıltıp, üzüyordur demek yanlış olmaz sanırım. Büyümek herkes için aynı anlamı mı kabul etmektir yoksa herkes için yaşadığı hayatın olgun meyvelere ulaşma basamakları mı vardır? Tecrübe ederek büyümek midir olgunlaşmak yoksa düştüğünde kanayan dizini saklayıp kendini de kandırarak unuttuğunu var saymak mıdır hayat?
 
İnsanlar henüz hayatın gerçek yüzü ile karşılaşmadan çok zaman önce hayal kurmaya başlar. Her olgunlaşan meyvenin zamanında toplanamaması gibi insanlar da hayallerinin zamanlarını doğru ayarlayamadıkların da ya da hayat onlar için istediği bir zaman seçtiğinde çöpe atılan hayaller, hayatlar silsilesi başlar. Ne yazık ki insanoğlu yaradılışı gereği yanlışı seçmeye, yasak olana sarılmaya meyillidir. Peki, bunları isteyerek yaşadıktan sonra tecrübe ettiği iyi ya da kötü sonuçları kabullenmek insanoğlunun hangi hücresine saklanmıştır da bir türlü ortaya çıkmıyordur.
 
Yaşadıklarından ders almak diye bir terim vardır, belki de yüzyıllar boyu kullanılan... Olgunlaşma evresi tam da burada başlıyor zaten. İnsanoğlu belli bir yaştan sonra belli reaksiyonları alamıyorsa yaşı ne olursa olsun beyin de ruhta hep çocuk kalacaktır. Olgunlaşmak, tecrübeler ile sabittir. Eğer ki insanoğlu her aldığı iyi dersi ya da kötü yarayıp heybesine koyup sonra onları zamanı geldiğinde ‘’ büyümek ‘’ için kullanmıyorsa, o insan için zaman hayatın istediği gibi akacaktır. Eğer büyümek istiyorsa mutlaka kalbine hükmettiği gibi aklına da hükmetmesi gerekecektir. Aklına hükmedemeyen herkes heybede kalan çürümüş elma misali kimsenin yaklaşmak istemeyeceği, tadına bakmaktan çekineceği ve kaderine terk edilmeye mahkumiyeti kabul edeceği bir hayat bildirgesi altına imzasını atmış demektir.
 
Kimin kime ne öğreteceği belli değildir, yaşadığımız bu çok değişken hayatın içinde... Her adım, her insana çıkar. Kadere, hayata, hayale, akla ve yüreğe çıkan her yolda kabul edilir. Büyümek için hayatın adaletini sorgulamadan sadece akla hükmetmeyi öğrenmek yetecektir. Yüreğinizi bir yere bırakın ve bekleyin, aklınız mutlaka büyümeniz için size yol gösterecektir.
 
bayram aslan, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 109
Kayıt tarihi
: 30.03.18
 
 

Merhaba :) Herkesin yazmaya olan isteği ve hayranlığı ile burada buluşabiliyor olmasından çok büy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster