Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '18

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
106
 

Hayatın Anlamı ve Amacı Nedir?

Hayatın Anlamı ve Amacı Nedir?
 

Hayatın anlamını bilmeyen, neden yaşıyoruz sorusuna cevap veremeyen varlıklar vardır: Cansız varlıklar, bitkiler, hayvanlar gibi. Ama bu, insan için söz konusu olmamalıdır çünkü insan akıl sahibi bir varlıktır. İnsan ile hayvan arasındaki en büyük farklardan biridir akıl.

İnsanda da hayvanda bulunan öfke ve şehvet hisleri vardır ama sadece bu hislerin olması insanı insan yapmaz. Hem de bu hisler hayvanda insandakinden daha gelişmiştir. Demek ki insan bu dünyaya yiyip içmek, cinsî lezzetlerini tatmin etmek, başkalarına güç kullanarak hâkim olmak için gelmemiştir çünkü bu şeyler hayvanda daha gelişmiş olarak zaten vardır. Deve, insandan fazla yer; serçe insandan daha çok çiftleşir; başkalarını güç kullanarak yenmek yırtıcı hayvanlarda daha çok vardır. Dolayısıyla insan, akıl ile hayvandan farklılaşır.

Akıl sahibi insanların çoğu hayatın yemek, içmek, gezmek, eğlenmek, çoğalmak, nesli devam ettirmekten ibaret olduğunu söyleyerek hata etmişlerdir. Bu şekilde düşünmelerinin hatalı ve basit olduğu yukarıda açıklanmıştı. Demek ki, akıl doğru kullanılmadan hayatın anlamı bulunamaz. Aklın doğru kullanılması ise bize hayat ve akıl nimetini veren Allah'ın sözünü anlayarak gerçekleşebilir. 

Bir fen ilminin bir meselesini bile anlamak için kitaplara ve öğretmenlere; bir yabancı belde hakkında bilgi almak için rehberlere ihtiyaç duyan insan elbette bu kainatın neden var edildiğini ve niçin yaratıldığını öğrenmek için zamanın ve mekanın yaratıcısı olan Allah'a ihtiyaç duyar ve insanların rehberleri olan peygamberler vasıtasıyla Allah'ın sözünü, çağrısını öğrenir. 

Zamanın, mekanın, maddenin, ruhun yaratıcısı olan Allah şöyle buyurur:

"Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat/56)

Demek ki "İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Halik-ı kainatı (kainatın Yaratıcısını) tanımak ve Ona iman edip ibadet etmektir." (Risale-i Nur)

İnsan akıl nimeti vesilesiyle tefekkür eder, Allah'ın yarattıklarını düşünür ve bu yaratılanlardaki sanatı, hikmeti anlayarak Allah'ın sıfatlarını idrak eder. Allah'ın sıfatlarını anlamak, Allah'a kulluk etmek, Allah'ın elçilerine itaat etmek insanın insanlık vazifesidir. 

İnsan sonsuzluk için yaratılmıştır. Bu dünyada yapılanların karşılığı sonsuzluk aleminde görülecektir. Bundan dolayı hayat gibi büyük bir nimet sadece bu fani, geçici, bulanık dünya hayatı düşünülerek anlaşılamaz. Bu dünya hayatı ölümden sonraki sonsuz yaşam da hesaba katılarak anlaşılabilir çünkü ahiretin olmaması bu dünyadaki tüm güzellikleri hiçe indirirdi. Ahiret olmasaydı hakiki adaletten, hakiki merhametten bahsedilemez ve varlıklarda hikmetten söz edilemezdi.

Dolayısıyla ahiretin olmaması demek yaratılan varlıkların kısa süreliğine yokluktan varlık sahasına çıkıp bir süre bu dünyada vakit geçirip tekrar yokluğa mahkum olması anlamına gelir. Bu da dünya hayatının anlamsızlığı demek olurdu. Ama dünya hayatında varlıklarda görülen hikmetler, kainattaki düzen hayatın anlamlı olduğunu gösterir. Demek ki bu dünya ahiret içindir. 

Hayatın sahibi olan Allah şöyle buyurur:

"İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?" (Kıyame/36)

"Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık." (Enbiya/16)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 8250
Kayıt tarihi
: 10.10.13
 
 

İstanbul'da yaşıyorum. Odtü Tarih bölümü mezunuyum. İstanbul Üniversitesinde yüksek lisans yapıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster