Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
207
 

Hayatın doğal ve sağlıklı şartlarda idame ettirilmesi

Hayatın doğal ve sağlıklı şartlarda idame ettirilmesi
 

İnsan da, çiçek gibi doğal şartları ister


Çünkü; Kur’an-ı Kerim’in ahkamından bir miktar haberdarsak, öyle olduğunu biliriz!... Zaman zaman bizden de telaffuz eden çıkıyor!…İnancımız gereği biz de söylüyoruz!… Bir dönem, A.B.D. Hükümetlerine danışmanlık yapan ünlü bir isim olan Birzezinski’de…: “Kesinlikle nefsine düşkün, hedonist, tüketime yönelik bir toplum, dünyaya ahlâkî bir motif sunamaz.”¹ diye görüş belirtmiş.

Her yıl mobilya değiştirmek gibi, modası geçti diye mutfak eşyasını veya elbiseleri yenilemek gibi eğilimler, tüketime yönelik propagandaların toplum kültüründe oluşturduğu yapay alışkanlıklardır. Sigara tüketiminde,sigaranın içinde bulunan nikotin maddesinin içeni yanıltması ile insanda oluşan alışkanlıklar, bazı meşrubatların veya diğer bir takım gıda maddelerinin içine, içen bir daha içsin, yiyen bir daha yesin diye katılan gayri sıhhi, tiryakilik ve bağımlılık yapan maddelerin katılması, tüketim toplumu oluşturma, tüketimi artırma teşebbüslerinden bazılarıdır. Tüketimin artırılmasına yönelik zorlamaları, elektronik ürünlerde de yaygın olarak görmek mümkündür. Örneğin: Piyasaya (x) model bilgisayar sürülürken, aslında (x)+1,2,3…n  model bilgisayarlara ait teknolojiler mevcuttur. Üretim planlanması hazırlanmıştır… Esasında istense, (x) model de bu teknolojilerin hepsi birden değerlendirilir ve insanlar da öyle her iki yılda bir, versiyon sorunlarından dolayı, bilgisayarını yenilemek zorunda kalmazlardı.

Bu örnekleri  çoğaltabiliriz. İncelendiği takdirde, insanların doğal veya temel ihtiyacına yönelik olmadığı halde, piyasalardaki yüzlerce tür üründe, toplumun tüketimini, gizli veya açıktan artırmak maksadı ile, kimi zaman sağlıklarını da hiçe sayarak, üretim- pazarlama- dağıtım-tüketim ağının sistematik olarak oluşturulduğunu görmemiz mümkün olabilir.

“Sağlık” dedik. Evet, insanların  sağlıkları hiçe sayılabiliyor. Daha çok para kazanmak maksadı ile insanların sağlığının heba edilmesi… Hızlı bir şekilde veya yavaş yavaş ölümlerine neden olacak ürünlerin piyasaya sürülmesinin ahlâkî  bir yönü yoktur.  İslâm’la da asla uyuşmaz? Hükümetler, sınırlarından sızan sınırlı sayılardaki  teröristler için ordular çıkarırken, milyonların…. Hatta tüm ülke insanlarının sağlığını tehdit eden G.D.O.’lu ürünler, çin tuzu v.b. gibi ürünlerin ülkeye girerek, topluma  tahribat vermemesi için adeta seferberlik ilan etmeleri gerekir.

Çünkü, insan hayatı mukaddestir. Dinimize göre, insan hayatının doğal ve sağlıklı şartlarda idame ettirilmesi gerekir. Savaş şartları hariç, vatan düşmanlarının veya din düşmanlarının bile öldürülmesi haramdır. Sadece ufak, tefek fazilet kırıntıları kalmış, kimi İslâm dışı toplumların yaşadığı ülkelerde bile, vatandaşlarının doğal şartlarda hayatlarını sürdürebilmeleri için her türlü önlemin alındığına şahit olabiliyoruz. Bizim kültürümüz ise, aynı hususlarda, diğer kültürlerden daha önce insan hayatını ön plana çıkaran bir kültürdür.  Bu sözü edilen kültür; geçmişte medeniyetlerimizin ana hayat kaynaklarından biri olmuştur. Misal: Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş aşamasındaki devlet felsefesinde “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın…(Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e nasihatinden…)” mantığı ön plana çıkmış ve bu tesis edilmiştir. Bu nedenle, bizler şimdi, o yüksek kültür ve medeniyetin varisleri olarak, insan hayatını tehdit eden unsurlara yönelik olarak, lüzumlu önlemleri en etkili bir biçimde almaktan geri kalmamalıyız. Resul-i Ekrem Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem)  bir hadis-i şerifte geçen mübarek sözlerine de dikkatinizi çekmek istiyorum…: “ Bir müslümanı aldatan  veya ona zarar veren yahut ona hile yapan kimse bizden değildir.”² buyurmuşlardır.

Bu makalemizde, ilgili konu anlatımı, problem alanlarını kısaca gösterebilmek adına sınırlandırılmıştır.

Esen kalın. Sağlıklı kalın.

Selam ve dua ile…

Duran Açıkgöz / 10. Şubat. 2012

Kaynak:(¹)-Samuel P., H.., ve d., 2001, Medeniyetler Çatışması, Vadi Yayınları 149, 4.baskı, Ankara

( ²)- Bilmen Ö.N., ve d., 2010, Beşyüz Hadis-i Şerif, Semerkant Yayınları, s.324 b.kynk.:(Ali el-Müttaki, Kenzü’l-Ummal, nr.7825; Süyuti, Camiu’s-Sagir,nr.7688).,3.baskı, İstanbul

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa Bey, malumun ancak idrak edilebilmesi için, bazen sürekli ilanı gerekebilir. Taşı: balyoz bir seferde, su ise sürekliliği ile aşındırabilir. Bizim için şüphesiz malum olsa da (Elhamdülillah), İlahi kudretin varlığı için bile ilana devam ederiz. Bazen ilan bir seferde yeter. Bazen ise bin sefer… İlanın tesirini yaratan biz değiliz. Allah’dır (c.c.). Yorum eki:Belli bir süre sonra değerlendirmeyi düşündüğüm facebook sosyal ağını henüz kullanmaya geçmediğimden dolayı, değerli yorumlarınıza cevabı bu haneden verebildim. Hoş görmenizi rica ediyorum ve çok teşekkür ederim.

Duran Açıkgöz 
 21.03.2012 16:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 196
Kayıt tarihi
: 20.12.11
 
 

Hayata ilişkin keşfedebildiğim iyi, güzel ve faydalı olabilecek  bir şeyler varsa, onları  değerlen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster