Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
150
 

Hayatın maksadı ne ? veya ne olmalı ?

Hayatın maksadı ne ? veya ne olmalı ?
 

Dini açıdan bakarsak, Allah insanları kendini bilsin, kendine (Allah’a) ibadet etsinler  diye yaratmış. El Zariyat Suresi’nin 56. Ayetinde “ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” diyor. Arapçası,

Ve mâ halaktul cinne vel  inse illâ li ya'budûn.  Cinne – cinler; inse – insanlar; halaktül – halak edildiler, yaratıldılar, illa – sadece;  büdün – ibadet etsinler….

Şimdi dini bakışı bırakalım, dünyevi bakışa gelelim. Diyelim ki hayatın maksadı mutlu olmaktır. Veya mutluluğumuzu maksimize etmektir. Peki ya biz kendi mutluluğumuzu maksimize ederken başkalarının mutluluğuna zarar veriyorsak ?

Peki o zaman şöyle diyelim, hayatın maksadı toplumun toplam mutluluğunu maksimize etmektir. Burada da bir itiraz gelebilir. Denebilir ki, toplumun toplam mutluluğunu maksimize ederken bazıları çok mutsuz olabilir.

Peki o zaman şöyle diyelim. Hayatın maksadı toplumun toplam mutsuzluğunu  minimize etmektir. Eh, bu daha iyi görünüyor. Daha adil, daha eşitlikçi gibi. Ama bunun da şöyle bir mahzuru olabilir. Herkesi mutlu etmeye çalışırsanız, veya kimse mutsuz olmasın diye çabalarsanız, sermaye terakümünü,  yani kapital birikimini dolayısıyla gelişme hızını, dolayısıyla kalkınmayı hatta istihdamı yavaşlatırsınız. Bunda da gerçek payı vardır. Yani kapitalist gelişme ve kalkınma teorilerine pek uymuyor.

Bununla da bitmiyor. Diyelim ki mutluluğu maksimize etmekte, veya mutsuzluğu minimize etmekte anlaştık. Bir de vade sorunu var. Bulunduğumuz anda ki mutluluk mu, kısa veya orta vadede ki mutluluk mu, uzun vadede ki  mutluluk mu? Yoksa bizim bireysel hayatımızla sınırlı olmayan, çocuklarımızın hatta  torunlarımızın hayatını da kapsayacak bir dönemdeki mutluluğu maksimize etmek mi amaç olmalı. Ünlü iktisatçı Lord Keynes ne demiş.” In the long run we shall all die”. Yani uzun vadede hepimiz öleceğiz. Burada da şöyle bir soru akla gelebilir. Çocuklarımızın mutluluğu için kendi mutluluğumuzdan, torunlarımızın mutluluğu için çocuklarımızın mutluluğundan ödün vermeli miyiz veya mutluluğumuzdan ne dereceye kadar fedakarlık yapmalıyız.  

Başka sorular da var? Mesela, annemizin veya babamızın veya eşimizin veya çocuğumuzun veya sevgilimizin mutluluğu için kendi mutluluğumuzdan ne kadar veya ne dereceye kadar fedakarlık yapmalıyız?

 

Bugün 30 mart 2014. Seçim sabahı için benden bu kadar? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 321
Toplam yorum
: 178
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 902
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster