Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '15

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
69
 

Hayatın reçetesi

Hayatın reçetesi
 

Ne zaman öleceğimi bilsem acaba aynı hayatı mı yaşardım ? Bu soruyu sorduğumda geçmişime bakıp yaşadığım hayatı irdeledim. Tabi ki kocaman bir 'HAYIR' çıktı ortaya. Hem de yürekten ta derinlerden. Peki beni bu duruma sokan, hayalimi yaşamama ya da şu an ki hayatımı değiştirmeme engel olan şey neydi?
En başta herkes gibi ölümü asla kendim yakıştıramamam, kendimden çok çok uzak hissetmem. Sanki hiç tükenmeyecek bir zamanım olduğunu varsayarak her şeyi ertelemem. İkinci olarak doğduğum günden bugüne kadar başkaları tarafından bilinçaltıma yüklenmiş olan korkular. İşte bu ikisi bir araya gelince (mükemmel negatif ikili ) her yeni bir adım atmaya kalktığımda beni vazgeçiriyor. Her evet şimdi hareket zamanı dediğimde bilinçaltımdaki bastırılmış korkular zeytinyağı gibi üste çıkmaya başlıyor. -Ya dur ne hareketi, bak bunu yaparsan şöyle olur, böyle olur - diye beni vazgeçiriyor. Öğrenilmiş korkularla öğrenilmiş çaresizlikler yaşatıyor bana. Bilinmeyene yolculuk etmeme izin vermiyor.

Ama 40 yaşıma gelip de geçmeye başladığımda, farkındalığımın da artmasıyla,  bu korkuları bastıran daha büyük korkular oluşmaya başladı. Ortalama yaşam süresinin 80 yıl olduğunu varsaydığımızda ömrümün yarısının gittiğini ve bu yarısına yüzdesel olarak baktığımda kendim için yaşadığım zamanın %10 ların altında olduğunu fark ettim. İşte o an başımda ne büyük bir felaket olduğunu gördüm.

Başkaları için yaşamaktan kendimi yaşamayı unutmuşum. Aman annem üzülmesin, aman eşim kırılmasın, aman arkadaşım alınmasın, aman patronum yanlış anlamasın. Tüm hayatım bu düşüncelerin etkisiyle yaptığım davranışlarla geçmiş. Ne acı, ne büyük kayıp, ne yazık, ne üzücü.

Artık ben için bir şeyler yapma zamanı geldi de geçiyor bile. Yeniden doğmanın, hayata yeniden başlamanın vaktidir. O nedenle bu hastalıklı hayatımı tedavi edebilmek için kendime bir reçete yazdım;

    İstemediğim hiçbir şeyi yapmayacağım (vicdanıma oynansa bile)
    Hiç bir adımımı korkuyla atmayacağım
    Beni aşağı çeken negatif etkileyen insanları hayatımdan çıkaracağım
    Her anımı daha fazla öğrenmek ve gelişmek için harcayacağım
    Daha fazla ilişki kurup, daha çok deneyim yaşayacağım
    Hatırladığımda tebessüm edeceğim, heyecanlanacağım, iyi ki yapmışım diyeceğim anılar biriktireceğim
    Geçmişin girdabından, geleceğin kaygısından sıyrılıp anımı yaşayacağım
    Sevdiklerimle daha fazla vakit geçirip, daha çok sohbet edeceğim
    Başkalarının söylediklerine ve düşündüklerine değil içimdeki sese kulak vereceğim
    Daha fazla kahkaha atıp, daha çok seyahat edeceğim
    Asla asla demeyeceğim

İşte benim hastalığımın tedavisi için kendime yazdığım reçetem. Herkes kendinin doktorudur aslında. Senin rahatsızlığını kimse senden iyi bilemez. Ve bu rahatsızlığı giderecek reçeteyi de sadece sen yazabilirsin. Benim size tavsiyem geç olmadan kendi reçetenizi yazıp hayatınızı bir yerinden yakalamanız.

SAĞLIKLI GÜNLER:)))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 232
Kayıt tarihi
: 22.03.15
 
 

LİSANS MEZUNUYUM FİNANS SEKTÖRÜNDE ÇALIŞIYORUM İLGİ ALANLARIM; Kitap okumak, insan davranışlarını..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster