Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '06

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
1123
 

Hayatın sesi

Hayatın sesi
 

Müzik... Evet hayatın gerçek ve katıksız sesleri gibi geliyor bana. Ben müziğe aşığım. Özellikle içten olan, paylaşıldıkça çoğalan seslere. Günümüzde de müzik eğitiminin yeterli olmadığını düşünüyorum. Hep bir müfredat takıntısı... Çocuklar neden sadece flüt çalmaya zorlanıyor anlayamıyorum. Benim öğrencilik hayatımda da bu böyleydi ve hala da böyle maalesef! Hatta bana müzik hocam ortaokulda sadece flüt çalamadım diye zayıf vermişti ve ben müzikte yetersizmişim öyle söylemişti ama ben şimdi 7 yıldır keman çalıyorum ve tabiri caizse müziği ruhumda, bedenimde duyumsuyorum. Elime kemanımı alınca bambaşka biri oluyorum sanki daha güçlü, daha inançlı...

Şimdi çocukları müzik konusunda serbest bırakmaları gerektiğini düşünüyorum. Böyle olursa belki daha ne istediğini bilen kuşaklar ortaya çıkacak. Okulda büyük müzisyenlerin hayatları, onların yapıtları öğretilmeli (teorik nota bilgilerinin dışında) ama bazı öğretmenlerin de bu konuda yetersiz olduğu kanısındayım. Onlar da meslekleriyle ilgili yayınları araştırmalı, öğrencilere daha faydalı olacak faaliyetlerde bulunmalılar.

Müzik öteden beri okullarda önemsiz, geçiçi, nasıl olsa geçeriz dersi olarak düşünülüyor, bende bir zamanlar böyle düşünmüştüm ta ki müziği hissedene ve aslında ne kadar da zor olduğunu görene kadar, Müzik engin bir okyanus gibi, uçsuz bucaksız bir çöl gibi bence.

Bir enstürman çalan çocuk diğer derslerinde de büyük başarılar gösterebiliyor. Ben buna bizzat şahit oldum. Keman hocamız sevgili Sait Beye yeni katılan bir çocuk yeteneği sayesinde ilerleme gösterdi ve çocuğun annesi hocamıza gelip teşekkür etti nedeni de çocuğun bir türlü düzelmek bilmeyen matematik dersi kemana başladıktan kısa bir süre sonra düzelmişti.

Enstürman çalmak insanın hayata bakışını da tamamen değiştirebiliyor. Önceden farketmediğiniz güzellikleri görüyorsunuz, bir kuşun sesi, rüzgarın sesi bile dikkatinizi çekebiliyor.

Ne tür müzik dinlerseniz dinleyin ama içten, hissederek, paylaşarak dinleyin. Müzik dolu hayatlarınız olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gerçekten katılıyorum harika bir sunum keşke herkes sizin gibi düşünebilse dediğiniz gibi okullarda hala bazı geri düşüncelerin gazabına ugruyor evlatlarımız ama buna bizim gelecegimiz dur diyecek sizin bizim gibi düşünenlerle bu düşünceler hayat bulacak Müzik gerçekten ruhun gıdası derler ve buna yürekten katılan birisiyim Düşünceleriniz için tekrardan teşekkür ederim

SERAY 
 18.09.2008 0:49
Cevap :
Çok teşekkür ederim Seray hanım, güzel sözleriniz ve yorumunuz için, müziksiz bir hayat ölü bir hayattır. Müzik her an her adımda yanımda. Ve sizlerin güzel tezahüratlarınızla daha da bir can buluyor bende. Müziğin kıymetini bilen nice güzel nesillere ulaşmak dileğiyle. Güzel müzikli günler dilerim. Sevgilerimle...  22.09.2008 21:15
 

Birkaç özel ders aldım ama sonra öğretmenim "sendeki bu kulakla bu iş olmaz" dedi :)) Hele hele keman, viyolonsel ve özellike çello çalabilenlere hayranım çünkü bu enstrumanların seslerini büyülü buluyorum. Aramıza hoş geldin.

Kırkında LEVENT 
 22.10.2006 12:47
Cevap :
Öncelikle yorumunuz için teşekkürler. Evet dediğiniz gibi bu ensturmanların sesleri gerçekten insan sesine en yakın olan seslerdir. Size tavsiyem bir müzik aleti çalamasanız da bol bol dinleyin. bu insana bir şeyler katıyor mutlaka... Hoşbulduk bende buraya katıldığım için çok mutluyum...  22.10.2006 16:14
 

Müzik eğitiminin yaratıcılıktan ve çeşitlilikten uzak olduğu konusunda tamamen size katılıyorum.Üniversiteye kadar seçmeli derslerde hep "resim" bölümünü seçtikten sonra, üniversitede gitar çalmaya ve şarkı söylemeye başladım.Daha erken başlamış olmayı isterdim,çünkü daha sonra müzik ,hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu. Şu anda her saatimin ve her duygumun farklı bir müziği var...Yüreğinize ve elinize sağlık..

Yeşim Özdemir 
 22.10.2006 10:50
Cevap :
Çok teşekkür ederim. İçinizdeki müzik tutkusu hep devam etsin...  22.10.2006 16:15
 

Sevgili Sezgi, Yazınızla ilgili olarak bir kez daha yorum yapma ihtiyacı duydum. Müzik eğitimi konusunda çoğu müzik öğretmenlerimizin donanım yönünden yeteri kadar bilgiye sahip olduklarına inanıyorum..Düşünebiliyor musunuz?sınıflar en az Anadolu'da 50 kişilik. Değişik enstrümanları çocuklara öğretmeye kalksanız(gitar, mandolin,keman vs.) 40 dakikalık derste ne yapabilir siniz? kargaşadan başka hiçbir şey ortaya çıkmaz. Her müzik öğretmeni bugün öğrencisinin yeteneklerini fark eder. Bütün enstrümanların kişinin sosyal yönden gelişmesine faydası vardır. Keşke ülkemizin ekonomik durumu iyi olsa da çocuklarımıza farklı farklı enstrüman öğretilebilse. Bugün çoğu okulumuzda bir müzik odası bile yok. Öğretmenin çalacağı piyano o bile hayal artık.Müzik sevginizden dolayı sizi tebrik ediyorum. Toplumumuzda müzik kalitesini yükseltecek olan müzik öğretmenlerimize destek olalım.Siz biraz incinmişsiniz. Genele vurmamak lazım. Ben böyle düşünüyorum. Müzikle ve sevgiyle kalın.

Belma ÇOLAK 
 22.10.2006 0:47
Cevap :
Aslında bu Türkiyenin bir başka sorunu yetersiz derslikler, müzik odalarının olmaması, daha sayamadığım bir sürü sorun... Bunların görülmesi ve farkedilmesi de belki de imkansız. Yazıma ilgi gösterdiğiniz için teşekkürler... Diğer yazılarda görüşmek dileğiyle...  22.10.2006 16:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 684
Kayıt tarihi
: 17.10.06
 
 

Ben 1982 İstanbul doğumluyum. Selçuk Üniversitesi Süt ve Ürünleri ve Anadolu üniversitesi Çalışma Ek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster