Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
498
 

Hayatın söylettikleri

Hayatın söylettikleri
 

Söylene değil, söyletene bak!


Hayatın Getirdikleri: Şimdilik hayatın bana söylettikleri bunlar, umarım bir gün "ata sözü" olurlar.

-Görünendeki güzellik, güzel gören gözün güzelliğindendir.

-Senin hakkında söylenenleri can kulağıyla dinle çünkü söyleyen seni anlattığını sanırken aslında kendisini anlatır.

-Aşk, 1+1’in 1 etmesidir. 2 ettiğinde bitmiş, bitmişse hiç başlamamıştır.

-Bakmakla görmek aynı şey değildir.

-Kazanmanın en kolay yolu kaybetmemektir.

-Kaybetmemeyi garanti etmenin tek yolu savaşmamaktır.

-Yapmak istediğin birşey varsa, çılgınca bişey de olsa, ortaya çıkabilecek en kötü sonuca hazırsan mutlaka yap yoksa unut gitsin.

-insan kaybettiğine, ancak kaybettiğinin farkında olursa üzülür.
-karı koca dediğin evlilik kayığına binmiş iki yolcu. İkiside aynı yöne kürek çekerse ilerler güzelce yok biri bi tarafa biri öbür tarafa gideceğim diye inat ederse batar tabii..

-İhanet, kim tarafından kime edilirse edilsin, mümkün müdür hain ölümden başkasını hak etsin! (fiili ölüm değil, öldü saymak, ömür boyu adını anmamacasına terk etmek)

-Kadınlar konserve kapaklarını neden açamadıklarını anladıkları gün erkekleri de anlayacaklardır!

-Dünyayı ben tek başıma kurtarabilirim, ama önce biri beni kurtarsın.

-Hedefini görerek ona doğru yürüyor olman doğru yolda olduğunu garanti etmez, güneşi de görüyoruz ama dünyayı defalarca kat etsek ona bir adım bile yanaşmış olamayız.

-Cevabını bildiğin sorular sormak seni, sorusunu bilmediğin cevaplara götürür.

-İnsan, hayvanlığını kabul edemeyen tek hayvandır.

-En kötü karar bile karasızlıktan iyidir.

-Çok kadın gördüm her biri yıldız gibi, gecenin karanlığında parlıyorlardı. Ama ben seni, Güneşi seçtim çünki belki en küçük yıldızlardandın ama beni aydınlatıp ısıtabilmeyi, karanlıktan kurtarmayı sadece sen başardın.

-Geleceğe dair yapacağım dediğim herşey birer sözdür yemindir.
Onun için söz vermem yemin etmem.
Ucunda ölüm olsa sözümü tutar, yeminimi bozmam.
Herkesi de kendim gibi bilir,
Sözünde durmayanı siler, yemininden döneni affetmem.

-Mutluluk, kapısına geldiğinde onu tekmeleyenin hakkı değildir.

-Yaptığı kötü şeyin ardından biri size "bunu bana sen yaptırdın" demişse bu yalanın doğrusunun "içimde vardı, yapmak istiyordum, cesarete ve bahaneye ihtiyacım vardı, onuda senden aldım" cümlesi olduğunu bilin.

-Her söylediğinizi kötü anlayıp size kötü söz söyleyen bir insanla konuşmaktansa bir duvarla konuşun, hiç değilse söylediğiniz olduğu gibi yansır.

-Medeniyet, haklının güçlü olmasıdır.

-Bir türlü bulunamayan herşeyin ortak noktası, tutkuyla aranıyor olmasıdır.

-Aşkın yemek gibi tarifi olsaydı, isteyen kendisi yapıp aşkı yaşardı. 27.04.2010 16:51

-Aşkın gözü, aşığın gözlerinde gördüğü cennetten gözünü allamadığı için kördür. 27.04.2010 16:53

-"Yanlış insanı sevmişim" derler. Doğru insan diye birşey yoktur, sevileni doğru insan yapan sevgidir çünkü doğru olan sevgidir. 27.04.2010 17:12

-"Öfke baldan tatlıdır" derler, doğrudur. Ama ben artık "bal" ile idare edeceğim, öfke rejimindeyim, ben almayayım ama alanada mani olmam, isteyen istediği kadar alsın. Zira öfke enerjimi tüketiyor, beyin hücrelerimi öldürüyor, sağlığımı bozuyor, bal enerji veriyor, hücrelerimi yeniliyor, sağlık veriyor.

-İçinizden gelen tüm iyi hisler, niyetler, güzellikler Allah'ın vahyi, tüm kötü hisler, niyetler, çirkinlikler şeytanın vehmidir.

-Hepimiz Allah'ın sevgili kullarıyız. Yaşadığımız herşey aslında derinlerde biryerlerde kendi isteklerimizdir. Kötü şeyler oldu diye öyle olduğunu düşünmüyoruz, aslında farkında olmadan içimizden geçen kötü şeyleri dilemiş oluyoruz, Allah'ta içimizden ne geçiyorsa, neyi çağırıyorsak onu veriyor onu yaşıyoruz. Kendimize bakıp bilinç altımızda aslında neyi istediğimize baktığımızda görürüz ki başımıza gelen herşeyi kendi elimizle çağırıyoruz. Bilerek veya bilmeyerek ne dilediğimize dikkat edersek mutluluğa uzanırız.

-Duygu ve düşüncelerimiz bumerang gibidir. Benimizden çıkar, havalanır, hızlanıp kuvvet kazanarak yine bize döner. Her defasında böyle olduğu halde döngüyü farketmediğimiz için hazırlıklı olup tutamayız, gelir kafamıza çarpar!

-Her düşüncemiz bir duadır, her başımıza gelen Allah'ın bizden bize icabetidir. Başımıza gelen iyi yada kötü herşey Allah'ın bizim içten içe istediklerimizi vermesinden başka birşey değildir. Karamsar biri başına gelenler yüzünden karamsar olduğuna kendini inandırmıştır, aslında karamsar olduğu için başına kötü şeyler gelir. İyimser boşvermiş, hesapsız kitapsız gibi algılandığı için kınanır, iyimserlik geleceği düşünmemek sanılır ama öyle değildir, iyimser iyi şeyleri çeker ve iyi şeyler yaşar, kural bu kadar basittir.

-Uluslar arası ilişkilerde kazandıran şeyin haklılık değil maalesef, sadece kararlılık. 11/6/2010

-Sağlık, mutluluk, huzur ve başarı, hayatta istediğimiz her şey pozitif düşünceyi gerektirir. Sadece kişinin pozitif olması da yetmez, çevresindeki insanların negatifliği de bireyin hayatını olumsuz yönde etkiler. Çevrenizdeki insanlar ne yaparsanız yapın pozitif olamıyorlarsa onları hayatınızdan çıkarmaya mecbursunuz! Bu sizin sağlıklı, mutlu, huzurlu ve başarılı olmak için ettiğiniz duanın somut gereğidir! 15/6/2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir tespitinize katılmıyorum. Düşünün ki; çocuklar yetiştiriyoruz. Bu çocukları yetiştirirken izole edilmiş bir hayattan veya felsefeden yola çıkarsak, yani kötünün varlığı konusunda onu uyarmazsak, yarın birgün başına geldiğinde onu savunmasız, hazırlıksız bırakmış olmaz mıyız hayat karşısında. Yani hep pozitif bakmak söylem olarak güzelde yüzlerce kişi ile yolculuk ettiğimiz bir vapurda bile her şeye karşı alerjisi olan bir tip, gelip sizin ayağınıza basıp, ayağıma ne basıyorsun diye yaygarayı koparabilir. Olmuyor demeyin bunlar oluyor. Park kavgası yüzünden insanlar vuruluyor bu memlekette. Ha biz nasıl öğrendiysek o da kendi öğrenecek, düşe kalka diyebilirsiniz de, bazen düşenler kalkamıyor, sorun orada. Kalkamayacak darbeler alıyor. Bu aşılanmak gibi birşey, öyle düşünün. Gerçi bir çocuğa yüzelli kere yanan sobayı işaret edip, ona elleme yanarsın desen de, çocuk gidip ona ellemeden, eli yanmadan anlamıyor ama.... Böyle birşeyler işte... Karışık. Ne biliyim. :))

Ayrıntıda gezinmek 
 16.06.2010 1:58
 

Pardon arkadaşlar.. kategori listesi çok kalabalıktı blog seçmek kolayıma geldi :)

Erdoğan Mert 
 16.06.2010 1:17
 

Ümit Culduza katılmamak elde değil!:) Bu güzel yazının yeri burası değil! Neresi olur bilemem ama burası kesinlikle değil. Blog kategorisinde şu an paylaşma var, paylama var, hak arama var! Lütfen böyle aklı başında yazılar ile gölge yapmayalım! Tarzımızı bozmayın bizim! :)) Laf aramızda aynen dediğinizi yapıyorum...değiştiremediğim negatifleri arap halinde bırakmaya karar verdim. Saygılar...

M.Talip Girgin 
 15.06.2010 23:29
 

MERHABALAR..SEVGiLi ERDOGAN BEY..! :-)) BU GUZEL ve ANLAMLI " Hayatın söylettikleri " YAZINIZA AYNEN KATILIYORUM..! EVET iNSANLARIN (+) POZiTiF ve (+) POZiTiF OLMASI SART..! :-)) SEVGiLER ve SELAMLAR...CUKUROVA - ADANA`dan...! :-)) NK / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 15.06.2010 21:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 15054
Kayıt tarihi
: 11.06.08
 
 

Dünyada olumlu izler, hatta eserler bırakma yolunda, yani hayatta karşılaştıklarımı paylaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster