Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
598
 

Hayatın ve ortamın içinden, hem de tam kalbinden!

Hayatın ve ortamın içinden, hem de tam kalbinden!
 

netten


Herhangi bir yamukluğun aynısını, kişinin kendisi de yaptığında, o kişi kendinin de bir yamuk olduğunu, istese de istemese de kabul etmiş anlamına gelir bu.
 
Çünkü, kendinin ne yaptığını, hiç de güzel, iyi ve mertçe bir şey yapmadığını kendisi bilmektedir zaten.
 
Eh, kişi o yamukluğu yapmak suretiyle, kendinin yamukluğunu kabullendikten, içine sindirip, kendine yakıştırabildikten sonra, zaten meselenin büyük bir kısmı da halledilmiş olur.
 
Zira önemli olan, insanın önce kendi gerçeğiyle yüzleşmesi, yüzleşebilmesidir zaten. O çıplak gerçekle başbaşa olup, ondan kaçamamasıdır.
 
Yani kendi karakterinin, hiç de etrafa empoze etmeye çalıştığı gibi makbûl bir karakter olmayıp, asıl nasıl bir karakter olduğu “gerçeğiyle” bizzat kendinin yüzyüze kalabilmesi, bunu idrak edebilmesi, bunun kafasına dank edebilmesidir.
 
Ben de, hamdolsun ki bu işte son derece başarılıyımdır… Ama işte sırf bu kadarla meselinin tamamı yine de henüz tümüyle halledilebilmiş olmaz.
 
Zira ah, bunu bir de etraftaki o “kandırılmış, aldanmış saftirik alıklar” da anlayabilse keşke, işte asıl o zaman zaten insanlık, bilinçlenme ve aydınlanmada, farkındalıkta ve gelişmişlikte büyük bir aşama kaydetmiş olacaktır.
 
Eh bu yönde çabalarımıza da “kör gözüne gözüne” ve ıkınaa sıkına da olsa devam ediyoruz biz de işte, n’apalım?
 
Çünkü bunu başarmak sadece tek bir ferde, yani meselâ sırf bana bağlı değildir; Etraftaki insanların da zekâ ve bilinç seviyesi, gelişmişlik derecesi, anlama becerisi ve onların da “niyetlerinin” ve özellikle de “naturalarının” iyi mi, kötü mü olduğuyla direkt bağlantılıdır!
 
Üstelik bir de şu vardır:
Tıpkı Uğur Mumcu gibi ben ya da siz tek başımıza, ama karşımızda kendi aralarında çeşitli kulis faaliyetleri ve entrikalar düzleminde örgütlenmiş bir ekip varsa, işimiz haliyle zordur tabii.
 
Çünkü şu da yine bilinen ve hiç kimsenin de aksini iddia edemeyecek denli kabul ederek bilincinde olduğu bir koca gerçektir malûm:
 
Şıracının şahidi bozacıdır daima!
 
Dolayısıyla, her daim nisyan ile malûl insanoğluna şunu da  “tekrar tekrar” hatırlatmakta sonsuz yarar vardır tabii:
 
Normalde yapmayacağın bir “yanlışı-yamuğu”, birilerinin etkisiyle ya da arkadaşların da zaten öyle yapmanı isterdi veya istiyor diye yapıyorsan, o arkadaşlar sana… “dost” değildir!!
 
O arkadaşlar, “makbûl” insanlar da değildir!
 
Şimdilik bu kadar.
Çok daha uzunu, daha açık ve açıklayıcı olanı, daha sonra.
 
Lâkin elbette ki o kadar çok doğruyu ve gerçeği içerince, editoryadan da geçerse…
Zira yine malûm,
Doğrulardan ve gerçeklerden korkuluyor bu memlekette!
Üstü örtülmeye, gerçekler ve olanlar ve işin asıl yüzünün ne olduğu insanlardan gizlenmeye çalışılıyor.
 
Ama, otorite egellese de
Biz de şöyle de diyebiliriz rahatlıkla;
 
Allah’ın doğruya ve haklılara izniyle
Yolumuz açık...
Zira yolu sen kapatırsan,
O da senin yolunu kapatarak
Bizimkini açmış olur zaten.
 
Görüşmek üzere…
 
Sevgiler…
.
 
.
Filiz Alev
02.02.2016
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selam olsun guzel arkadaşım. Belki de fark ettiğin üzere uzunca zamandır yoğun ve koşturmaca içindeyim. Kızların ikisi de evlendi. Büyük kızımın ikiz bebekleri oldu. Derken bu arada mb ye uğrayıp birkaç yazı okumayı ihmal etmemeye çalıştım. Gördüğüm bazı yazılara da yorum bile yap(a)mayacak kadar kendimi yabancı hissettim sanırım. Ama ben bu hissi sıklıkla hissediyordum zaten burayla ilgili. Beğendiğim yazılara yorum yapmadan, önerdim geçtim. Belki nahoş sözler duymamakti niyetim. Hani, arada bir gelip de bu yorumu ne alaka! falan gibi. Yazından görüyor ve anlıyorum ki eski tas eski hamam. Takmamak mi lazım bilmiyorum. Sevgilerimi yolladim sana...

Nuray Ors 
 15.02.2016 21:39
Cevap :
Merhaba Nuray'cım. Çok teşekkürler yorumun için. Yaşamın içinde diğer sorumluluklarımız da var ve fazlaca vakit alıyor, gayet iyi anlıyorum seni. Ve ne güzel meşguliyetler, Allah mutluluklarını daim etsin, öp ikizleri de benim için. Ve evet aynı tas aynı hamam burası da:) Yalnız sen değil, ben de hep yabancı hissettim burada kendimi, hiç bana göre de bir yer değil maalesef ama, laboratuvar gibi işte. İnsan, hayat ve toplum olunca benim de alanım, şimdilik vaktimin elverdiğince ilgimi sürdürüyorum ben de. O nedenle, bakma sen, tabii ki kendi adıma ben de takmıyorum ama, takmamak, üstüme düşen sorumluluğu ve gerekeni yapmamak, insanları bilgilendirmemek ve olan bitenle ilgilenmemek anlamı taşımıyor da tabii ki hele de benim işte bu, burada oluş amacım ve zaten her insanın (haliyle benim de) doğruları yapması gereğince de malûmun. Böyle işte arkadaşım, kendini çok fazla da özletme, sevgilerimle...  16.02.2016 19:55
 

(Sn.Sırrı Dvm 2) eziyetler, aksi mümkün mü? Onun için, insanın da kimi övdüğüne kimi yerdiğine dikkat etmesi gerekmektedir ve bu ayrımı da doğru yapabilmesi gerekmektedir, bunu yapabilmesi için de kimin gerçekten de övülesi kimin gerçekten de yerilesi olduğunu yani insanların asıl yüzünü, kimi insanların neler yapabildiklerini açık açık ve net bilmesi gerekmektedir. Yani hem bir ayrım yapması gerektiğini bilmesi ve hem de yerilecek olanın övülmemesi-övülecek olanın yerilmemesi gerektiğini bilmesi, yani bilinç.. ve hem de bu ayrımı doğru yapmasını sağlayacak bilgiyi, verileri, olanı biteni, neler olduğunu, kimlerin nasıl olup da neler yapabildiğini de, yani “gerçeği”-gerçekleri bilmesi gerekmektedir hiç olmazsa iyi insanların. Tekrar çok teşekkürler Süleyman Bey. Bu değerli yorumlarınız ve değerli ‘var’lığınız için. Selam ve saygılarımla efendim...

Filiz Alev 
 09.02.2016 23:04
 

(Sn.Sırrı dvm 1)“yanlış” doğrulaştırılmaktadır. Ve böylece de haliyle toplumlar ve insanlık daha olgun daha gelişkin, daha mutlu, huzurlu daha iyiye doğru değil de, iyiye doğru gideceğine, kötüye doğru gitmektedir gidişat. İnsanlık, insanlar, ülkeler, toplumlar, dünya, giderek daha geriye giden bozulan dejenere olan, bir gidişata mahkûm olmakta ve edilmektedir. Kimler tarafından peki böyle olmakta ve oldurtulmaktadır? Asla sadece sırf o kötüler yüzünden değildir işte, kötülerden çok çok daha fazla “asıl” ve tam da o kötüleri, yani yerilecek olanları övenler yüzünden böyle olmaktadır. Hele de yerilecek olan övülür, bir de övülecek olan da yerilirse, daha iyi daha güzel daha doğru daha huzurlu bir şeyler ve sorunsuzluk, beklenebilir mi? Tam da dünyanın şu an içinde bulunduğu ahvâl işte, her yan sorun dolacaktır tabii, kaos karmaşa şiddet saldırganlıklar sahtelikler, sahtekarlıklar riyakarlıklar çıkarcılıklar, ahlaksızlıklar haksızlıklar, densizlikler, hadsizlikler, zulüm, işkence, (dvm)

Filiz Alev 
 09.02.2016 22:55
 

Değerli Hanımefendi ( 2 ) Muhtemelen aynı kişi veya kişilerden bahsediyoruz. İşte böyle insan denen yaratılmışın iki yönü var. Bir yönü dışarıya yönelik vitrinlik, göstermelik tarafı. Diğer yönü de gerçek kişiliği. İşte bazen isteyerek veya elinde olmayarak gerçek gizli yüzünü gösteriveriyor. Fazla dert etmeye değmez. Bu da geçecek. Mutlaka geçecek. Selam ve saygılarımla...

SÜLEYMAN SIRRI 
 08.02.2016 0:32
Cevap :
(dvm) yeryüzü de aynen dediğiniz gibidir.Ve maalesef başınızdan geçen durum gibi pek çok,hattâ çok çok daha ötesinde durumlar dahi yaşanabilmekte yapılabilmektedir.(Keşke o yazınızın linkini de verseydiniz) Oysa bunları önlemek çok da basittir.Ama..ama işte bir elin nesi var iki elin sesi var durumları:) Bu tür durumları yaratan çekirdek kadronun aynı kişiler olduğuna da ben muhtemelen bile değil,eminim. Sizdeki isimlerle bendekilerin örtüşmediği farklı isimler de varsa eğer, onlar da zaten o mevcut isimlerin kankaları ya da yandaşlarıdır. Yani aynı yolun yolcusudurlar. Benim ise asıl önemsediğim bunlar değildir zaten. Onların yaptığı bütün çirkinliklere rağmen kimi insanların “bile bile”, kimi insanların ise tam da işte onların asıl neler yapabildiklerini-asıl yüzlerini-yapılanları bilmedikleri içindir ki, yerilecek insanları övebilip, alkışlayabilmeleridir. Oysa toplumlarda değer yargıları tam bu yüzdendir ki yer değiştirmekte, herşey tersine dönmektedir. “Doğru” yanlışlaşmakta,(dvm)  09.02.2016 22:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 1639
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3029
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster