Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
52
 

Hayatında kitaplara yer var mı?

Kimilerince toplumumuz, kitap, gazete okumayı sevmez, yani çok ve sık okumaz; bir başka kesime göre ise, aslında hiçte öyle değildir; Türk toplumu yadsınmayacak ve azımsanamayacak kadar okur, mesela der: Kahvehanelerde elden ele geçen gazeteler...

Nerede okuduğumu hatırlamıyorum, şöyle diyordu (mealen); “İnsanlar, kitapların olduğu, mesela kitap fuarlarında 5 dakikadan fazla duramazlar. Daha doğrusu, kitaplarla olan ilişkileri diğer ilgi alanlarıyla olan ilişkileriyle aynı değildir. Mesela, insanlar bir mağazada saatlerce kalabilmekte, dolaşabilmekteyken, iş kitap konusuna geldiğinde insanların tahammül süreleri ancak dakikalara kadar inebilmekte...” Şeklinde giden bir yazıydı...

*

Gerçekten de kitaplarla olan ilişkilerimiz, neden çok iyi bir konumda değil? Boş zamanlarımızda, canımızın sıkıldığı anlarda, neden bir kitap değil de, televizyondur ilk tercihimiz? Kitap okuma eylemi, bir alışkanlık olarak değerlendirilirse, bu kutsal alışkanlık, bizim vatandaşlarımıza nasıl kazandırabilir?

*

Biliyor muydunuz: Türkiye’de ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitabın 235. sırada olduğunu? Türkiye’de okunan kitapların genellikle “siyaset”, “aşk”, “cinsellik” konularını işlediğini? Türk halkı, günde ortalama 5 saat televizyon seyrederken, kitap okumaya ayırdığı zaman dilimi yılda yalnızca 6 saat ile sınırlıymış. Türkiye, kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Japonya’da toplumun %14’ü Amerika Birleşik Devletlerinde %12’si, İngiltere ve Fransa’da %21’i düzenli kitap okuyormuş. Sıkı durun, Türkiye’de ise yalnızca toplumun on binde 1’i düzenli kitap okuyor. Nüfusu 7.000.000 olan Azerbaycan’da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken 73 milyona yakın Türkiye’de bu rakam 2-3.000 civarlarında kalıyormuş. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporunda kitap okuma sıralamasında Türkiye, 86. sırada yer almaktaymış.

*

Bir Japon vatandaşı bir yılda ortalama 25, bir İsviçreli 10, bir Fransız 7, bir Türk ise 10 yılda ancak 1 kitap okuyabiliyormuş(!) Bu bağlamda Türkiye’de okuma alışkanlığına sahip kişi sayısı 70.000 imiş. Türkiye’de bir kişinin kitap okumaya ayırdığı zamanın, bir Norveçli 300, Amerikalı 210, İngiliz ve Japon 87 katını ayırıyormuş. Bu arada dünya ortalaması Türklerin ayırdığı zamandan 3 kat daha fazlaymış. Bir Norveçli kitap harcaması için 137$, Alman 122 $, Belçikalı ve Avustralyalı 100 $, Güney Koreli 39 $ ayırmaktayken, dünya ortalaması 1.3 $ mış. Türkiye’de bir kişi, kitaba yılda ancak 0.45 $ ayırabiliyormuş. Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 72 bin kitap basılırken, Rusya’da 58 bin, Japonya’da 42 bin, Fransa’da 27 bin, Türkiye’de ne yazık ki 7 bin kitap basılıyormuş.

Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı bakın neler demiş: http://epilepsiveben.com

“1950'li yıllardan sonra ABD ve AB uzmanlarının yön vermeye başladığı milli eğitim politikaları yüzünden eleştiri yapamayan, sistemin bir parçası olmaya çalışan ve popüler kültüre göre şekillenen bir gençlik yaratıldı. Kitap, gazete okuma alışkanlığı kazanamamış toplum da yöneticilerini sorgulamadığı gibi iyi yöneticileri ve kaliteli politikacıları seçme konusunda da istekli davranamıyor.”

*

Bundan başka 80’li yıllardan itibaren 82 Anayasasının getirdiği aşırı baskıcı ve kontrolcü ortamın gençlerin okuma, sorgulama ve eleştiri yetilerini yok ettiği seslendirilir. Bu yaklaşım benim düşüncem değil; ama 82 Anayasasının kurmak istediği aşırı statükocu devlet düzeninde, gerçekten de çok fazla okuyan, araştıran, sorgulayan vatandaş bireyin yetişmesine müsaade edilmesi de beklenemezdi.

*

Bu kadar yazdıktan sonra, kitap okumanın klasikleşmiş “neden” okuyamama durumlarına değinmeden de geçmeyelim...

* Hanehalkının bütçe olanaklarının yetersizliği

* Ekonomik durumların elvermemesi

* Zaman darlığı

* Hiç boş vakitlerinin olmaması (acaba yemeye, içmeye, TV’ye ve gezmeye, dolaşmaya, nasıl vakit ayrılıyor; merak ediyorum...)

* Kitapların satış fiyatlarının yüksekliği

* Ve belki son olarak, toplumumuzda oturmuş bir kitap okuma kültürünün olmaması...

Yazının sonuna gelmiş bulunmaktayız; Türkiye’nin kitap okuma panoramasını kabaca şöyle bir daha hatırlayalım:

*

Bir Türk vatandaşı, yılda kitaba sadece 6 saat ayırabiliyor...

*

Türkiye’de toplumun sadece on binde biri düzenli olarak kitap okuyor...

*

Türkiye’de kitaplar ortalama 2000-3000 tirajla basılabiliyor...

*

Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporunda, kitap okuma sıralamasında Türkiye, 86. sırada yer almakta...

*

Bir Türk 10 yılda ancak bir kitap okuyabiliyor...

*

Türkiye’de okuma alışkanlığına sahip kişi sayısı 70.000...

*

Türkiye’de bir kişinin yılda kitaba ayırdığı para 0.45 $...

*

E, daha fazla bir şey yazmaya veya laf ebeliği yapmaya gerek var mı?

Her şey apaçık ortada...

NOT: Yine eski bir yazı... Bundan ötürü, istatistiki veriler "güncel" değildir... Ama, yazıya anlatılmak istenen "öz" çerçevesinde bakılırsa, verilerin güncelliğinin pek önemi kalmıyor...

Hüseyin Başdoğan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 501
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 75
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster