Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
610
 

Hayatla son pazarlık

Hayatla son pazarlık
 

Kirpiğin ucunda takılı kalan bir gözyaşı damlasındaydı hayat. Düşürmeden ve kurutmadan yerinde tutulmaya çalışılan tuzlu bir damla yaşta...
Ne gülmeyi ne ağlamayı tadında bıraktı. Gülmeler bir histeri nöbetinde, ağlamalar artık moda deyimle böğürmelere dönüşürken, bir gülümseme çok şey anlattı; anlayabilen gönüllere.
Uzaklardan bir nefesti bazen, o damlayı tutmak için gereken direnç. Ya da destekti ‘’ben buradayım’’ diyen bilinmez diyarlardaki, tanınmayan sevdanın; o en sadakatli hali.
Bir hayaldi, içine en büyüğünden ‘’umut’’un özenle yerleştirildiği... Ve özlemle kavuşma gününün beklendiği, beklediğinin ne olduğunu bilmediğini kendine itiraf edemeden hem de.
Bir huzur muydu adı, yoksa abartılı bir mutluluk sahnesi mi; artık uslanmış nefsine söz geçiremeden, arsızca istemelerdeydi hayat.
Hakkı vardı tabi, istemek ve umut etmek, beyindeki tek özgürlükse eğer, sınır koymadan istenemez miydi? Tabular yıkılıp tek tek, yerine bir kuşun kanadında hayat konamaz mıydı?
Her an düşme tehlikesi bile güzeldi belki de, yaşamadan öğrenen de yoktu ki!
Gözyaşı damlası kirpiğe takılı, öğrenilemez miydi?
Kurumadan ve akıp yok olmadan...
Sonu olmayan gitmelerde, başı önünde dönüşler yaşanmadan öğrenilemez miydi?
Kim demiş dönüşler muhteşem diye, her suskun dönüş bir yenilgi değil miydi, kanayan yüreğin derinliklerinde. Kurutulan ve akıtılan gözyaşları, yerine konulur muydu, o sessiz çağlayanların yankısı, yüreklerde çınlarken...
Afedersin hayat, anlayamadım dersini; karnem zayıflarla dolu... Bir üst sınıfa geçmeye de niyetim yok ya aslında hiç. Bıraksam burada her şeyi, kalemi kağıdı ve tüm öğrendiklerimi...Ve karşılığında alsam ‘’ben’’i yeniden...Ne dersin bu pazarlığa?
Sadece cezalarımı hatırlasam yeter bana. Nasılsa oradan temeline dönerim yeniden öğreneceklerimin. Sadece cezalarımı alayım yanıma. Nasılsa çektim hepsini, artık ceza borcum yok ki sana....
Yok değil mi?
Bitti değil mi?
Oynama artık, bırak o damlayı kirpiğimin ucunda!
Bırak ki, o damla bile yetsin bana...İnsan olduğumu hatırlamaya!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gözyaşını bırak aksın gitsin , sonrasında yanaklarına birer gülücük koy ve ona sıkıca sarıl ve bırakma, sevgilerimle..

erol aslan 
 06.05.2007 0:15
Cevap :
Gözyaşları bir insanın duyguları olduğunun en güzel kanıtıdır bence. Ve korkarım onları kaybetmekten. Ya onlar da terkederse beni. Geriye ne kalır benden diye düşünürüm. Gülmelerim yanında onlar da olmalı ki, ben insan kalmaya devam edebileyim. Gülmelerimi de kaybetmeden. Sevgiler Erol bey.  07.05.2007 7:51
 

:-)))

pirmete 
 05.05.2007 23:49
Cevap :
????  06.05.2007 21:14
 

Deniz Hanım, mutlaka, ama mutlaka Hakan Akdoğan Hoca' yı bulup yakasına yapışın. Anlatı üslubunuz çok güzel. Modern bir diliniz var. Yer yer asimetrik cümlelerle süslemişsiniz. Hatta, ondan da daha zorunu başardığınızı, anlamın simetrisini bozarken anlamı koruduğunuzu görüyorum. Tebrikler. Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 05.05.2007 20:22
Cevap :
Teşekkürler Ali Bey. Umarım yakın bir zamanda uygun ortamı sağlar ve Hakan Hoca'nın öykü atölyesinde edebi açılımları da öğrenme fırsatı bulurum. Sevgiler.  06.05.2007 21:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1579
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster